[0:01]Abdullah İbn Mübarek'ten nasihat isteyen bir kişi onun mescidine geliyor, diz çöküyor Abdullah İbn Mübarek'in yanına.
[0:14]Diyor ki Allah için bana nasihat eder misiniz diyor.
[0:19]Abdullah İbn Mübarek dört şeyi ona söylüyor.
[0:24]Birincisi diyor ki bakışlarını insanların sahip olduklarına dikme diyor.
[0:35]Çünkü senin bakışın genişledikçe kalbin daralacak, gönlün daralacak diyor.
[0:44]Birinci nasihati budur.
[0:48]İkinci nasihati bunları açacağım inşallah.
[0:53]İkinci nasihati kardeşlerim çok konuşma diyor.
[1:00]Çünkü çok konuşan mürüvvetini kaybeder diyor.
[1:06]Üçüncüsü çok yeme diyor.Dördüncüsü de başkalarının değil kendi kusurlarını araştır diyor.
[1:17]Şimdi bu dört nasihati yapıyor.
[1:20]Tabii o nasihati duyan kişi bunu anlıyor.
[1:25]Şimdi bir de biz de anlayalım inşallah.
[1:28]Aslında hepsini Kur'an'dan referans alarak söylüyor.
[1:32]Şimdi muhterem kardeşlerimiz.
[1:39]Gözünü diyor ki başkasının sahip olduğu nimete dikme.
[1:44]Bu ayet-i kerimede de var. Gözünü başkalarının nasiplendirdiğimiz nimetlere dikme.
[2:00]Bu ayet-i kerime çağımızın en büyük hastalıklarından birine işaret ediyor.
[2:08]Kıyaslama hastalığı. Kıyaslama hastalığı. İnsan kendisine verilenlere bakmayınca başkalarının sahip olduklarına bakınca ne oluyor? Kalbi daralıyor.
[2:27]Huzuru kaçıyor ve nimeti basite almaya başlıyor.
[2:33]Düşünün yani mesela sen sana verilene odaklanmıyorsun.
[2:40]Efendime söyleyeyim, başkasının malına odaklanınca senin kalbin daralır, senin huzurun kaçar ve sen nimetleri basit görmeye başlarsın.
[2:50]Biz şu anda nereye bakıyoruz kardeşlerim? Başkasının evine, başkasının arabasına, başkasının evliliğine, başkasının, efendim makamına, başkasının maaşına biz böyle bakıyoruz.
[3:10]Sonra ne oluyor? Elimizde nimet, dilimizde şikayet oluyor.
[3:15]Halbuki bizim Peygamberimiz ne buyurmuştu kardeşlerim?
[3:22]Bizim Peygamberimiz buyurmuştu ki Sallallahu Aleyhi ve Sellem, dünya işlerinde sizden aşağıda olanlara bakın, ahiret işlerinde sizden yukarıda olanlara bakın.
[3:34]Yani dünya işlerinde, dünyada kendini biriyle kıyaslayacaksan, dünyevi maddiyat meselelerinde senden aşağıda olanlara bak.
[3:44]Ama ahiret işlerinde, maneviyat işinde kendini biriyle kıyaslayacaksan, senden çok yukarıda olanlara bak.
[4:06]Şimdi bakın bir insan dünya işlerinde kendinden daha yukarıda olanlara baktığında ne oluyor? Kalbinde haset meydana geliyor.
[4:15]Dilinde ise şükürsüzlük meydana geliyor.
[4:38]Değil mi? Dilinde Elhamdülillah yerine keşkeler çoğalmaya başlıyor.
[4:44]Ama aşağı baktığı zaman bir insan Resulullah'ımızın öğrettiği gibi aşağı bakarsa ne olur? Şunu görecek ki ya Rabbi verdiğin nimetler sandığımdan daha fazlaymış ya Rabbi.
[5:00]O halde şükür nedir kardeşlerim? Doğru yöne bakabilmektir şükür.
[5:05]Demek ki bizler ne yapacağız muhterem kardeşlerim? Ahiret işlerinde bizden yukarıda olanlara bakacağız.
[5:11]Nasıl? Diyeceğiz ki ya baksana diyeceğiz. Adam beş vakit camiye gidiyor keşke ben de gidebilsem.
