Thumbnail for BENİ KİMSE SEVMİYOR SANMIŞTIM… by Sesli Çocuk Masalları

BENİ KİMSE SEVMİYOR SANMIŞTIM…

Sesli Çocuk Masalları

3m 23s336 words~2 min read
Auto-Generated

[0:00]İşte bu hikaye, sevilmek isteyen küçük bir yağmur damlasının hikayesi. Gökyüzünde esmeye bayılan güçlü bir rüzgar varmış. O gün rüzgar şöyle bir etrafa bakmış. Nereye eseceğim acaba diye düşünmüş ve sonra yavaş yavaş süzülmeye başlamış. Rüzgar estikçe bulutlar birbirine yaklaşmış, bulutlar ağırlaşmış, yağmur damlaları yeryüzüne düşmüş. Toprak yağmurla buluşmuş, bitkiler büyümüş, insanlar su içmiş. Sonra sular buhar olmuş, yeniden gökyüzüne çıkmış. Gökyüzünde günler böyle sakin ve güzel geçiyormuş. Bir gün rüzgar gökyüzünde dolaşırken küçük bir yağmur damlasıyla karşılaşmış. Bu minik damla çok üzgünmüş. Rüzgar yanına yaklaşmış ve sormuş. Niçin bu kadar üzgünsün küçük dostum diye? Yağmur damlası derin bir nefes almış ve konuşmaya başlamış. Ben kar tanelerine çok özeniyorum. Onlar yağınca çocuklar çok mutlu oluyor. Dışarı çıkıp oyunlar oynuyorlar. Ama yağmur yağınca anneler çocukları hemen eve götürüyor. Keşke bizi görünce de sevinçle dışarı çıksalar. Rüzgar bilge bir sesle konuşmuş. Seni çok iyi anlıyorum. Ama yağmur kar gibi yerde uzun süre kalamaz. Şunu unutma, insanlar yağmuru çok sever. Belli etmeseler bile sizi hep beklerler. Çünkü su hayat demektir. Yağmur damlası gülümsemiş. Bunları biliyormuş aslında. Ama işte çocukların onunla oynamasını çok istiyormuş. Ertesi gün rüzgar yeniden esmeye başlamış. Vuvu diye sesler çıkararak bulutları bir araya toplamış. Bulutlar grileşirken küçük yağmur damlası aşağıya bakmış. Bir pencereden gökyüzüne bakan bir çocuk görmüş. Gülümsemüş. Gözleri heyecanla parlıyormuş. Bu çocuğun adı Mustafaymış. Yağmur damlası çok mutlu olmuş. Dışarı çıkmasa bile beni görmek ona yetiyor demiş. İşte şimdi gerçekten yağmaya hazırmış. Yavaş yavaş yeryüzüne inmeye başlamış. Tam o sırada bir şey fark etmiş. Mustafa sarı yağmurluğunu ve sarı çizmelerini giymiş dışarı çıkmış. Ellerini gökyüzüne uzatmış ve heyecanla bağırmış. Yaşasın yaşasın yağmur yağıyor. Su birikintilerinde zıplıyor, yaprakların üzerindeki damlaları içiyormuş. Başını gökyüzüne kaldırdığı anda küçük yağmur damlası Mustafa'nın burnuna düşmüş. Mustafa gıdıklanmış ve kahkahalarla gülmüş. O an yağmur damlası anlamış ki onu seven, onunla oynamak isteyen çocuklar da varmış. Mustafa gün boyu suda zıplarken minik gemilerini su birikintilerinde yüzdürürken küçük yağmur damlası ona eşlik etmiş. Rüzgar uzaktan bu dostluğu izlemiş. Yavaşça sakinleşmiş ve esmeyi bırakmış. Küçük yağmur damlasının mutluluğu en uzak bulutlardan bile görülüyormuş.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript