[0:12]Bugün Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayatında yeni bir bölüme gelmiş olduk. Bölümümüzün adı Hicret. Bu Hicret ile ilgili bölüm muhtemelen birkaç ders sürecek. Peki bugün biz neyi anlatacağız? Öncelikle ondan bahsedeyim size. Şimdi biz bu Hicret meselesine geçmeden önce özel bir sebepten ötürü Medine'nin bazı özelliklerine temas etmemiz lazım. Yani Medine'ye Hicret ile diğer yerlere yapılan Hicreti veya Hicret girişimlerini birbirinden doğru ayırabilmemiz için Medine'nin ne tür özellikleri vardı? Medine'nin bu Medine'nin ve ehlinin ne tür özellikleri vardı? Bunlara bakmamız lazım. Bunu da şöyle ifade edebilirim. Aslında bunların bir kısmına biz daha önce değinmiştik. Biraz bunları derli toplu bir şekilde ele alacağız inşallah. Birkaç madde içerisinde. Şimdi birincisi Allah Celle Celalühu yani Musab peygamberimize gelip Medine ile ilgili güzel haberler verince Medine'ye Hicret başlamış oldu. Medine'yi diğer yerlerden ayıran bir coğrafi konumu var. Nedir bu coğrafi konumu? Peygamber Aleyhissalatu vesselam'ın ifadesiyle söylüyorum. İki taşlık bir hurmalık diyor Aleyhissalatu vesselam. Yani ben sizin iki taşlık arasındaki bir hurmalığa Hicret edeceğiniz bana gösterildi diyor. Peygamber Aleyhissalatu vesselam Medine'ye Hicret gerçekleşmeden önce bir rüya görüyor. Medine olduğunu bilmiyor. Fakat doğu ve batı cihetinde iki taşlık kayalık olduğunu, bu iki kayalığın ortasında da bir hurmalık olduğunu, yeşillik olduğunu Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem görüyor. Medine'nin coğrafi olarak en belirgin özelliği budur. İki kayalığın arasındaki bir hurmalıktan oluşur Medine. Bu da coğrafi olarak dışarıdan düşmanın Medine'ye saldırmasının önündeki engellerden biridir. Onun için Hendek Savaşı haricinde neredeyse Medine'ye dışarıdan hiçbir saldırı olmamıştır. Çünkü Medine'ye saldırmak istediğinizde hem kayalıklar hem de yeşillikler, ağaçlıklar, hurma bahçeleri sizin hızlı hareket etmenize engel engel teşkil ediyor. Böyle bir şey var Medine'nin coğrafi konumu, coğrafi konumu var. İkincisi Medine'nin diğer yerlerden mesela Habeşistan gibi yerlerden ayıran temel özellik, geçen derslerimizde de zikrettiğimiz bir konu vardı. Aleyhissalatu vesselam'ın yaşadığı dönemdeki en önemli unsurlardan biri asabiyet meselesiydi. Yani sen ve akrabaların. Bu çok önemli bir konuydu. Medine'de Peygamberimizin anne tarafından akrabaları vardı. Zaten Peygamberimizin annesinin vefatı da Peygamberimiz çocukken onunla annesi Medine'ye ziyarete gittiklerinde dönüş yolunda annesi vefat etmişti. Dayı dayızadeleri Peygamberimizin Medine'deydi. Yani Medine ile Aleyhissalatu vesselam'ın bir akrabalık bağı var. Medine'nin böyle bir özelliği, özelliği var. Bir diğer Medine'yi diğer yerlerden ayıran özellik şudur. Medine'nin ehli Peygamber Aleyhissalatu vesselam'ın dilinden övülmüş en ahlaklı topluma mensuptur. Yani Peygamber Aleyhissalatu vesselam biliyorsunuz Yemenlileri övmüştür. Daha önce de bunu görmüştük. İmam Buhari'nin rivayet ettiği bir hadiste Yemenliler Medine'ye geldiklerinde Peygamberimiz demiştik ki onlara size Yemenliler geldi. Onlar kalpleri en ince ve en yumuşak kimselerdir. İman Yemenlidir, hikmet de Yemenlidir. Böbürlenmek ve kibirlenmek deve sahiplerindedir. Ağırbaşlılık ve vakar ise koyun sahiplerindedir. Biliyorsunuz Evs de, Hazreç de Medine'den. Orada Yemen'de, orada çıkan bir sürgünde, bir selden ötürü Kur'an-ı Kerim'e de Sebe suresinde konu olan Arim selinden sonra gelip Medine'ye yerleşmiş olan insanlar. Yani Medine'nin insanı Yemenliler kalpleri çok ince. Böyle gönül sahibi, duygusal, duygusal insanlar. Yani Ensar'ın böyle bir şey var. Ensar'ın böyle bir özelliği var. Peygamber Aleyhissalatu vesselam da onları, onları övmüş. Bir diğer Medine'nin özelliği şu: Bütün Arap Yarımadası'nda Medine'yi ayıran, ayırt edici özellik Medinelilerin kitabı, nübüvveti, ahireti, şeriat mefhumunu çok iyi biliyor olmaları. Çünkü yaklaşık kaç asırdır Yahudilerle iç içe yaşıyorlar. Ve Yahudilerden sürekli kitap, Peygamber nübüvvet, şeriat bunu duyuyorlar. Hatta Yahudilerin kendilerine üstünlük tasladığı bütün kavramları biliyorlar ve içten içe de gıpta ediyorlar. Yani hem biliyorlar bu kavramları hem de Mekkeliler gibi düşman değiller. Yani bizim de bir kitabımız olsa, bizim de bir Nebimiz olsa. Buna müsaitler. Altyapıları buna müsait, müsait halde. Onun için Akabe Beyatında hatırlayın Peygamberimizi dinler dinlemez demişlerdi ki bu Yahudilerin bizi kendisiyle korkuttuğu Peygamberdir. Biz Yahudilerden önce ona iman edelim. Yani ona kalben nübüvvet müessesesine hazır, hazır halde Medineliler. Bu genelde Arap coğrafyasında başka hiçbir yer için geçerli olmayan bir şey. Bir diğer mesele ise şu: Diğer bütün Arap bölgesinde bir şey oluşmuş, toplumsal uzlaşı oluşmuş. Kabileler var. Kabilelerin liderleri var. Bir de güçlü kabileler var. Bütün insanlar bu güçlü kabilelere boyun eğmişler. Yani böyle bir siyasi şey oluşmuş, siyasi otorite oluşmuş. Mesela Mekke'yi düşünün. Mekke'de Darun Nedve sistemiyle kurulmuş olan ciddi bir otorite alanı var. Hiçbir boşluk yok bu otoritede. Herkesin görevi belli. Ama Medine'de böyle bir şey yok. Medine'de en güçlü iki kabile savaş halinde. Karşılarında Yahudiler var. Yahudiler kendi içerilerinde savaş halindeler. Fakat müşriklere karşı yani Evs ve Hazreç'e karşı söz konusu olduğunda birlik olabiliyorlar veya danışıklı dövüş içerisine girebiliyorlar. Bütün Medine'nin beklediği bir kurtarıcı beklentisi var. Yani bizim de siyasi bir liderimiz olsa, herkesin boyun eğdiği bir başkanımız olsa, bütün bu ihtilaflar, bütün bu kavgalar bitse diye içten içe zaten herkeste böyle bir şey var. Herkeste böyle bir beklenti var. Bu Medine'yi diğer bütün Arap Yarımadası'nın şehir kentlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi. Bir diğer şey şu, bunu geçen derslerimizde de işlemiştik hatırlarsanız. Allah Celle Celalühu Medine'de Peygamberimizin davetine direnecek olan bütün aristokratların canını son Buas Savaşı'nda almış Allah Celle Celalühu. Hatta Buhari'den bir rivayet söylemiştim size hatırlarsanız. Ayşe Annemiz Buas Savaşı ile ilgili bu Allah'ın Peygamberimize takdim ettiği bir hediyeydi demişti.
[6:33]Niye? Çünkü bu savaşta kavmin en büyükleri, en şereflileri, en zenginleri öldürüldüler. Geriye kim kaldı? Gençler kaldı. Geriye gençler kalınca onlar da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in davetini kabul ettiler. Bunu sadece İslam'ı kabul anlamında anlamayın. Bunu söylememin özel bir nedeni var. Çünkü Peygamberimiz Medine'ye davet yapmaya gitmiyor. Peygamberimiz Medine'ye devlet kurmaya gidiyor. Gelenekleri değiştirecek, kurumları değiştirecek, dostluk düşmanlık anlayışını değiştirecek, şehrin mimarisini bile değiştirecek Aleyhissalatu vesselam. Şimdi yaşlılar olursa yaşlılar buna direnilirler. Yani yaşlılar pek böyle değişikliğe açık insanlar değiller. Fakat Aleyhissalatu vesselam öyle bir toplum buluyor ki orada hem dinen hem de fıtraten genç oldukları için yeniliğe açıklar. Peygamber Aleyhissalatu vesselam'ın uygulamak istediği şeyleri uyguluyorlar. Medine'nin bir diğer özelliği şu: Medine bir tarım toplumu. Yani neredeyse o bölgede Taif'i çıkarırsak ender tarım toplumlarından bir tanesi Medine. Şimdi tarım toplumlarıyla ticaret toplumları arasında çok bariz bir fark olur. Ne yönden bir fark olur? Ticaret toplumlarında herkesin toplumun sınıfları arasında çok ciddi uçurumlar vardır. Yani bir kesim çok zengindir ticaret toplumunda. Bir kesim çok fakirdir. Sermayenin elinde biriktiği, faiz verebilen, finans sağlayabilen insanlar genelde ticaretten büyük pay aldıkları için onlar çok zengindir. Diğer insanlar bunu yapamadıkları için onlardan çok alttadır. Doğal olarak para kimin elindeyse bütün siyaseti onlar belirlerler. Fakat bir köy hayatını gözünüzün önüne getirin. Tarım toplumunda ağalık sistemi yoksa herkes eşittir. Herkes aynı şartlarda çalışır. Herkes aynı saatlerde tarlaya gider. Hasadı herkes aynı tüccara satmak zorundadır. Doğa ve orada bir imece usulü olmak zorundadır. Toplumda dayanışma ve yardımlaşma zorunludur tarım toplumunda. Aksihalde yaşam yaşam mümkün değildir. Şimdi Medine'de sınıflar birbirine çok yakın olduğu için, insanların ekonomik gücü birbirine çok yakın olduğu için böyle bütün insanların kendilerine muhtaç olduğu ve toplumu yönlendirebilen büyük para babaları, büyük sermayedarlar yok.
[8:52]Şeyin aksine. Mekke'nin aksine. Bir de toplumda sınıflar arasında bir uçurum olduğunda şöyle bir şey başlar. Çok zenginler imtiyazlarını kaybetmemek için çok büyük bir direniş gösterirler. Yeni gelen şeye karşı. Tevhit davetine karşı bir direniş gösterirler. Ama tarım toplumunda böyle bir şey olmadığı için herkesin üç aşağı beş yukarı ekonomik durumu birbirine yakın olduğu için bu direnç çoktur. Bu da Medine'yi ayıran şeylerden, özelliklerden bir tanesidir. Son olarak da şunu söyleyebilirim. Medine'nin ayrıcalığı özelliklerinden bir tanesi Medine'de şirk vardır. Ama şirk toplumu bir arada tutan bir harç değildir. Milli bir değer değildir. Şimdi Mekke ile arasındaki en büyük fark, Taif ile arasındaki en büyük fark budur. Mekke'de şirk birleştirici bir dindir. Yani ister insanlar şirk'e inansınlar ister onun boş ve batıl olduğuna inansınlar. Bütün toplum şirk etrafında, putlara ibadet etme etrafında bir araya toplandıkları için şirk milli bir değerdir. Putlar milli bir değerdir Mekke'de. Yani adam mesela hiç inanmıyor o puta, sevmiyor da. Ama bakıyor diyor ki ya bu toplumu bir arada tutuyor bu değer. Toplum arasında bir uzlaşma noktası sağlıyor. Biz diyor bunu kabul edelim. Bunu yüceltelim diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş. Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direnç noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[12:28]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[13:58]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş. Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[16:59]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[18:29]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[20:00]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[21:31]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[23:01]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[24:32]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[26:03]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[27:34]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[29:06]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[30:37]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[32:08]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[33:39]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[35:10]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[36:41]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[38:12]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[39:44]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[41:15]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddetiyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[42:48]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[44:19]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[45:50]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[47:21]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir. Bu önemli midir? Önemlidir. Çünkü tevhidin karşısındaki en büyük direniş noktası şirk ve şirkten beslenenlerdir. Halihazırda bir toplumda şirk varsa ve şirk birleştirici bir unsursa orada direnç çok güçlü oluyor tevhit davetine karşı. Ama eğer şirk birleştirici bir unsur değilse şey olmuyor. Mesela bu ulus devletlerde de böyledir. Bunu fark etmiş olmanız lazım. Yani adamlar medeniyetten bahsediyorlar, çağdaşlıktan bahsediyorlar. İşte hurafeleri reddediyorlar, kabirleri reddediyorlar. Ama bakıyorsun kendileri kendi liderlerine bir kabir yapmışlar. Tarikatların kabillerinden daha belirgin bir hurafe merkezi haline dönüşmüş.
[48:52]Onlar da mesela işte o kişiye ait olan liderlerine ait olan eşyaları üretiyorlar, satıyorlar. Bundan para kazanıyorlar. Ama gündelik hayattaki konuşmalarına ve yazışmalarına baktığınız zaman aslında bunu reddetmeleri lazım. Bunu hurafe olarak görmeleri lazım. Fakat aynı Mekke'deki zihniyet geçerli. Yani adam evet diyor bunlar boş işler. Ama neticede bu toplumu bir arada tutuyor. Bizi bir araya getiren bir harçtır diyor. Medine'de Yahudi nüfus çok fazla olduğu için şirkin toplumu birleştirici bir unsur olması mümkün değildir. Yahudiler var, Hristiyanlar var, puta tapan müşrikler var, Hanifler var. Çok azınlıkta da olsa Hanifler var. Toplum çok çeşitli olduğu için ve her birinin sayısı da çok fazla olduğu için şirk hiçbir zaman birleştirici bir unsur haline gelmemiştir.