[5:18]Adam çok cömert, keşke ben de cömert olabilsem.
[5:22]Adam çok ihlaslı, keşke ben de ihlaslı olabilsem. Adam çocuğunu hafız yapmış, kızı ne kadar güzel bir tesettüre bürünmüş.
[5:30]Keşke ben de kızımı tesettüre bu şekilde koyabilsem.
[5:35]Adam öyle bir namaz kılıyor, öyle huşulu keşke ben de bunun gibi namaz kılabilsem dememiz lazım. Yani ne işlerinde? Ahiret işlerinde.
[5:44]Ama biz ne yapıyoruz? Tam bunun tersini yapıyoruz.
[5:48]Yahu diyoruz adam Mercedes'e bindi, biz hala Doğana Şahin'e biniyoruz ya.
[5:53]Adam iPhone kullanıyor, biz hala Samsung'ta takılı kaldık ya.
[5:58]Ya adam falan üniversiteyi okudu biz Muş'tan dışarı çıkamadık ya.
[6:04]Ne oluyor kardeşlerim? Biz dünya işlerinde, dünya işlerinde kendimizden yukarıda olanlara bakıyoruz. Halbuki kendimizden aşağıda olanlara bakacağız.
[6:16]Şunu unutmayın. Bu dünyada Allah-u Teala hiç kimseye her şeyi vermemiştir.
[6:25]Allah hiç kimseye her şeyi vermemiştir.
[6:28]Kimine mal vermiştir, huzur vermemiştir.
[6:33]Huzuru var, sağlığı yoktur. Sağlığı var, imanı zayıftır. İmanı kuvvetli, imtihanı ağırdır.
[6:41]Dolayısıyla senin eksik gördüğün şey aslında senin kurtuluşun olabilir.
[6:49]Bakın bir İslam alimi öyle söylüyor.
[6:52]Bir İslam alimi diyor ki vallahi diyor.
[6:59]Bir İslam alimi şöyle diyor. Vallahi diyor.
[7:04]Allah bana İslam'ı verdikten sonra vermediği hiçbir şeye üzülmem diyor.
[7:10]Dikkat edin kardeşlerim. Allah bana İslam'ı verdikten sonra vermediği hiçbir şeye üzülmem diyor.
[7:18]En büyük nimet Allah'ın bize İslam'ı vermiş olmasıdır.
[7:24]Çünkü kardeşlerim bu İslam'ı Hazreti İbrahim'in babasına değil sana verdi.
[7:31]Hazreti Muhammed'in amcasına değil sana verdi. Hazreti Nuh'un oğluna değil sana verdi.
[7:38]Hazreti Lut'un Hazreti Nuh'un karısına değil sana verdi bu İslam'ı.
[7:45]O zaman bu İslam'ı biz meccanen aldık. Bu İslam'ın kıymetini bilmemiz lazım.
[7:51]Bakınız Peygamberimizin amcası Ebu Talip son nefeslerindeydi. Peygamberimiz ona geldi, iman et dedi, neyse etmedi.
[8:03]Ebu Talip ölünce Peygamberimiz Hazreti Ali'ye dedi ki git dedi babanı yıka dedi.
[8:10]Sonra sonra ne yaptı? Amcasına döndü dedi ki ya ammu vallahi, amca dedi vallahi Allah beni yasaklayana kadar ben senin affın için istiğfar edeceğim.
[8:28]Üç gün efendimiz onu için ağladı gözyaşı döktü.
[8:33]Sonra ayet geldi dedi ki sen sevdiğini hidayete erdiremezsin Habip'im. Ancak ben istediğime hidayet veririm.
[8:44]O isterse ben ona hidayet veririm.
[8:47]Bakın bir Peygamber'in amcası halbuki Ebu Talip Ebu Bekir Radıyallahu Anh'dan daha fazla Peygamberimize hizmet etmişti.
[8:56]Ama bakın ona nasip olmayan İslam sana nasip oldu, bana nasip oldu.
[9:02]O zaman bizim en büyük derdimiz ne olmalıdır? Şu iman nimetini korumak olmalıdır.
[9:09]Demek ki biz din noktalarında, maneviyat noktasından neye bakacağız? Bizden yukarıda olanlara bakacağız muhterem kardeşlerimiz.
[9:20]Eğer sen kendine verileni değil de başkasına verilene odaklanırsan, sen huzur bulamazsın.
