Thumbnail for Gözcü Gölge | Küçük Bir Görev, Büyük Bir Ders 🏜️ by Sesli Çocuk Masalları

Gözcü Gölge | Küçük Bir Görev, Büyük Bir Ders 🏜️

Sesli Çocuk Masalları

4m 6s419 words~3 min read
Auto-Generated

[0:00]Sıcak güneşin ısıttığı Miriko çölünün ortasında Kum Kulübe isminde mutlu bir Mirket yuvası varmış. Burada her şey saat gibi tıkır tıkır çalışırmış. Mirket ailesinde bütün bireylerin bir görevi varmış. Anne ve baba toprak kazarken aynı zamanda çocuklarını eğitiyorlarmış. Büyük kardeşler de sırayla yiyecek bulup gözcülük yapıyorlarmış. Ailenin en küçüğü Gölge ise henüz gözcülüğü öğrenmekle sorumluymuş. Mirketler için huzur içinde yaşamanın en önemli kuralı birinin etrafı görebilecek bir tepede durup çevreyi izlemesiymiş. Bir tehlike anında yüksek sesle bağırarak herkesin yuvaya girmesini sağlamaları lazımmış. O gün nöbet sırası Gölgedeymiş. Annesi Gölgeyi tepenin en yüksek yerine çıkarmış ve onu iyice tembihlemiş. Gölgeciğim, bu çok önemli bir görev. Gözlerini dört açıp her yere çok dikkat etmelisin. Ağaçlardaki uğultuya, gökyüzünde uçan kuşlara, rüzgarın getirdiği kokulara. Biz etrafta yiyecek ararken güvenliğimiz sana emanet. Gölge gözlerini kısarak etrafa bakmaya başlamış. Ama 2 dakika bile geçmeden sıkılmış. Kendi kendine söylenmiş. Of, böyle beklemek ne kadar da sıkıcı bir şey. Güneş tam tepede, her yer zaten çok sessiz. Neden kaktüs gibi dikiliyorum ki? Babam bence biraz abartıyor. Burası dünyanın en güvenli çölü. Gölge çevreyi izlemek yerine yerdeki renkli taşlarla oynamaya başlamış. Gökyüzündeki bulutları çöl hayvanlarına benzetmiş. Hatta bir ara zıplayan bir çekirgenin arkasından gidip onun gibi zıpladığı bir oyun oynamış. Görevini çoktan unutup gitmiş. Tam o anda havada keskin gözlü bir kartal süzülmeye başlamış. Kanatlarını kapatıp aşağı doğru inerken tıpkı bir kelebek kadar sessizmiş. Hedefi ise aşağıda tünel kazmaya çalışan Gölgenin kardeşleriymiş. Gölge hala çekirgeleri incelerken etrafta yiyecek arayan Baba Mirket bir anlık içgüdüyle başını kaldırmış. Gölgenin çekirgeyle oynadığını ve yavrularına yaklaşan siyah kartalı görmüş. Baba Mirket derin bir nefes alıp biip diye bağırarak tehlike uyarısını vermiş. Bu ses herkes yuvaya girsin demekmiş. Birkaç saniye içinde tüm aile yer altındaki tünellere kaçmış. Kartal pençelerini açıp tam birini yakalayacakken son mirket kuyruğuyla birlikte deliğin içine girmiş. Kartal pençeleri boş bir şekilde gökyüzüne yükselip uzaklaşmış. Tünele girdiklerinde herkesin kalbi küt küt atıyormuş. Gölge o kadar korkmuş ki titremekten ayakta bile duramamış. Babası Gölgenin yanına gelmiş ve elini tutmuş. Gölge konuşmuş. Baba ben çok özür dilerim. Görevimin sadece boş boş etrafa bakmak olduğunu sanmıştım. Sıkıldım ve oyun oynamaya başladım. Benim yüzümden hepimiz zarar görecektik. Artık gözcülük görevinin ne kadar önemli olduğunu anladım. Babası gülümsemiş. Bizim ailemizde herkesin bir görevi var. Hiçbir görev küçük ya da önemsiz değildir. Bunu anlamana çok sevindim küçük dostum. O günden sonra Gölge çölün en dikkatli gözcüsü olmuş. Hatta bazen o kadar dikkatliymiş ki yoldan geçen minik karıncaları ve uçan yusufçukları bile rapor edip ailesini güldürüyormuş. Artık herkes biliyormuş ki Gölge Tepede ise korkulacak hiçbir şey yokmuş.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript