Thumbnail for null by null

27m 50s3,249 words~17 min read
YouTube auto captions
Transcript source

YouTube auto captions

This transcript was extracted from YouTube's auto-generated caption track. The transcript below is server-rendered so it can be read, searched, cited, and shared without opening the original YouTube player.

Timestamped outline
Pull quotes
[0:00]Hocam, MEB'in kazanımlarına baktığımızda minerallerin ve suyun genel özelliklerinden bahsedilmiş ve pH skalası çizilerek asit ve bazlar anlatılmış.
[0:14]Yani aslında temel anlamda bu 2-3 sayfalık yer dışında çok da bir şey söylenmemiş.
[0:35]Mineral, su, asit, baz, bunların reaksiyonlarıyla meydana gelen tuzlar ve birazcık da tampon çözeltilerden bahsedeceğim.
[1:10]Çünkü kemosentez diye bir reaksiyon duydunuz ve o kemosentez reaksiyonlarını ileride bir ders olarak öğreneceksiniz.
Use this transcript
Related transcript hubs

[0:00]Gençler merhaba. İnorganik bileşikler konusuna başlıyoruz. Hocam, MEB'in kazanımlarına baktığımızda minerallerin ve suyun genel özelliklerinden bahsedilmiş ve pH skalası çizilerek asit ve bazlar anlatılmış.

[0:14]Yani aslında temel anlamda bu 2-3 sayfalık yer dışında çok da bir şey söylenmemiş.

[0:20]Biz ne yapacağız hocam? Biz boşluklarımızı dolduracağız. Önemli yerlerin yanına yıldız atacağız.

[0:26]Hadi gelin birlikte öğrenelim.

[0:35]İnorganik bileşikler minerallerle başlıyoruz. Mineral, su, asit, baz, bunların reaksiyonlarıyla meydana gelen tuzlar ve birazcık da tampon çözeltilerden bahsedeceğim.

[0:48]Peki hocam, mineraller nedir? En önemli özellikleri nelerdir derseniz, solunumda enerji vermezler.

[0:56]Solunumda enerji vermezler. Bu ne demek? Bu şu demek: Ben enerji üretmek için vücudumda mineralleri kullanmıyorum.

[1:04]Karbonhidrat, lipit ve proteinleri kullanıyorum. Bu üçünü zaten tekrar tekrar söyleyeceğim.

[1:10]Ama neden solunum vurgusu yapılmış ve koyu harfle yazılmış? Çünkü kemosentez diye bir reaksiyon duydunuz ve o kemosentez reaksiyonlarını ileride bir ders olarak öğreneceksiniz.

[1:23]Ne vardı orada? İnorganik bileşikler oksitleniyor, açığa çıkan bir enerji var ve o enerjiyle besin sentezleniyordu.

[1:34]Bu kemosentez reaksiyondur, solunum değildir. Solunumda mineraller enerji vermez.

[1:38]Kendilerine özgü iyon kanallarından hücreye alınırlar ki biz biliyoruz hücre işte fosfolipit tabakadır hocam.

[1:45]Fosfolipit tabakalar arasında şu şekilde kanallar var. O kanallar içerisinde kendine özgü yerlerden işte kalsiyumlar, sodyumlar, potasyumlar giriş çıkış yapabilir.

[1:55]Yani bunlar sindirilmez, hücreye direkt alınırlar. Peki.

[2:01]Hücre zarının temel yapısını oluşturur. Şimdi söyledin. Mesela dedin ki fosfolipit.

[2:07]Bak fosfat var kelimenin içerisinde fosfat var. Mineraller canlı vücudunda üretilmez.

[2:12]Canlı ototrof bile olsa, kendi besinini kendi üretse bile, mineralleri dışarıdan alır.

[2:18]Mesela bitkiyi toprağa ekiyorsun. Neden? Topraktan su ve mineralleri çeksin diye. Çünkü bir canlı durup dururken demir, magnezyum, kalsiyum ya da ona benzer materyalleri üretemez.

[2:29]Bir mineralin açığını bir başka mineral doldurmaz, dolduramaz. Neden? Çünkü her mineralin bağlı olduğu bir reaksiyon var.

[2:39]Yani eksikliklerinde metabolik hastalıklar görülür.

[2:46]Bu metabolik hastalık görülme sebebi neymiş? Bileşik enzimlerin yapısına kofaktör olarak katılma.

[2:53]Bir enzim çizdiğinizde bu enzim eğer bileşik enzimse yardımcı kısım vardır.

[2:59]Bu yardımcı kısım otomatik olarak kofaktör adını alır ve bu yardımcı kısım mineral olabilir.

[3:06]Peki hocam, düzenleyicidir ifadesinden ne anlamam gerekiyor?

[3:10]Ben hep söylüyorum, %100 bilimsel değil ama soru çözdürür. Düzenleyici bir madde enzim ya da hormonu pozitif etkiler.

[3:17]Enzim ya da hormonu pozitif etkiliyor, hocam o zaman mineraller mesela hormonların yapısına katılıyor iyot, tiroksin yapısına katılıyor ya da bu şekilde enzimin yapısına, bileşik enzimlerin yapısına kofaktör olarak katılıyorlar.

[3:30]Dolayısıyla mineraller düzenleyicidir. Peki burada şu cümle çok önemli: Hepsi mi?

[3:38]Tabii ki hayır.

[3:41]Bazı mineraller bazı o periyodik tabloda gördüğünüz bazı maddeler zehir etkisi yaratır, toksiktir.

[3:46]Mesela cıva, mesela kurşun. Bunlar ölümcüldür, tam aksine inhibitör etki gösterir.

[3:54]Bu muhabbeti de enzimlerde yapacağım. O zaman düzenleyici ne demek? Şöyle yaz, enzimi ya da hormonu pozitif etkilesin.

[4:00]Peki bütün mineraller düzenleyici midir? Hayır hocam, bazıları ölümcüldür.

[4:06]Cıva mesela sinir sisteminde birikir, kişiyi felç eder.

[4:09]Hemoglobin yapısına katılan demir var. Demir eksikliği, kansızlık halk arasında çok görülür, anemi. Neden? Yanlış beslenme. Temelde hani genetik bir defekt yoksa yanlış beslenme. İşte kahvaltıda sürekli tahıl ürünlerinin tüketilmesi ya da çok miktarda çay içilmesi, demir bağlayan bir sürü molekülün sürekli gün içerisinde tüketilmesi gibi bir sürü aslında anemi etkeni var.

[4:31]Kanda iyonlarına ayrışan sodyum klorürü düşünelim. Hem sodyum hem klor. Aslında özellikle de sodyum iyonu hipotalamusu uyarabilir ve ozmotik basıncın değişmesine neden olabilir.

[4:45]Yani ben hocam tuzlu yedim, susama hissi oluştururum ya da tam aksine tuzu azalttım, bu sefer tuz alma isteği oluştururum gibi.

[4:55]Peki, burada ne var? Şimdi çok önemsediğim bir şey. Kas kasılması.

[5:01]Bakın, orada K harfi var. Kas kasılması, kemik gelişimi, kanın pıhtılaşması.

[5:10]Zaten burada o kas kasılmasıyla kendini gösterdi ama şu çok unutulur: sinapslarda ekzositozla nörotransmitter salgılanması. Kimsin? Kalsiyum.

[5:20]Kas kasılması, kemik gelişimi, kanın pıhtılaşması ve nörotransmitterin sinaptik bölgeye salınması. Hocam ne diyorsun?

[5:30]Bak işte biyoloji bir bütün. Biyoloji öyle, hadi burayı işleyin, buradan ayrı, buradan ayrı değil. Ne demiştik? Sarmal model uygulayacağız.

[5:37]İleriden bahsedeceğiz. İleri gittiğimizde geriye döneceğiz gibi. Nörotransmitter madde sinir hücrelerinin birbirine bilgi aktarmasını sağlayan maddelerdir.

[5:47]Sinaps ise sinir hücrelerinin arasındaki boşluklardır. Ama hocam bunlar sakin ol.

[5:52]Tamam? Sakin ol. Biyolojinin tam anlamıyla zaten oturabilmesi için konu bütünlüğünü sağlaman gerekiyor.

[6:00]Panik yapma. Barış Hoca sana zaten bunların sorularını da çözecek. Peki mide öz suyunun yapısına katılır ki hidroklorik asit yazıyorsun. Hidroklorik asitte ne var? Bak klor var.

[6:10]Tiroksin hormonunun yapısına katılan iyot eksikliğinde guatr gerçekleşir. Bakın basit guatr aslında bir iyot eksikliği.

[6:19]Şimdi siz eğer iyot almazsanız ne olur? Vücudunuzda tiroksin azalır.

[6:24]Tiroksin azaldığı için sürekli vücudunuz TSH üretir, tiroit üret, tiroit stimule edici hormon, tiroit bezinizi sürekli uyarır. Hadi çalış, hadi çalış, hadi çalış diye.

[6:35]Halbuki tiroit bezi garibim iyot yok diye çalışamıyor zaten. Kendisini acaba büyürsem daha çok işe yarar mıyım gibi düşünür ve büyütür.

[6:43]İşte size basit guatr. Genelde böyle karalahana gibi besinleri çok tüketen insanlarda basit guatr iyot eksikliğine bağlı görülebilir.

[6:53]Çünkü karalahana içerisindeki etken maddeler bağırsaklardan iyotun emilimini engeller. O yüzden bir dönem Karadeniz'de bazı turşu tüketimine bağlı olarak işte Maraş taraflarında da basit guatr görülebiliyor arkadaşlar.

[7:05]Ama tabii sofra tuzları üzerine bakarsanız iyotlu tuz yazıyor. İyot aslında oradan da rahat bir şekilde karşılanabilir.

[7:12]Biz neden bunu ciddiye alıyoruz? Özellikle endokrin sistemi size anlatırken diyeceğim ki bir annede iyot eksikliği varsa bebeğe yeterince iyot gönderemiyorsa zeka gelişimi de etkilenir.

[7:24]O yüzden kretenizm diye bir hastalık duyacaksınız ileride.

[7:29]Kretenizm iyot eksikliğine bağlı olarak bebeklerde ya da embriyonik dönemde gelişimin, iskelet kas sistemi gelişiminin ve sinir sistemi gelişiminin tamamlanamaması durumu olacak.

[7:40]Yani her mineral bakın çok kıymetli, çok değerli.

[7:44]Peki B12 vitamini var. Kendisi zaten zardan geçebilen, sindirilemeyen minnacık bir şey ama yapısında ne var? Kobalt var. Co.

[7:55]Bakın kalsiyum değil, kobalt, tamam mı?

[7:58]Klorofilin yapısına katılan mineral magnezyum. Neden hocam işte magnezyum, sadece bu özelliğiyle ön plana çıkartıyorsun?

[8:08]Çünkü ileride fotosentezin de sistemik bir sorusu olacak.

[8:11]Ama ben size şunu söyleyebilirim: Magnezyum dediğiniz şey mesela kas kasılmasında da önemli rol alır.

[8:16]O yüzden belli bir yaştan sonra mesela 40-45 yaşına yaklaştığımızda ya da geçtiğimizde gece yatarken çok fazla bacağımıza kramp girebilir.

[8:24]Bu da genelde tek sebep değil elbette ki, genelde magnezyum eksikliğine işarettir. Uygun magnezyum türleriyle bu problem ortadan kaldırılabilir.

[8:33]Ama ben ne yapıyorum burada? Hocam klorofil vurgusu yapıyorum. Bak şöyle bir büyüteyim mi? Tam merkeze bak.

[8:40]Klorofilin merkezinde magnezyum var. Neden bunu önemsedin peki hocam?

[8:45]Şundan dolayı, klorofil karbon, hidrojen, oksijen, azot ve magnezyum içerir.

[8:51]Bakın burada demir yok.

[8:54]Ve fiks sorudur.

[8:57]Yapısında demir olmamasına rağmen ortamda demir yoksa bitki klorofil sentezleyemez. Neden? Sen diyeceksin ki demir klorofilin yapısına katılmaz ama klorofili sentezleyen enzimin kofaktörü demirdir.

[9:17]Gördün mü? Bu ileride senin karşına bir daha çıkacak.

[9:21]O zaman demir klorofilin yapısında bulunur mu? Bulunmaz hocam. Klorofilin yapısında kim var? Magnezyum var ama demir ortamda bulunmalı.

[9:28]Hatta görmüşsünüzdür işte saksılara demir çubuklar koyarlar ya da toprağa demir tozu dökerler ki bitki demir eksikliği yaşamasın.

[9:36]Tabii kemiklerin ve dişlerin yapısına katılan mineral miktarları çok fazla. İşte siz buraya magnezyumu da koy koyabilirsiniz, işte kalsiyumu da koyabilirsiniz, fosforu, bir sürü iyon var.

[9:48]Özellikle dişlerin yapısına kim katılır dersek, fosfor, flor çok fazla miktarda katılıyor arkadaşlar. Özellikle flor üzerinde konuşabiliriz.