[9:28]Sen rahat edemezsin. Sen Elhamdülillah yerine daima şikayet edersin.
[9:36]Bu da Allah'ın nimetlerini basit görmene sebep olur.
[9:41]Halbuki bir düşünün bakın.
[9:44]Geçen bir hocamız diyor bir yere gittik misafirliğe.
[9:48]Benim diyor biraz belim ağrıyordu böyle kendimi kenara verdim diyor.
[9:53]Ondan sonra diyor biri içeri geldi iki kolu yok diyor. Başının yarısı yok diyor. Burası ezik diyor.
[10:00]Bir şey yediğinde de ağzından dökülüyor diyor. Böyle o kadar güzel sofra bize hazırlamışlar az az her birinden alıyor.
[10:08]Dedim ki bu niye yemek yemiyor? Dediler ki bu yemek yediğinde bunun direkt tuvalete gitmesi lazım.
[10:14]Ev sahibi de onu arkadaşıdır. Hep o götürüyormuş tuvalete. O beni rahatsız etmemek için az yiyor diyor. Normalde ben gidiyorum onun altını ben yıkıyorum, pantolonunu ben çekiyorum diyor.
[10:26]Şimdi bir düşünün Allah bize nasıl bir nimet vermiş bakın.
[10:30]Bak şimdi sen kendi sahip olduklarına odaklanmayınca bu nimetlerin kıymetini bilmiyorsun.
[10:39]Muhterem kardeşlerimiz, birincisi nasihati neydi o Abdullah İbn Mübarek'in? Gözünü başkalarının nimetlerine dikme.
[10:50]Bunlar içinde mahzun olma. Allah'ın sana verdiğiyle yetin. Allah'ın kaderine kazasına razı ol.
[10:57]Kardeşlerim, bakınız Hasan-ı Basri Hazretlerine sormuşlar.
[11:03]Demişler ki Allah kulundan ne zaman razı olur?
[11:10]Hasan-ı Basri Hazretleri demiş ki kul Allah'ından ne zaman razı olursa Allah'ı da kuldan o zaman razı olur.
[11:20]Kul Allah'tan ne zaman razı olursa ya Rabbi senin takdirine razıyım, kaderine razıyım, helaline razıyım, bana haram kıldıklarına razıyım. Ben din olarak İslam'dan razıyım.
[11:30]Peygamber olarak Muhammed Mustafa'dan razıyım. İlah olarak senden razıyım. Benim hakkımdaki takdirine, taksimine, kaderine, kazana ben razıyım Allah'ım derse Allah da diyor ondan razı olur.
[11:45]Onun için bakışlarımızı ne yapacağız? Kendimize bize verilen nimetlere odaklayacağız.
[11:53]Birincisi bu aziz kardeşlerim. İkinci nasihati neydi Abdullah İbn Mübarek Hazretleri o gelen kişiye ikinci bir nasihat yapmıştı. Neydi o? Kardeşlerim çok konuşma demişti ona.
[12:06]Çünkü çok konuştuğun zaman heybetin düşer demişti.
[12:11]Bakın muhterem cemaatimiz. Şunu unutmayın. Nerede olursanız olun.
[12:15]Nerede konuşursanız konuşun, şunu unutmayın. Bir insan konuşmaya başladığı andan itibaren ya sevap kazanıyor ya vebal yükleniyor.
[12:30]Hangi konu olursa olsun. Dünyevi olsun uhrevi olsun. Eşinle olsun kocanla olsun.
[12:35]Hangi konuda konuşmaya başladığın andan itibaren ya sevaptır ya vebaldir.
[13:04]Şimdi muhterem kardeşim. Ne demişti? Ne demişti Abdullah İbn Mübarek çok konuşma demişti değil mi?
[13:12]Kardeşlerim şunu unutmayın. Çok konuşmanın çok olduğu yerde gıybet çok olur.
[13:19]Yalan çok olur.
[13:22]Pişmanlık çok olur. Sırlar açığa çıkar. Kalpler katılaşmaya başlar.
[13:30]Neden? Çok konuşma bir yerde varsa orada bu dediklerimiz çok olur.
[13:35]Hazreti Ömer Radıyallahu Anh Efendimiz buyurdu ki çok konuşan çok hata yapar.
[13:42]Çok hata yapanın hayası azalmaya başlar. Hayası azalan imanının nurunu kaybetmeye başlar diyor.
[13:52]Çok söz yalansız olmaz kardeşlerim. Bir mümin dilini tutmayı öğrendiği gün yaşı olgunluğa ermiş demektir.
[14:03]Bir mümin konuşmaya başlamadan önce şu soruyu kendine soracak.
[14:09]Bakın ben ve siz hepimiz şöyle bir konuda bir konuşacağız değil mi? Tamam.
[14:14]Şöyle oturduk bir konuşmaya başlayacağız. Telefondan konuşacağız, mesajda konuşacağız, internette konuşacağız.
[14:21]Konuşmadan önce şu soruyu kendimize soracağız.
[14:24]Soru bir Allah benim bu konuşmamdan razı olur mu, olmaz mı? Bu kadar bitti.
[14:32]Cevaba göre hareket edeceğiz.
[14:35]Allah benim bu konuşmamdan razı olur mu, olmaz mı? Benim bu konuşmam sağdaki melekleri mi harekete geçirir soldaki melekleri mi harekete geçirir?
[14:44]Benim bu konuşmamdan bir mümin kardeşim üzülür mü, sevinir mi?
[14:49]Ben bu konuşmayı yapmasam da onun yerine zikir çeksem daha güzel mi değil mi? Mümin bu soruyu soracak.
[14:56]Allah bu işten razı olur mu, olmaz mı?
[15:00]Onun için kardeşlerim, sükut altındır demişler.
[15:05]Konuşursanız hayır konuşun demişler.
[15:08]Bakın biri geldi Peygamberimize sordu dedi ki ya Resulullah.
[15:13]Dedi ki insanı dedi cehenneme en hızlı götüren amel hangi ameldir? Bakın dikkat edin. Cennete demiyor, cehenneme diyor.
[15:23]İnsanı diyor cehenneme süratle götüren en hızlı götüren amel hangi ameldir diyor? Peygamberimiz buyuruyor ki iki çenesi ile iki bacağı arasındadır diyor.
[15:35]Sizce bugün de öyle değil midir?
[15:38]Bizi felakete götüren bu ikisi değil midir kardeşlerim?
[15:43]Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne kadar doğru söylemiştir canımız ona kurban olsun.
[15:51]Kardeşlerim üçüncüsü. Birincisi neydi? Birincisi neydi? Gözünü başkalarının sahip olduğu nimetlere dikme.
[16:02]İkincisi çok konuşma. Bunu Abdullah İbn Mübarek bir müridine nasihat olarak söylemişti.
[16:10]Biz de şimdi onu onun nasihatlerini dinliyoruz. Biz de bunu biraz açarak anlamaya çalışıyoruz.
[16:17]Üçüncüsü neydi? Demişti ki çok yeme demişti kardeşlerim.
[16:24]Bakınız Resulullah'ımız buyuruyor ki Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır diyor.
[16:33]Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır diyor.
[16:40]Bakın kardeşlerim mal arttığında cimrilik artar.
[16:45]Makam arttığında kibir artar. Midem dolduğunda gaflet artmaya başlar.
[16:52]Bir daha söyleyelim. Mal arttığında cimrilik artar. Bakın bir gün Rabiatü'l Adeviye annemiz şöyle mübarek iki avucunu böyle sıkıca kapatmış şöyle yolda yürüyormuş.
[17:07]Onu Hasan-ı Basri Hazretleri görmüş.
[17:11]Demiş ki demiş ki ey Rabia demiş Allah sana merhamet etsin demiş.
[17:15]O nedir demiş iki avucunu kapatmışsın böyle yürüyorsun demiş.
[17:21]Rabiatü'l Adeviye annemiz demiş ki bu avucumda bir altın, bu avucumda da bir altın var.
[17:27]Ben bunları sadaka vermeye gidiyorum demiş.
[17:33]Hasan-ı Basri ona demiş ki e demiş sen demiş ikisini iki ayrı elinde niye tutuyorsun? Bir eline alsana demiş.
[17:42]Rabiatü'l Adeviye demiş ki onlar ittifak ederse infaka mani olur demiş.
[17:50]İttifak ederse ben bunu infak edemem demiş.
[17:55]Meseleyi anladınız mı? Çok mal adamı cimri yapar kardeşlerim.
[18:00]Cömert olanlar da var. Allah cömertleri seviyor o ayrı mesele. Çok makam insanın kibrini artırır.
[18:06]Çok yemek insanın gafletini artırır. Bakın İmam-ı Gazali Hazretleri buyuruyor ki şehvetin yolu mideden geçer diyor.
[18:14]Şehvetin yolu mideden geçer. Çok yiyen bir insan daha çok öfkelenir.
[18:21]Çok yiyen bir insanın harama meyli daha fazla artar. Çok yiyen bir insan nefsine daha ağır söz geçirebilir.
[18:28]Yani geçiremez nefsine söz.
[18:31]Çok yiyen bir insanın secdesi azalır. Çok yiyen bir insanın uykusu çoğalır. Çok yiyen bir insanın duası da azalır.
[18:40]Teheccüde kalkmak istiyorum diyen birine bir alim dedi ki az ye teheccüde kalkarsın dedi.
[18:45]Onun için muhterem kardeşlerim, orada ne dedi? Çok yeme. Yedikleri helal ise hesabı, haram ise zaten azabı var.
[18:53]Ben bir gün böyle durumu iyi bir Müslüman'la karşılaştım. Bana dedi ki hocam dedi.
[18:59]Ben dedi artık böyle elimi açıp dua etmek istemiyorum dedi. Niye dedim? Ya dedi hocam ben yani haya ediyorum yani Allah bana her şeyi verdi ben daha ne isteyeyim dedi Allah'tan.
[19:10]Ben de ona dedim ki üç şeyi yapmazsan Allah'a muhtaçlığını hissedemezsin.
[19:16]Bakın üç şey hayatında olmazsa o el Allah'a açılamaz. O el Allah'tan isteyemez. O boyun Allah'ın önünde bükülemez. Üç şey olması lazım.
[19:27]Bir, eğer senin miden her zaman dolu olursa Allah'a muhtaçlığını hissedemezsin.
[19:34]Onun için sahabenin ömrünün yarısı oruçlu geçmiştir.
[19:39]Bazen aç kalacaksın ki Allah'a muhtaçlığını hissedeceksin.
[19:43]İki, cebinde her zaman para olursa Allah'a muhtaçlığını hissedemezsin.
[19:48]Bazen elini atacaksın olduğu gibi infak edeceksin.
[19:51]Zekatını fitrenin dışında da sadakanı çoğaltacaksın.
[19:55]Üç, eğer senin etrafında hep insanlar varsa seni böyle alkışlıyorsa padişahım çok yaşa diyorsa, senin gibi adam memlekette yok diyorsa Allah'a muhtaçlığını hissedemezsin.
[20:08]Onun için bazen inzivaya çekilmen lazım, teheccüde kalkman lazım, secdeye kapanman lazım.
[20:13]Şu anda ben gelirsem yalnız geleceğim, kabirde yalnızım, mahşerde yalnızım, ateşte yalnızım diyeceksin ki Allah'a muhtaçlığını hissedebilesin.
[20:20]Üçüncü nasihati neydi? Çok yeme diyordu Abdullah İbn Mübarek Hazretleri kime söylüyordu? O müridine söylüyordu.
[20:31]Bir, gözünü başkalarının sahip olduğu nimetlere dikme.
[20:37]İkincisi çok konuşma. Üçüncüsü çok yeme. Dördüncüsü ise neydi? Kendi ayıbınla meşgul ol diyordu.
[20:46]Kendi ayıbınla meşgul ol. İnsanların ayıplarını araştırmayı bırak.
[20:51]Bakın kardeşlerim bir insan başkasının ayıplarına odaklandığı zaman kendi kusurları ona normal gelir hatta kendi kusurlarını görmemeye başlar.
[21:02]Bir insan başkasının günahlarına odaklandığı zaman nefsini daima temize çeker.
[21:09]Halbuki ayet ne diyor? Kendinizi temize çıkarmayın, Allah sizin ne olduğunuzu biliyor.
[21:18]Kardeşler biraz safları toparlayalım. Bugün malum hem okullar yok, öğrenciler var hem de dışarı kardır. Şöyle bak gelin abi şu araları dolduralım. O da ibadettir.
