[0:00]Şu an finans dünyası ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf yapay zekanın elektrik veya internet kadar büyük bir icat olduğunu ve trilyon dolarlık yatırımların az bile kaldığını söylüyor. Diğer taraftaysa tarihin en büyük finansal balonunun içinde olduğumuzu ve 2026 yılında tıpkı 2000 yılındaki gibi acı bir çöküş yaşayacağımızı iddia ediyor. Peki kim haklı, rakamlar bize ne söylüyor? Duyguları bir kenara bırakıp bugün matematiğe bakacağız. Bu videoda size kesin kris çıkacak demeyeceğim. Bunun yerine bir bilim insanı titizliğiyle her iki olası senaryoyu da masaya yatıracağız. Önce ayıların yani kötümserlerin neden Nvidia'nın yeni bir Cisco vakası olduğunu düşündüğüne ve 600 milyar dolarlık gelir açığına bakacağız. Sonra boğaların yani iyimserlerin neden bu harcamaların haklı olduğunu savunduklarına ve bu teknolojinin 2000 yılından neden farklı olduğunu inceleyeceğiz. En sonunda orta yolda ve olası senaryolarda buluşup kendi fikirlerimi size aktaracağım. Hazırsanız başlayalım. İlk durağımız tarih. Özellikle kötümserleri anlayabilmemiz için geçmişe dönmemiz lazım. Kötümserlerin en güçlü argümanı 2000 yılındaki Dot-com balonu ve o dönemin yıldızı Cisco Systems ile bugünün yıldızı Nvidia arasındaki ürkütücü benzerlikler. 2000 yılında Cisco internetin tesisatını döşüyordu. Yatırımcılar internet trafiği her 100 günde bir ikiye katlanıyor. Cisco sonsuza kadar büyüyecek diyerek şirketi 560 milyar olarak değerlemeye taşıdı. Ama sonra talep öne çekilmesi dediğimiz bir olay yaşandı. İnternet servis sağlayıcıları ve modem routerlara ihtiyacı olan şirketler kıtlık olur korkusuyla 3 yıllık ihtiyaçlarını bir yılda sipariş ettiler. Depolar dolunca da siparişler bıçak gibi kesildi. Cisco %88 değer kaybetti. Analistler bugün Nvidia'da da aynısını yaşandığını, Meta, OpenAI gibi dev şirketlerin panik siparişi verdiğini ve bu siparişlerin bir noktada duracağını, o zaman da hisselerin düşeceğini savunuyor. Ama madalyonun diğer yüzünde de boğaların çok geçerli bir itirazı var. Diyorlar ki Nvidia Cisco değil. Neden? Çünkü 2000 yılında Dot-com şirketlerinin çoğu kar etmiyordu. Sadece tıklanma alıyorlardı. Pets.com gibi şirketlerin geliri yoktu. Bugünse Nvidia'nın müşterileri, Microsoft, Meta, Google dünyanın en çok nakit üreten, en karlı şirketleri. Ayrıca yapay zeka 2000'lerin başındaki yavaş internet gibi değil. Şu anda kod yazıyor, müşteri hizmetleri veriyor. Yani gerçek anlamda büyük bir değer üretiyor. Boğalara göre Nvidia'nın fiyat kazanç oranı büyüme hızı göz önüne alındığında Cisco kadar balon seviyesinde değil. Onların gözünden bu durum bir inşaat evresi ve altyapı bitene kadar talep devam edecek. Buradaki gerçek şu olabilir: Nvidia büyük bir şirket ve AI gerçek bir teknoloji. Ama hisse fiyatıyla şirket değeri her zaman aynı şey demek değil. Tarih bize en devrimsel teknolojilerin bile başlangıçta aşırı fiyatlandığını ve bir düzeltme yaşandığını gösteriyor. Asıl mevzu burada Nvidia'nın batıp batmayacağı değil. Asıl mevzu şu anki hisse fiyatının sanki önümüzdeki 10 yıl boyunca hiçbir şey ters gitmeyecekmiş gibi en ufak bir hataya bile yer bırakmayacak kadar yüksek belirlenmiş