[9:55]Yine azot gibi fosfor gibi maddeler ATP, DNA, RNA'nın yapısına katılıyor. Bunu da bilmekte fayda var.

[10:02]Ve okul kitabında metiyonin amino asidinin yapısına katılan kükürtten bahsediyor. Kükürt bazı amino asitlerin yapısına katılabilir.

[10:11]Neden metiyonini önemsedin hocam, başka bir amino asit var mı? Var, sistein var mesela.

[10:16]Sistein amino asitinin yapısına katılıyor ama metiyoninden bahsetme sebebim, metiyonin protein sentezini başlatan birinci amino asit.

[10:25]Al buraya notunu, sana AYT kısmında lazım olabilir. Protein sentezini başlatır.

[10:31]Anlaştık mı? Peki, burada gördüğün gibi minerallerden genel anlamda bahsetmiş olduk.

[10:38]Karşımıza çıkacak neredeyse bütün soru tipleri arkadaşlar bu sayfada mevcut.

[10:43]Geldim ikinci inorganik bileşiğim. Aynı video içerisinde zaman kaybetmeden irdeleyeceğiz. Şimdi su.

[10:50]Su nedir? Dolaşım sisteminde özellikle kan plazmasının %90'ını içeriyor.

[10:55]Su bizim için yaşamsal molekül olan kanın temel yapısını oluşturduğundan, uzaya muzağa oraya buraya gittiğimizde ilk baktığımız şey nedir? Su var mı yok mu?

[11:06]Çünkü aslında canlılığı suya bağımlı kabul ederiz. Belki de hiç suyla alakası olmayan başka gezegenlerde atıyorum işte bir eter, bir kloroform ya da bir alkol türevli canlılar da karşımıza çıkabilir.

[11:18]Ama dünya üzerindeki canlılar özellikle enzimatik reaksiyonlarını gerçekleştirebilmek için suya ihtiyaç duyarlar.

[11:26]Peki, özgül ısısı yüksek. Şimdi bir de şöyle bir şey var: buharlaşma ısısı yüksek.

[11:31]Bu ikisi aynı değil. ÖSYM sorusudur. Özgül ısısının yüksek olması, özgül ısısının yüksek olması bana neyi kazandırır? Geç ısınır, geç soğur.

[11:45]Bu da iklim geçişlerini soft, yumuşak bir hale getirir.

[11:48]Deniz kenarlarında yaşayan, göl kenarında yaşayan, nehir kenarında yaşayan insanlar aniden soğuma ya da aniden ısınma yaşamazlar.

[11:57]Çünkü su ısıyı hapsetme özelliğine sahip.

[12:00]Ortam bir anda soğuduğunda suyun içerisindeki o ısı bir şekilde ortama verilir, tam tersi de doğrudur.

[12:06]Mantık ne biliyor musun? Aslında mantık şu: Buradaki hidrojen bağları görüyor musun? Evet görüyorum hocam.

[12:12]Hidrojen bağları aslında yüksek sıcaklıkta hidrojen bağları koparılmak için o sıcaklık soğurulur ya da soğuduğunda hava yeni hidrojen bağları oluşturularak hani bağ enerjisi açığa çıkıyor ya, kimyacılar sana anlatacak bunu, egzotermik, endotermik reaksiyonlarda bağ enerjisi açığa çıkarak ortamın aşırı derecede soğuması engellenir.

[12:33]Peki hocam, ama az önce buharlaşma ısısı dedim. Bak o burada.

[12:37]Buharlaşma ısısı yüksek.

[12:42]Terleme ile alakalı. Terleme vücudun soğumasını sağlayan, aynı zamanda tabii ki artıkların atılmasını sağlayan boşaltıma yardımcı bir olay ancak vücudun soğumasını sağladığını buharlaşma ısısını yüksek olmasıyla sağladığını bileceğiz.

[12:57]Katısı sıvısında yüzer. Hocam bu bir fizik sorusu Allah aşkına bunun benle ne işi var?

[13:03]Şimdi bak nehir, göl, okyanus, bunların hepsini bir havuz olarak düşün.

[13:09]Yaz buraya nehir, göl, okyanus.

[13:14]Ne diyorsan, bu bir havuz olsun.

[13:19]Ne yapıyor bu donduğu zaman? Buz yüzeyde şu şekilde birikiyor. Buz ne yapıyor? Diğer maddelerden ayrı olarak katısı sıvısında yüzen bir maddeden bahsediyoruz, sudan. Su biyofizikokimya kurallarına ki böyle bir şey var ya da fizokokimya kurallarına kolay kolay uymaz.

[13:36]Böyle 3-4 tane madde var işte su, bizmut, antimon. Böyle fizik kurallarını bozar, katısı normalde sıvısında batar diğer molekül, mesela demir batar.

[13:45]Ama burada öyle bir şey yok. İyi ki de yok. Neden? Eğer buz dipten bu şekilde oluşsaydı göl, nehir, okyanus buralarda canlılık buzul çağından itibaren biterdi.

[13:59]Halbuki ne oluyor bakın? Buzlar yüzeyde birikiyor.

[14:02]Hem ısı yalıtımı sağlamış oluyor, hem de altındaki canlılar yaşamlarına devam ediyor. Tamam mı? Katısı sıvısında yüzer bizim için bu yüzden önemli.

[14:13]Hidroliz reaksiyonlarında harcanır. Hidro su, liz parçalamak demek. Siz gideceksiniz diyeceksiniz ki işte polimer yapılı bir maddeyi ben monomere yani kimyasal hidrolizle, kimyasal reaksiyonla onu yapı taşlarına ayırdım.

[14:28]Burada su harcanır, enzimler kullanılır. Hidroliz dehidrasyon sorusuyla ilgili özel bir yer var, 1-2 video sonra.

[14:37]İdrar oluşumu zehirli maddelerin seyreltilmesinde kullanılır ki bir madde suda çözünmüyorsa onu vücuttan atamazsınız.

[14:43]Mesela az önce ne ne dedim? Cıva işte sinir sisteminde birikir, kişiyi felç edebilir. Ama eğer suda çözünseydi ben bunu idrarla atabilirdim. O yüzden aldığınız, vücuda aldığınız ilaçları düşünün.

[14:54]İlaç aldın, antibiyotik aldın, bir bakarsın ki idrarının rengi de kokusu da değişmiştir.

[15:00]Çünkü o maddenin etken maddeleri vücuttan bir şekilde uzaklaştırılır.

[15:04]Fotoliz ne demek? Işıkla parçalamak demek. İşte fotolizde su molekülleri elektron, proton ve oksijene ayrılır.

[15:15]Elektron, proton, şöyle burayı temizleyeyim, oksijene ayrılır. Yani atmosfere fotosentez sırasında verilen oksijenin kaynağı kimmiş? Su.

[15:24]Nerede detaylanacak? Fotosentezde.

[15:28]Enzimlerin çalışması için uygun bir ortam yaratır. Ne demek hocam? İşte belli bir değerin altında canlıdaki enzimler çalışmaz.

[15:36]Bak, düzenleyici. Enzimi ya da hormonu pozitif yönde etkiliyorsa düzenleyici demiştim. Hemen grafiğini çizelim o alışılmış grafik. %15'in altındaki su konsantrasyonlarında enzimler çalışmazken üstündekilerde çalışmaya başlar.

[15:53]Ama okul kitabında çok tatlı bir cümle var. Diyor ki aşırı su değil, normal seviye, %15'in üstüne çıktığında enzimler çalışır.

[16:02]Aşırı sulu ortamlar da aynı susuz ortamlar gibi enzimleri negatif etkiler.

[16:07]MEB kitabını canlı yayınlarda konuştuğumuzda bu videolar bittiğinde orada size direkt sayfa numarasıyla göstereceğim merak etmeyin.

[16:16]Peki neden hocam? MEB açıklamamış. Mesela demiş ki aşırı suda enzimatik reaksiyonları negatif etkiler.

[16:22]Çünkü siz bir ortama aşırı su koyarsanız molekülleri birbirinden uzaklaştırırsınız.

[16:28]Peki devam ediyorum. Hocam bu su neden önemliydi? Enzimatik reaksiyonlardan dolayı. Peki ne oluyor su olmayınca?

[16:35]Su olmayınca, mesela bir ortamda su yoksa ya da su değeri azsa bal, reçel, pekmez hakikiyse bozulmaz. Neden? Çünkü bunun içerisine bir bakteri düştüğünde bakteri ortam yoğun olduğu için kendi içindeki suyu kaybedip böyle büzülür.

[16:51]Hücrede buna plazmoliz diyeceğiz. Büzülünce içerideki enzimler çalışmaz. Enzim çalışmazsa bakteri üreyemez.

[16:59]Bir mikroorganizma üreyemezse, yani çoğalamazsa bulunduğu ortama zarar veremez. Dolayısıyla bal, reçel, pekmez hakikiyse bozulmaz.

[17:08]Solunum reaksiyonlarında enerji verici olarak kullanılmaz. Tekrar ediyorum, solunumda kim enerji verir? Karbonhidrat, lipit, protein.

[17:16]Başka bir şey değil. Başka maddelere yapışma adhezyon, terleme çekim kohezyon kuvvetini oluşturur.

[17:23]Peki hangisi nedir, bunu nasıl ayıracağım? Ne yapmam gerekiyor hocam? Bak şimdi şu çeşmeye dikkat et.

[17:31]Bir su molekülünün kendi şu fantastik yapısı aslında su su moleküllerinin birbirini çekmesiyle alakalıdır.

[17:36]Su, su moleküllerinin birbirini çektiğinde ki biz ona ne diyeceğiz? Hidrojen bağı diyeceğiz. Bir su molekülünün hidrojeni ile diğer su molekülünün oksijeni arasındaki şu bağ hidrojen bağı.

[17:50]Peki hocam, bu hidrojen bağı işte kohezyon kuvvetinin oluşmasını sağlıyor ve bu bir aslında yüzey gerilim kuvvetidir.

[17:59]İşte böceğin suyun üzerinde durması ya da sekoya ağaçları gibi 100 metrelik, 150 metrelik ağaçların topraktan kesintisiz bir şekilde su çekmesini sağlayan bu kuvvet aslında hangi kuvvetmiş? Kohezyon kuvveti.

[18:15]Ama bir su molekülünün başka bir molekülle arasındaki çekim kuvveti, yani su X burada işte metal.

[18:22]Çeşmeden damladığı anda o çeşmeyi tuttuğu yer ya da yağmur sırasında damlaların cama yapıştığını düşünün ki adhezyon aslında zaten yapışma demiştik.

[18:32]Su, su moleküllerinin birbirini çekmesi kohezyon ise su molekülleriyle başka bir molekülün arasındaki çekim kuvvetine adhezyon, adhezyon yani yapışma denir.

[18:46]Burada biz bu bilgileri nerede kullanacağız derseniz bana bitkiler konusunda özellikle terleme çekim, kohezyon, kılcallık, adhezyon, yani su ve minerallerin bitkinin çeşitli yerlerine taşınması konusunda ifade edeceğiz.

[19:02]O yüzden şimdiden bunların bilinmesinde fayda var ki biliyorum fizik ve kimyada da bu konulardan bahsediyor hocalarımız.

[19:07]Evet, terleme çekim, adhezyon, kohezyon muhabbetini burada bitirdim. Geldim asit, baz ve tuza.

[19:16]Şimdi bak hocam. Asit çözeltisine hidrojen iyonu verir. Tatları ekşidir, mesela limondan aklında kalsın. Turnusol kağıdını kırmızıya çevirir ve bazlarla reaksiyon verebilir.

[19:32]Bazlarla reaksiyon verdiği zaman tabii ki bir sürü asit baz reaksiyonu var. Okul kitabımızda biyoloji kitabında sadece nötrleşmeden bahsetmiş. Ne demek istediğimi söyleyeceğim.

[19:43]Çözeltisine hidroksil iyonu veriyorsa, kim hariç? Amonyak. Amonyak da bazdır ama o kendisi hidrojen alır. Tatları acıdır, kaygandır. Mesela deterjan, sabunlar aslında bazdır. Lütfen asit demeyin.

[19:57]Turnusol kağıdını neye çevirir? Maviye, mora çevirir ve dediğimiz gibi asitlerle reaksiyonlara girerler.

[20:07]Peki, bu girme işlemi nasıl oluyor? Bizim en klasik bir biyoloji öğretmeninin size anlatması gereken ve yeterli olan hidroklorik asitle sodyum hidroksit gibi işte bir asit bir baz reaksiyona giriyor.

[20:20]Sodyum klorür gibi bir tuz oluşuyor ve su oluşuyor. Eğer tuzla beraber su da oluşuyorsa, su oluşmak zorunda değilmiş demek ki nötrleşme ya da nötralleşme tepkimesi diyoruz.

[20:33]Tamam, biz bir tek bunu biliyoruz. İşte size tuzun oluşum mantığı. Tuz nasıl oluşuyormuş? Asit baz reaksiyonlarıyla, işte belki bir nötrleşme reaksiyonuyla.