[21:31]Evet dolduralım bak şuraları dolduralım. Bakın bu da bir ibadettir. Ayette diyor ki bir mecliste bakın bu bir ibadettir ve Kur'an'a ayet olmuştur.
[21:44]Bir mecliste sizlere biraz toparlanın biz de oturalım dendiği zaman biraz yer açın ki Allah da hayatınıza genişlikler versin.
[21:53]Bu da bir ibadettir kardeşlerim.
[21:57]Evet kardeşlerim demek ki bir insan ne yapacak? Kendi kusurlarına odaklanacak başkalarının kusurlarıyla meşgul olmayacak.
[22:06]Kardeşlerim bir adam vardı. Böyle bir meclise oturduğu zaman daima başkalarından konuşurdu.
[22:13]Başkalarının kusurları, başkalarının işlediği günahlar, başkalarının hataları bir gün bu adam uyudu.
[22:18]Bir rüya gördü. Rüyasında şöyle amel defteri onun önüne bırakıldı. Amel defteri onun önüne bırakılınca baktı ki sevap göremiyor amel defterinde.
[22:30]Hep başkalarının günahları var o amel defterinde ve ona denildi ki sen meclislerde hep başkalarının günahlarından konuştuğun için onların günahları senin defterine yazıldı.
[22:42]Sana hiçbir şey yazılmadı, senin amelin amel defterin burada boş kaldı dedi ve o bu uykudan uyandıktan sonra haline tövbe etti.
[22:52]Dedi ki bundan sonra ben dedi kendi kusurlarımla uğraşacağım. Bir insan başkasının kusurlarıyla uğraşırsa onun günahı artar, hüznü artar, meşguliyeti artar.
[23:05]Bir insan kendi kusurlarına bakarsa günahı azılır azalır, efendime söyleyeyim derdi azalır, sevabı çoğalır.
[23:13]Bakınız biz Allah nasip ederse şimdiden de onu da söylemiş olalım. Önümüzdeki iki hafta inşallah Medine-i Münevvere'de, Mekke-i Mükerreme'de olacağız.
[23:22]Sizin selamınızı da Efendimiz'e Aleyhissalatu vesselam'a götüreceğiz inşallah.
[23:30]Muhterem kardeşlerimiz şimdi geçen bir hocamız diyor ki tabii siz şimdi bazılarınızın aklında şu var. Hocam ben hacca umreye gitmem.
[23:37]Ben onlara para yedirmem. Araplara para yedireceğime sadaka veririm. Bu tamamen şeytanın size sağdan yanaşmasıdır.
[23:46]Kesinlikle şeytan sağdan çok iyi bir yere park etmiş arabasını haberiniz olsun.
[23:51]Kardeşlerim bizim her ölçüde, her yolda ölçümüz Muhammed Mustafa'dır.
[23:57]Bakın şu anda zalim bir yönetimin elinde olabilir Mekke, Medine ama o zaman Ebu Cehil'in, Ebu Leheb'in, Ebu Süfyan'ın elindeydi.
[24:06]Resulullah onların elindeyken bile 360 tane put Kabe'nin içerisinde varken bile dört defa umre yapmıştır Resulullah.
[24:17]Kendinizi Resulullah'tan takvalı zannetmeyin yani.
[24:21]Siz aslında Mekke, Medine'ye ayıracağınız parayı değil, o kafelerde, o lokantalarda, o sahillerde, o telefon markasını yükseltmekte, o araba süslerinde vereceğiniz parayı siz fakire fukaraya sadaka olarak verin.
[24:37]Bakın kardeşlerim, o adamlar zaten bizim oraya gitmemizi istemiyorlar.
[24:40]Mekke, Medine zaten bugün işgal altında. Kudüs tek işgal altında değil.
[24:45]Biz gitmesek zaten ora da elimizden gidecek.
[24:48]Adamlar senin gelmeni zaten istemiyorlar ki. Çünkü sen onlara yüktün. Sen onlara kirsin, sen onlara zahmetsin, sen onlara meşguliyetsin.
[24:57]Adamlar zaten orayı bozmanın derdindeler.
[25:00]Onun için bir mümin kalbinin kıblesi, bedeninin kıblesi, iman ettiği kitabın indiği yerleri görmek istiyorsa onun gitmesi lazımdır.



