[0:00]Yemyeşil bir ormanda çılgın mı çılgın yavru bir papağan, gür sesiyle "Maceraya hazır mısınız dostlarım?" diye bağırarak ormanın bir ucundan diğer ucuna doğru uçuyormuş. Bu papağan, diğer yavru arkadaşları Serçe, Baykuş ve Kartal'la macera peşinde koşar, her gün yeni keşifler yaparmış. Papağanın sesini duyan çılgın dostlar, hemen buluşma kayasına doğru uçmaya başlamışlar. Hepsi bir araya gelince önce biraz sohbet etmişler. Sonra Serçe gülerek: "Eee, hadi oturmaya mı geldik? Arı kovanına kadar yarışa var mısınız?" demiş. Hemen yan yana dizilmişler. "3, 2, 1, Başla!" demiş Serçe. Ve müthiş bir hızla uçuş başlamış. Önce Kartal öne geçmiş, sonra Papağan süzülmeye başlamış. Baykuş ve Serçe ise daha dayanıklı oldukları için sona doğru yaklaştıklarında hala hızlılarmış. Heyecandan hızlarını ayarlayamamışlar ve arı kovanına yaklaştıklarında bir an duramayıp hepsi birden kovana çarpmış. Kraliçe Arı dışarı çıkınca onlara kızmadan hemen uzaklaşmak için kanatlarını çırpmaya başlamışlar. Öyle hızlı uçmuşlar ki birden ormanın sonuna geldiklerini fark etmemişler. Hemen bir ağacın tepesine konmuşlar. Ormanın sonunda bir uçurum varmış ve oraya gitmeleri kesinlikle yasakmış. Buradaki şiddetli rüzgarlar çok usta kuşları bile alabora edebilirmiş. Kartal heyecanla: "Hadi ama, macera dediğin tam da budur dostlarım!" demiş. Bilgeliğiyle ünlü Baykuş hemen söze atılmış. "Hayır dostum, bu tehlikedir. Tehlikeyle macerayı karıştırıyorsun. Henüz buna hazır değiliz." demiş. Serçe ve Papağan da ona katılır bir şekilde başlarını sallamışlar. Ama Kartal'ın dinlemeye hiç niyeti yokmuş. "Ben hızlı ve güçlüyüm. Biraz uçup gelirim." demiş. Arkadaşları onu ikna etmeye çalışsa da Kartal onları dinlemeyip hızla uçuruma doğru uçmuş. Arkadaşları endişeyle onu uzaklardan izlemeye başlamışlar. Kartal süzülmeye başlamış. Önce "Bunda korkulacak ne var ki?" demiş ama birden şiddetli bir fırtına çıkmış. Her tarafı sis kaplamış. Hiçbir yeri göremez olmuş. Kanatlarını bile çırpamıyormuş. Kartal: "Aaa ne oluyor? İmdat!" diye çığlık atmaya başlamış. Onu duyan Serçe, Baykuş ve Papağan arkadaşlarını kurtarmaları gerektiğini biliyorlarmış. "Dikkatli olalım. Birbirimizden ayrılmamalıyız. Yan yana durursak rüzgara karşı durabiliriz." demiş Papağan. Aynı hizada uçmaya başlamışlar. Kartal'ın sesini takip edip onu kanadından tutup aralarına almışlar. Rüzgara karşı güçlü bir şekilde kanat çırpmışlar. Ormanın kenarına geldiklerinde yavaşça süzülüp bir kayaya konmuşlar. Kartal'ın yüzünde pişmanlık ve üzüntü varmış. Titrek bir sesle: "Sizi dinlemediğim için çok özür dilerim. Kendime çok güvendim ama hem kendimi hem de sizi tehlikeye attım. Beni kurtardığınız için çok teşekkür ederim." demiş. Serçe: "Macera birlikte güzeldir ama tehlike de ancak beraber aşılır." demiş. Birlikte ormanın güvenli yollarına doğru uçmuşlar. O günden sonra hep birbirlerini dinlemişler. Ortak karar vermeden asla hareket etmemişler. Çünkü artık biliyorlarmış. En önemli macera güvenle eve dönebilmekmiş.

🦜 Uçurumdaki Macera | Cesaret mi, Dikkat mi?
Sesli Çocuk Masalları
3m 59s401 words~3 min read
Auto-Generated
Watch on YouTube
Share
MORE TRANSCRIPTS