olması. Yani piyasa şu an kusursuz bir senaryoyu satın alıyor. Sanki hiçbir şey kötüye gitmeyecekmiş gibi bir senaryo satın alınıyor. Peki ya bu senaryoda 600 milyar dolarlık devasa bir çatlak varsa? İşte tam bu noktada boğaların bile cevaplamakta zorlandığı karanlık sayfa açılıyor. Herkes Microsoft veya Google'ın ne kadar harcadığını konuşuyor ama kimse bu paranın karşılığı nerede diye sormuyor. Eğer birazdan göreceğimiz matematik doğruysa 2026'da yaşanacak şey basit bir piyasa düzeltmesi değil, finansal bir katliam olabilir. Şimdi işin mutfağına yani paraya girelim. Buradaki en can alıcı nokta gelir açığı. Sequoia Capital'ın analizine göre AI endüstrisi şu an altyapıya yani çipler, veri merkezleri ve enerjiye yılda yaklaşık 400 ila 500 milyar dolar harcıyor. Bu yatırımın mantıklı olması için bu sistemlerin yaklaşık 600 milyar dolar gelir üretmesi lazım. Ama şu anki üretime baktığımızda ne kadar? Yaklaşık 100 milyar dolar. Arada devasa bir 500 milyar dolarlık delik var. Daha da kötüsü, analizlerde Uroboros döngüsü yani kendi kuyruğunu yiyen yılan adı verilen bir mekanizma tespit edildi. Ne anlama geliyor bu? Örneklerle en bilinenlerinden başlayalım. Microsoft Open AI'ye 10 milyar dolar yatırım yaptı değil mi? Herkes bunu biliyor. Herkes Microsoft'un kasasından 10 milyar dolar nakit çıktı sanıyor. Hayır. Microsoft aslında Open AI'ye sadece kendi dükkanında geçen bir hediye çeki verdi. Sistem şöyle işliyor: Microsoft yatırımı yapıyor. Open AI bu parayı alıp Microsoft Azure sunucularını kiralıyor. Microsoft parayı geri alıyor ve bilançosuna bulut geliri olarak yazıyor. Yani para Microsoft'un sağ cebinden çıkıp sol cebine giriyor ama arada gelir rekoru kırdık diye hisse fiyatı şişiriliyor. İkinci bir örneğe bakalım. Nvidia CoreWeave adında bir bulut şirketine yatırım yapıyor. CoreWeave ne yapıyor? Gidip bu parayla ve bu parayı teminat göstererek aldığı kredilerle Nvidia'dan binlerce H100 çipi satın alıyor. Nvidia parayı geri alıyor ve bunu veri merkezi satış geliri olarak kaydediyor. Dışarıdan bakan bir yatırımcı vay be Nvidia çiplerine talep patladı. CoreWeave milyar dolarlık alım yaptı diyor ama kimse o alımı finanse eden paranın bir kısmının zaten Nvidia'dan çıktığını konuşmuyor. İşte ayıların çığlık attığı nokta burası. Diyorlar ki bu gelirler sahte, bu bir ekosistem içi paslaşma. Buradaki gerçek ekonomi şöyle olurdu: Bir dişçi, bir fırıncı veya bir otomobil fabrikası yapay zeka kullanarak karını arttırır ve bu karla Microsoft veya Nvidia'ya ödeme yapar. İşte buna organik talep diyoruz. Ama şu an dönen para dış dünyadan yani fırıncıdan veya fabrikadan gelmiyor. Para Silicon Vadisi'nin kendi içinde kapalı devre bir sistemde dönüp duruyor. Hatta bunu gösteren çok güzel bir grafik var. Tabloya iyi bir baktığınızda paranın kimden gelip kimden çıktığı tam olarak belli değil. Hepsi birbiri arasında para paslaşıyor. Peki o zaman dünyanın en zeki CEO'ları bu anlattığımızı bilmiyorlar mı, görmüyorlar mı? İşte iyimser CEO'ların cevabıysa şu: Bu bir sermaye harcaması döngüsü. Tarihte her büyük altyapı projesi gelirden önce yapıldı. Demir yolları döşenirken kimse bilet satmıyordu.
[5:39]Önce raylar döşendi sonra trenler yürüdü, sonra biletler satıldı. Boğalar diyor ki inşa edersen gelirler. Şu an bu modelleri eğitiyoruz. GPT 8 veya 9 çıktığında bu modeller doktorların, avukatların, mühendislerin yerine almaya başladığında o 600 milyar dolarlık açık hızla kapanacak. Onlara göre bu harcamalar bir kumar değil, geleceğin petrol kuyularını kazmak gibi zorunlu bir yatırım. Ama bana soracak olursanız iyimserlerin bu cevabı ölümcül bir risk taşıyor. Çünkü şu an milyarlarca dolarlık altyapı inşa ediyorsunuz ama ortada hala fırıncıdan veya fabrikadan gelen net, büyük organik bir talep yok. Eğer o beklenen büyük talep patlaması gerçekleşmezse kendi içinde döndürülen bu paralar çöküşün şiddetini arttıracak bir saatli bomba. Ama diyelim ki bu tahminler tutmadı. Diyelim ki finansal mühendisler haklı çıktı, para sorunu çözüldü ve talep patladı. İşte o zaman bile bu trilyon dolarlık trenin raydan çıkmasına neden olabilecek çok daha büyük, çok daha sert bir engel var. Çünkü Merkez Bankaları para basabilir, şirketler bilanço makyajlayabilir ama kimse fizik kurallarını kandıramaz. Yazılımla, kodla veya parayla aşılamayacak iki tane duvar var ve bu iki duvar bizim için en tehlikeli olanları. Bu iki duvara geçmeden önce sizin şirketinizin gereksiz ödeme yapıp duvarlara çarpmasını istemiyoruz. Bu videomuzun sponsoru Bitrix 24'ü size tanıtmak istiyorum. Bitrix 24 görev takibi, site mağaza oluşturma, insan kaynakları ve ekibinizin beraber iletişimde kalabileceği çalışma alanları sağlıyor. Ama en önemli ve güzel özelliklerinden birisi ise CRM. Bitrix 24'ün CRM sistemiyle müşterilerinizi takip edebiliyor ve daha fazla ürün satabiliyorsunuz.
[7:05]Müşteri adayı kazanma, adayları anlaşmalara dönüştürme, ödeme alma ve imzaları yönetme sürecinde Bitrix 24'ün CRM'i size inanılmaz yardımcı oluyor. SMS, e-posta gibi birçok şeyi otomasyona bağlayabiliyorsunuz. Hatta otomasyon sistemi o kadar gelişmiş ki CoPilot yapay zeka asistanı tüm konuşmayı analiz ederek CRM bölümündeki alanları telefon görüşmelerinize göre otomatik dolduruyor. 15 milyon şirket Bitrix 24'ü kullanıyor ve ekibinizde farklı dillerde çalışanlar varsa 18 dili destekliyor. Bitrix 24'ün alternatiflerinde kullanıcı başına ödeme yaparken Bitrix 24'te size uygun aboneliğe yıllık veya aylık ödeme yapıyorsunuz ve aboneliğiniz bütün kullanıcıları içeriyor. Açıklamalar kısmındaki bağlantıya tıklayarak Bitrix 24'ü hemen ücretsiz deneyebilirsiniz. Ömür boyu ücretsiz sürümü var, sınırsız kullanıcıyla 5 GB depolama alanına kadar kullanabiliyorsunuz. Bu videoya sponsor oldukları için Bitrix 24'e teşekkür ediyoruz. Yapay zekanın önünde yazılımla, kodla veya parayla aşılamayacak iki duvar var demiştik. Birinci duvar enerji darboğazı. Yapay zeka teknolojisi bir Ferrari hızında ilerliyor ama bu Ferrari'nin üzerinde gitmek zorunda olduğu yol yani elektrik şebekesi 1950'lerden kalma taşlı bir patika gibi. Yapay zeka için enerji talebi çok büyük ve karşılanabilip karşılanmayacağı muamma. Boğalar nükleer füzyonun veya küçük modüler reaktörlerin dünyayı kurtaracağını söylüyor. Haklı olabilirler. Bu teknolojiler gerçekten geliştiriliyor ve geliyor ama sorun gelip gelmeyeceği değil, ne zaman geleceği. Bir veri merkezi inşa etmek 2 yıl sürüyor ama o veri merkezine elektrik taşıyacak yüksek gerilim hatlarını ve trafoları kurmak izin süreçleriyle birlikte 5 ila 10 yıl sürüyor. Şu an ABD'de ve Avrupa'da trafo kıtlığı yaşanıyor. Elon Musk bile geçen yıl çip bulamıyorduk seneye elektrik trafosu bulamayacağız dedi. Raporlara göre enerji talebi 2035'e kadar %40 artacak. Şebekenin bu yükü kaldırması fiziksel olarak imkansıza yakın. Yani 2026'da elimizde muazzam güçlü yapay zeka modelleri olabilir ama onları çalıştıracak prizi bulamayabiliriz. Eğer enerji yoksa ölçeklenme durur. Büyüme durursa sonsuz büyüme üzerine kurulu o devasa değerlemeler çöker. İkinci duvarımızsa daha soyut ama daha tehlikeli. Veri kıtlığı. Yapay zeka şu ana kadar internetteki her şeyi, Wikipedia'yı, Reddit'i, kitapları okuyarak öğrendi. Ama insanların ürettiği kaliteli veri stoğu sınırlı. Bazı tahminlere göre 2026 ile 2028 arasında AI'nin okuyabileceği yeni ve kaliteli insan verisi tükenecek. Bu durumda şirketlerin B planı ne? Sentetik veri. Yani yapay zekaya başka bir yapay zekanın yazdığı metinleri okutmak. Ama araştırmalar bunun model çöküşü adını verdiğimiz tehlikeli bir yan etkisi olduğunu gösteriyor. Bu durumu bir fotokopi makinesi gibi düşünün. Orijinal belgenin fotokopisini çekerseniz okunur ama fotokopisinin fotokopisini sonra onun da fotokopisini çekerseniz 10. kopyada yazı silikleşir ve okunmaz hale gelir. Yapay zeka da kendi ürettiği veriyi tüketmeye başladığında adeta dijital bir akraba evliliği yaşanıyor. Gen havuzu azalıyor, yaratıcılık ölüyor, hatalar ve halüsinasyonlar katlanarak artıyor. İşte bu iki duvara çarptığımız senaryo kulağa korkutucu geliyor değil mi? Trilyonlarca doların buhar olduğu, dev şirketlerin sarsıldığı bir kaos ortamı. Ama ya size şu an yaşadığımız bu çılgınlığın bu panik halinin ve hatta o beklenen büyük çöküşün aslında son derece normal, öngörülebilir ve hatta gerekli bir sürecin parçası olduğunu söylesem. Ekonomist Carlota Perez yıllar önce yazdığı kitabında bugünü, bugünün Nvidia grafiğini, insanların coşkusunu ve 2026'da yaşanması muhtemel olayları neredeyse satır satır tarif etmişti. Perez'e göre elimizde geleceği gösteren bir harita var ve bu harita bize tünelin ucundaki altın çağa ulaşmak için önce karanlık bir düzeltme tünelinden geçmemiz gerektiğini söylüyor. Gelin o haritaya bakalım. Carlota Perez son 200 yıldaki tüm büyük teknolojik patlamaları inceledi. Sanayi devriminden demir yollarına, petrolden internete kadar ve ürkütücü bir gerçekle karşılaştı. Teknolojiler hızlı değişse de insan psikolojisi çok yavaş değişiyor. Bu yüzden her devrim istisnasız şu dört aşamadan geçiyor. Birinci aşama ortaya çıkış. Burası büyük patlama anı. Yani teknoloji sahneye çıkıyor, eski kuralları yıkıyor. Bizim için de bu Kasım 2022 ChatGPT'nin lansmanı. O gün dünya değişti ve herkes bu şey devrim yaratacak dedi. Bu aşamayı tamamladık. İkinci aşama çılgınlık. İşte tam şu an bu saniyede bulunduğumuz yer burası. Bu aşamada finansal sermaye üretim sermayesinin önüne geçiyor. Yani teknoloji artık bir araç değil bir kumarhane pulu oluyor. Yatırımcılar mantığı bir kenara bırakıyor. Fırsatı kaçıracağım korkusuyla kar etmeyen şirketlere henüz kurulmamış veri merkezlerine trilyonlar yağdırıyor. 1840'lardaki demiryolu çılgınlığında da aynısı oldu. İnsanlar hiç gitmedikleri kasabalara giden tren yolları için servetlerini harcadılar. Bugünle Nvidia hisselerinin gelir açığına rağmen neden atmosfere çıktığının cevabı bu olabilir. Piyasa sarhoşluğu. Üçüncü aşama dönüm noktası, çöküş. Perez'in haritasına göre 2026'da girmemiz muhtemel olan tünel burası. Çılgınlık sürdürülemez hale geldiğinde müzik duracak, balon patlayacak. Tarihte örnek olarak 1840'ta demiryolu hisseleri çakıldı, 2000'de internet hisseleri yok oldu. 2026'da da yapay zeka hisselerine benzer bir durum olabilir. Kötü yönetilen şirketler batabilir, spekülatörler paralarını kaybedebilir. Bu süreç acılı ve kanlı olabilir ama bir sonraki aşamaya geçmek için piyasadaki o köpüğün temizlenmesi gerekiyor. Dördüncü aşama Altın Çağ. İşte videonun başından beri vaat ettiğim iyimser son burası. Çöküşten sonra Perez'e göre ne olur biliyor musunuz? Demiryolu şirketleri battı ama döşedikleri raylar yerde kaldı. O raylar o kadar ucuzladı ki nakliye maliyetleri sıfıra indi ve Sanayi Devrimi tüm dünyaya yayıldı. İnternet şirketleri battı ama döşedikleri kablolar yerde kaldı. O kablolar sayesinde internet bedava denecek kadar ucuzladı ve bugün YouTube, Netflix, Facebook mümkün oldu. 2026'da bir çöküş veya sert bir düzeltme yaşanma ihtimali var. Gelir açığı ve enerji sorunları bunu tetikleyebilir. Nvidia ve diğer AI hisseleri ciddi değer kaybedebilir. Ama bu yapay zekanın sonu demek değil. Tam tersi az önce bahsettiğim örneklere benzer şekilde 2026'daki olası bir düzeltme şu an pahalı olan yapay zeka işlem gücünü ucuzlatabilir. Şirketlerin kıtlık çıkar korkusuyla satın alıp depolara yığdığı henüz fişe bile takılmamış çipler olacak. Balon patladığında nakli sıkışan dev şirketler ve batan start-up'lar borçlarını ödemek için bu depoları boşaltmak zorunda kalacak. Piyasa bir anda kutusu açılmamış çiplerle dolacak. Belki de bu sayede bugün saati 5 dolar olan işlem gücü 5 cente düşebilir. İşte asıl devrim de tam o zaman başlayacak. AI sadece dev şirketlerin tekelinden çıkıp her öğrencinin, her start-up'ın çok ucuza kullanabileceği bir elektriğe dönüşecek. Orta yolun özeti de bu şekilde. Tabii bu senaryolarının hangisinin gerçekleşeceğini %100 kimse bilemez. Okuduğum ve bildiğim kadarıyla oluşabilecek senaryoları anlattım. Belki kötümserlerin, belki iyimserlerin, belki de Perez'in teorisine uyan orta yol senaryosu gerçekleşecek. Bu işlerden yüz milyonlarca dolar kazanmış dünyanın en iyi analistleri bile %100 geleceği bilemiyor. Yatırımcıysanız bir riskin olduğunu bilmelisiniz. Dürüst olmam gerekirse yatırım tavsiyesi değil ama ben ABD borsalarına ve endeks fonlarına uzun vadeli yatırım yapıyorum. Bu olay düşündüğümde beni de korkutmuyor değil ama ben kendime en az 10 yıllık bir yatırımcı olarak gördüğüm için olası bir düşüşte tekrar piyasadan hisse satın almaya devam edeceğim. Yani kendi adıma tekrar söylüyorum tavsiye değil ama riske rağmen kendi adıma ben hisselerimi koruyorum ve satın almaya devam ediyorum. Hisselerin çakıldığı bir senaryoda da dipten almayı düşünüyorum ama dediğim gibi %100 hangisinin olacak ben bilmiyorum ve dünyanın en iyi analistleri bile bunu %100 söyleyemez. Olası senaryoları size bildiğim kadarıyla aktardım. Sizin de kafanızda belli fikirler oluşmuştur. Sizce hangi senaryo daha fazla gerçekleşebilir? Yorumlara yazarsınız. Ve bu arada şirketlerin batabileceğinden bahsetmişken Microsoft gibi devasa bir şirket Windows telefonları nasıl batırdı? Ceplerinde sonsuz para olmasına rağmen nasıl oldu da piyasadan silindiler? Bu konu hakkında çektiğimiz videoyu izlemek için hemen buraya tıklayabilirsiniz.