[20:43]Burada okul kitabında dikkatini, dikkatimi çeken bir şey var, pH büyüklüğünden bahsetmiş.

[20:48]Mesela demiş ki bir çözeltinin hidrojen iyon konsantrasyonu o çözeltinin asidik mi bazik mi olduğunu belirlemek için kullanılır.

[20:56]Ne diyoruz işte pH 7 nötr, 7'nin altı asit, 7'nin üstü baz. Şöyle bir soru var kitapta, okul kitabının içinde.

[21:05]pH 3 asidik ortamla, pH 6 asidik ortamı kıyasladığımızda, 3 asit 6 asidin kaç katıdır ya da işte 6 3'ün kaç katıdır falan tarzında bir soru sormaya çalışmışlar.

[21:20]Burada sakın işte 6'yı 3'e böldüm 2 ya da 3'ü 6'ya böldüm 1/2 demeyeceksiniz. Çünkü neden? Eksilogaritma H pH'tır arkadaşlar.

[21:31]Eksilogaritma H pH'tır. Yani aslında 3 asidik dediğimizde buradaki mantığımız şu: 10 üzeri -3, 10 üzeri -6'nın kaç katıdır? Bakın 10 üzeri -6'yı yukarı attığınızda 10 üzeri +3 oluyor. Yani 3 tane 0 koyduğumuzda 1000 kat. Bu doğrudan MEB'in okul kitabındaki örnek soru.

[21:54]Yani gidip sana aşağıdakilerden hangisi asit ve bazlar için doğrudur yanlıştır? pH 3, pH 6'nın 2 katıdır, 3 katıdır, 5 katıdır değil, direkt 1000 katıdır.

[22:02]Neden? 10 üzeri -3, 10 üzeri -6 oranla 1000 katı. Tamam, güzel.

[22:09]Peki, burada pH skalasından bahsedersek. Ben buraya ekstradan bir de tampon çözeltilerden bahsetmek istiyorum ki tampon aslında şöyledir: Ani asit ya da ani baz değişimlerine karşı çözeltiyi korur.

[22:30]Nasıl ya hocam? Bir anda hidrojen iyon konsantrasyonu yükseldiğinde o hidrojenleri kendine çeker ya da bir anda hidrojen iyon konsantrasyonu azaldı ya da hidroksil arttı, bir şekilde onu dengeler.

[22:42]Yani ani asit baz değişimlerine karşı vücudu korur. Mesela tampon çözelti dediğim zaman kan bir tampondur. Neden? İçerisinde ne var çünkü? Bikarbonat var, HCO3-.

[22:52]Hidrojen arttı mı? Hemen çeker H2CO3 gibi zayıf bir asidin oluşmasını sağlar ama protonların serbest kalmasını engellemiş olur. Bu da tampon çözeltilerin özellikleri. Şimdi ne yapalım? Güzel bir checkpoint gelsin.

[23:09]Hocam ne yaptık? İnorganik bileşikleri bitirdik.

[23:13]En can alıcı yerlerinden bahsettik. Özellikle mineral, su, asit baz özelinde konuştuk.

[23:19]Ne yaptık? Minerallerden bahsederken şöyle bir mineraller aklımıza getirelim. Solunumda enerji vermezler. Bir mineralin açığını diğeri dolduramaz. Her birinin kendine özgü reaksiyonu var. Enzimatik reaksiyonlar ya da hormonların yapısına katılıyorlar.

[23:36]Demir eksikliğinde anemi oluyor, iyot eksikliğinde guatr oluyor. Magnezyum klorofilin yapısına katılıyor, demir katılmıyor ama demir ortamda yoksa klorofil sentezlenemiyor. Neden? Çünkü demir klorofili sentezleyen enzimin kofaktörüydü.

[23:51]Kas kasılması, kemik gelişimi, kanın pıhtılaşması kalsiyumdu ama bir de ekstra bir şey söylemiştim, sinirsel iletim. Yani nörotransmitter maddelerin sinaptik aralığa atılmasını kalsiyum sağlıyordu. Peki başka ne anlattık? Kobalt gibi minnacık bir şey başka bir minnacık bir şeyin yani B12'nin yapısına katılıyor. İyot eksikliğinde basit guatr mantığı neydi? İyot yoksa tiroksin yok, tiroksin yoksa vücut sürekli TSH üretir ve bezi şişiriyor, büyütüyor. Garibim bez de büyüyünce işe yarayacağım zannediyor. Hocam bu ne zaman detaylanacak? Endokrin sistemde. O zaman da buraya geri dönmüş olacağız. Tekrar tekrar bunları sarmal model uygulayarak size öğreteceğim arkadaşlar. Peki, su ile ilgili ne söyledik? Su buharlaşma ısısı ve öz ısısından bahsettik. Buharlaşma ısısı terleme ile alakalıydı. Öz ısı ise geç ısınıp geç soğumasıyla alakalıydı. Deniz, göl, okyanus kenarlarında yaşayan insanlar iklim geçişlerini çok sert hissetmezler.

[24:50]Katısı sıvısında yüzer dedik. Neden önemliydi hocam? Çünkü yine deniz, nehir, göl, okyanuslar ne yapıyor? Eğer dipten donsaydı canlılık yok olurdu ama yüzeyden donarak hem yalıtım sağlamış oluyor hem de alttaki canlılığın devam etmesine olanak sağlamış oluyor.

[25:09]Su fotolizle elektron, proton ve hidrojen, oksijene ayrılıyor. Elektron, proton, oksijene ayrılıyor ve o oksijen atmosfere veriliyor. İşte atmosferdeki oksijenin kaynağı aslında nedir? Sudur.

[25:24]Devam ediyorum hocam. Özellikle mesela bize hidroliz reaksiyonlarından bahsettiğinde polimerin monomere dönüşmesi, hidroliz, hidro su, liz parçalamak demek. Suyla parçalama işlemi gerçekleşiyor. Bunlar en temel su ile ilgili bilmeniz gereken şeyler. Ancak enzimlerde bir de şunu söyleyecekler bize: Enzimatik reaksiyonlar özellikle %15'in altındaki su konsantrasyonlarında iş görmez.

[25:53]Enzimler belli bir su konsantrasyonlarından sonra iş yapar. İşte su düzenleyici midir mantığı ortaya çıkacak. Hem mineraller hem de su düzenleyici midir? Evet.

[26:05]Basit mantık enzimi ya da hormonu pozitif yönde etkiliyordu. Peki hemen aklıma gelen soru, bütün mineraller düzenleyici mi? Saçmalama hocam, bazıları toksik etki yapıyor.

[26:16]Cıva gibi, kurşun gibi, değil mi? Ağır metaller kişiyi öldürebilir. Peki hocam, devam ediyorum burada.

[26:22]Su enerji verir mi? Vermez. Karbonhidrat, karbonhidrat, lipit, protein dışında sana enerji veren bir molekül söylemeyeceğim insan bedeni için.

[26:33]Anlaştık mı? Geldim asitlere ve bazlara.

[26:37]Asitler çözeltisine hidrojen iyonu veriyor, tatları ekşi, turnusol kağıdını kırmızıya çeviriyor. Bazlar ise hidroksil iyonu veriyor, amonyak hariç o alıyor hidrojeni. Peki, turnusol kağıdını mavi, mora çeviriyor, tatları acı, kaygandır.

[26:54]Sabun yapımı, deterjan yapımında kullanılır dedik ve bu ikisi birbirleriyle reaksiyon vererek tuzları meydana getiriyor.

[27:00]Tuzlar da işte neden önemli? Az önce söyledim tuz aslında iyonların bir araya gelmesiyle oluşan bir şey. Sodyum klorür. Ne dedim? Kanın ozmotik basıncıyla ilgili bir yapıya sahip. İşte klor da olsa sodyum da olsa gider hipotalamusunuzu uyarır ve sizin su içmenizi sağlar.

[27:16]Peki hocam, tampondandan bahsettik son olarak. Tampon araç tamponundan bile aklınıza gelebilir.

[27:21]Bir trafik kazası olduğunda o basıncı darbeyi emen yer neresidir? O aracın etrafındaki tampon yapıdır.

[27:29]İşte mantık aynı mantık. Bir çözeltide aniden asit, aniden baz değişiyorsa, o güç değişiyorsa, işte bu devreye girer. Hidrojen iyonları bir anda ortama geldiğinde hidrojenleri ortamdan alır ve dolayısıyla bir anda asidik yapının oluşması engellenmiş olur.

[27:46]Kanımız çok güzel bir tampon çözeltidir.

[27:50]Evet, bitirdik. Umarım anlaşılmıştır. Hepinize kolay gelsin.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript