Thumbnail for Cimri - Moliere (Radyo Tiyatrosu) by Godot

Cimri - Moliere (Radyo Tiyatrosu)

Godot

38m 53s2,845 words~15 min read
Auto-Generated

[0:15]Mikrofonda tiyatro. Cimri. Yazan Moliere, çeviren Sabahattin Eyüboğlu. Radyoya uygulayan Yılmaz Kuruda, mikrofona koyan Mücap Ofluoğlu, efekt Erol Tanır. Oynayan sanatçılar, Eliz, Selmin Barutçu. Valer, Atacan Arseven, Kleant, Aslan Altın, Harpagon, Mücap Ofluoğlu, Lafeş, Ferih Egemen, Simon Efendi, Fadıl Garan, Frozin, Ayşegül Devrim, Klot Kadın, Fethiye Sezer, Brandavuan, Engin Akçelik, Merlüş, Ali Yürük, Jakusta, Ersan Barkın, Maryan, Filis Toprak, Komiser, İhsan Devrim, Anselm, Necdet Mahfi Ayral. Ne oluyor Eliz? Güzelim, nedir bu iç çekmeler? Nedir bu mahsun halin? Bana bu kadar umut verdikten sonra söyle pişman mı oldun beni sevdiğine, beni sevindirdiğine? Hayır Valer, senin için yaptığım hiçbir şeye pişman değilim. Ama doğrusunu istersen seni sevmekte belki fazla ileri gittim diye korkuyorum. Beni sevmek, sevindirmek korkunç bir şey mi? Nedir seni korkutan ne var? Ah neler var bir bilsen. Babam küplere binecek. Evde herkes benden yüz çevirecek. Konu komşu adımı kötüye çıkaracak. Ama beni asıl korkutan sensin. Senin kalbinin değişmesi. Siz erkekler bir tuhafsınız. İnsan sizi sevdi mi hemen soğuyuverirsiniz. Öyleyse kılınız kıpırdamazsın. Beni başkalarına benzetmeye nasıl varıyor dilin? Bu evde sana olan sevgim yüzünden nelere katlandığımı biliyorsun. Babanın aşırı cimriliği, kardeşin Kleant'la sana sert davranışları canıma yetiyor ama umutların boşa çıkmaz da anamı babamı bulacak olursam babanın gönlünü yapmak için hiç de zor olmayacak benim için. Her gün haber bekliyorum onlardan. Gecikirse kendim gideceğim bulmaya. Ne olur hiç ayrılma buradan Valer. Babamı kazanmaya, gözüne girmeye çalış yeter. Bunun için neler yaptığımı görüyorsun. Uşak Kahya sıfatım yetmiyormuş gibi maymuna dönüyorum kendimi sevdireyim diye. Peki niçin kardeşimi de kazanmak istemiyorsun? İkisini birden kazanmaya imkan yok. Babayla oğlun kafaları öyle ayrı ki. Ama bak, sen düşebilirsin kardeşin üstüne. Böylece aramızdaki dostluğu arttırır, bizden yana olmasını sağlarsın gereğinde. Eliz! Eliz! Neredesin? İşte geliyor. Tam sırası bu fırsatı kaçırma. Ben bahçeye çıkıyorum. Açıl ona ama yeterince, fazla değil. Bilmem hiç açılabilecek miyim? Elinden geleni yap. Allah'ım bana yardım et yanlış bir adım atmayayım. Ah buradasın. Seni yalnız gördüğüme sevindim kardeş. Seninle konuşmaya can atıyordum. Bir sırrım var sana açacak. Söyle Kleant. Can kulağıyla dinliyorum seni. Söyle ne var? Neler neler var kardeşim. Ama hepsi bir kelimeye sığar. Seviyorum. Seviyorum musun? Evet seviyorum. Fakat sevmekle kalıyorum şimdilik. Her şey babama bağlı biliyorum. O ne derse uymak zorundayım. Sevgilinle sözleştiniz mi? Hayır ama kararım karar. Ne var ki yalvarırım sana. Boşuna vazgeçirmeye çalışma beni. O kadar anlayışsız bir insan mı biliyorsun beni? Yok canım. Ama sen sevmediğin için bilmezsin. Bilemezsin sevgilinin insanı deli eden tadını. Üstelik pek de akıllısın. Asıl felaket de orada zaten. Tam buldun. Benim aklımdan hiç konuşmayalım daha iyi. Hem dünyada kim var hayatında bir kez olsun aklını kaybetmeyen? Kim bilir? Ben de sana içimi döksem kendinden daha akılsız bulursun beni. Aman deme yoksa sen. Yok, önce senin işini bitirelim. Kimmiş bakalım sevgilin? Bizim semtte yeni taşınmış bir kız. Her göreni deli etmek için yaratılmış sanki. Görür görmez vuruldum. Adı Maryan. Başında annesi var yalnız. O kadar iyi, o kadar cana yakın bir kız ki ah anlatamam sana, anlatamam. Kendin görmelisin. Görmelisin onu. Görür gibi oluyorum sen anlattıkça. Hem senin sevmen yeter onun kim olduğunu anlamaya. Ama el altından öğrendiğime göre kendi hallerinde kıt kanaat yaşıyorlarmış. Onlara biraz olsun yardım etmek için ah neler yapmazdım neler. Ama babam yok mu? Bu ne işkencedir canım. Olacak şey mi bizi bu kadar pintice yaşatmak? Korkunç bir şey tutumluluğun bu kadarı. Neyse kapatalım bu konuyu daha iyi. Seninle şunu konuşmak istiyordum. Birini sevdiğimi gidip babama anlatsan. Eğer bana karşı koyarsa sevdiğim kızla gider başka bir yerde Allah'ın vergisiyle yaşarım. Kaçmayı sağlamak için de dört bir yandan uşağım Lafeş'le borç para arattırıyorum. Çık git dedim sana be adam, çık git buradan, çık diyorum defol. Aman babam. Gel şu perdenin arkasına saklanalım. Çık git buradan. Laflleş misin nesin çekil git evimden. Ne için kovuyorsunuz beni? Seni azılı eşkıya. Seni ip kaçkını seni. Bir de hesap mı vereceğim sana haydut. Çık git diyorum işte. Hemen defol. Gebertirim yoksa seni. Defol diyorum sana. Efendim, yani oğlunuz Mr. Kleant kendisini burada beklememi söyledi. Git sokakta bekle efendini. Kazık gibi dikilip durma evimde. İşin gücün olanı biteni gözetlemek. Hafiye istemiyorum evimde. Hırsız istemiyorum. Sen Allah bilir bu evde saklı para var demişsindir elaleme. Saklı para mı var bu evde? Kudurtacak adam beni. Yok alçak herif, yok bu evde öyle şey. Hani vardır demişsindir demek istedim. Hadi hadi uzattık, uzattık defol buradan. Defol, defol bak hala duruyor. Defol dedim sana, defol. Çaldıkların gözüne dişine dursun inşallah. Bu kör anası uşak rahat nefes aldırmaz oldu bana. Neyle gitsem peşimde. Belki de ben öyle sanıyorum. Öf öf öf. Evde büyük para saklamak belalı şey. Evinde cep harçlığın olacak yalnız. Koskoca evde emin bir delik arada bul. Demir kasa. Evet ama eve giren hırsız ilk neye saldırır? Kasaya tabii. Peki onun için kasalara dünyada güvenmem. İyi ama ben bakalım doğru mu yaptım bahçeye gömmekle dün getirdikleri 10 bin altını? 10 bin altın bu laf değil. Sen tut hepsini. Günaydın babacığım. Eyvah. Aman Ya Rabbi. Kendi kendimi ele verdim. Ağzımdan bir şeyler kaçırdım galiba düşünürken. Ne? Hayır oğlum. Kapının açıldığını duymadım. Çoktan beri mi buradasınız? Hayır şimdi geldim. Bahçeden babam. Duyduğunuz ama dediğimi şimdi değil mi? Neyi baba? Duymadık bir şey baba. Duydunuz, duydunuz. Aman etmeyin baba duymadık. Bir şeyler duydunuz işte canım. Suratınızdan belli. Anlamaz mıyım ben? Ama gene de söylediklerimi tekrar edeyim. Kendi kendime diyordum ki para bulmak ne zor bugünkü günde. Ne mutlu diyordum evinde 10 bin altını olana. Neyse bırakalım bu 10 bin altının lafını da başka şey konuşalım. He söyleyin bakayım bana. Maryan adında bir kızı tanıyor musunuz? Bu yakınlarda oturan?

[8:02]Tanıyorum baba. Sen Eliz. Şey adını duymuşluğum var. Bu kızı nasıl buluyorsun oğlum? Çok hoş bir kız babacığım. Çok hoş. Evlenmekte hesap var mı onunla? Tabii çok hesap var. Bir şey var yalnız beni düşündüren. Varlık durumu nasıl acaba?

[8:26]Ne önemi var babacığım? Fazla bir dünyalık getiremez korkarım. Her neyse getiremezse eksiğini başka yönden kapatırız. İşte bu kız kibarlığı, tatlılığıyla gönlümü çaldı. Kararımı verdim. Evleneceğim onunla. Tabii biraz olsun dünyalığı varsa. Ne dediniz? Nasıl? Ne var ne oluyor? Neye karar verdim dediniz? Maryan'la evlenmeye. Kim siz mi? Siz mi? Evet ben evet ben. Ne biçim soru bu böyle?

[9:05]Birden başım döndü de buradan gitsem iyi olacak. Git git evladım. Git oğlum mutfağa git. Bir bardak soğuk su iç geçer. İşte böyle kızım. Kendim için verdiğim karar bu. Kardeşin için de paralı dul bir kadın düşünüyorum. Bu sabah ailesiyle konuştum. Sana gelince seni de Messü Anselm'e vereceğim. Messü Anselm'e mi? Evet. Olgun aklı başında bir adam. Ellisine basmamış daha. Malı mülkü dillerde destan. Teşekkür ederim baba. Fakat benim niyetim hiç evlenmemek. Özür dilerim. Benim niyetim de seni evlendirmek sevgili biricik kızım. Özür dilerim. Mr. Anselm'in önünde derin saygılarımla eğilirim. Ama müsaadenizle evlenmeyeceğim kendileriyle. Ben de önünüzde derin saygılarımla eğilirim. Ama evleneceksiniz kendileriyle hem de bu akşam. Bu akşam mı? Bu akşam mı? Bu akşam. Olmaz baba. Olur kızım. Zorla evlendiremezsiniz beni. Zorla evlendiririm seni. Kendimi öldürürüm de böyle biriyle evlenmem. Kendini öldürmek yok. Hesap etsek kim bilir kaça mal oldun bu yaşa gelinceye kadar. Evleneceksin. Bundan iyi koca can sağlığı. Bahse girerim ki aklı başında hiç kimse iyi karşılamaz böyle bir evlenmeyi. Bahse girerim ki aklı başında herkes iyi karşılayacak bu kararımı. Pekala öyleyse. Demek kimse iyi karşılamaz diyorsun ha. Pekala aklı başında birine soralım bakalım. Mesela bizim kahyaya ha? Valer'e soralım. Onu hakem yapalım bu işte. Razı mısın? Razıyım. O ne derse peki diyecek misin? Evet, o ne derse kabulüm. Tamam. Oldu bu iş. Valer! Valer! Buyurun efendim.

[11:07]Biraz buraya gel Valer. Geliyorum.

[11:17]Şimdi hallederiz bu işi. Emriniz efendim. Şimdi dinle beni. Kızımla ben hakem seçtik seni. Söyle bakalım ben mi haklıyım yoksa kızım mı? Aman efendim. Siz haklısınız elbette. Valer iş, kahya, Şşt. Ne üstüne konuştuğumuzu biliyor musun? Bilmiyorum ama haksız olamazsınız ki siz. Hakkın ta kendisisiniz. Dinle. Ben ona zengin akıllı bir koca bulmuşum. O tutmuş olmaz diyor yüzüme karşı. Ne dersin buna? Ne mi derim? Ben mi? Evet sen ne dersin? Allah derim. Anlamadım. Yani aslında ben de sizden yanayım tabii. Ama kızınız da belki büsbütün haksız değil. Hem ne demek? Messü Anselm'den iyi koca mı olur? Hemen atılmalı üstüne. Kızımı nasıl istiyor biliyor musun? Çeyizsiz ne? Çeyizsiz mi? Evet ya çeyizsiz. Yandık. Anlamadım. Yani akan sular durur. Ne var ki kızınız ölünceye kadar sürecek olan bu evlenmeye razı olmazdan önce iyice düşünüp taşınmalı. Çeyizsiz. Evet tabii diyecek yok arası öyle. Yalnız evlenmede her şeyden önce sevgi anlaşma önemli. Çeyizsiz. Doğru doğru. Bundan ötesi boş laf. Çeyizsiz diyor adam. Sen gel de böylesine dayan. Durur akan sular durur. Dur, sus. Bahçede bir köpek havlıyor gibi geldi bana. İster misin hırsızlar gelsin paramı. Ne parası canım? Canımı, canımı. Neyse durun siz kıpırdamayın. Beni burada bekleyin. Ben şimdi geliyorum. Şimdi. Ne olur sana Valer? İşin alayında mısın? Olmadığını pekala biliyorsun. Sadece kızdırmak istemiyorum. Kızdı mı baş edemeyiz. Seni anlıyorum ama evlenmeye ne diyorsun? Bir kulp bulup bozacağız bu evlenmeyi. Olmazsa kaçar gideriz buradan. Eğer beni gerçekten seviyorsan tabii. Ah aman bir şey yokmuş çok şükür. Evet Eliz. Bir kız babasını mutlaka dinlemeli. Hele sizi isteyen çeyizsiz istiyorsa. Tamam mı? Ömrüne bereket. Konuştu mu böyle konuşmalı insan. Hoş görün efendim. Kızınızın direnişini içerledim de sert konuştum biraz. Ne hoş görmesi bayıldım sözlerine. Bundan böyle kızımın eti senin kemiği benim. Devam devam. Teşekkür ederim. Bana bakın Eliz. Paradan daha değerli bir şey var mı bu dünyada? Siz Allah'a şükredin ki böyle aklı başında bir baba vermiş size. Ah canım Valer. Kitap gibi laf ediyor. Ne mutlu böyle bir kahyası olana. Devam Valer, devam.

[14:52]Kahya efendimizin bunun sırrı neyse öğretin bize. Aşçılık için de sizi alın üstünüze. Nasıl olsa karışmadığınız iş kalmadı bu evde. Bırak gevezeliği bakayım bırak. Neler lazım onu söyle. Sofrada kaç kişi olacaksınız? 10 kişi. Ama sen sekizde. 8 kişilik yemek oldu mu 10 kişi de doyar. Doyar da 2 kişilik artar bile. Neler istersen yaparım. Yeter ki sofrada içki bol olsun. Balık, kuş, et olsun. Her istediğimi bol keseden yaparım size. Yaparım. Ah Valer. Vallahi efendim insan borçlanmaya kalktı mı yandı. Simsarlar elinden çekeceği var sizin gibi. İş olmuyor mu yoksa? İş olmasına oluyor ya biraz zorlu oluyor. Beni yolladıkları simsar Simone efendi tuttuğunu koparan gayretli bir adam maşallah. Sözde sizin için çalmadık kapı bırakmamış. Bütün bunları. Sözü uzatma. Parayı verecek adamla görüştürdü mü seni? Nerede o adam kimse sizden daha çok saklıyor kendini. Adının bilinmesini hiç mi hiç istemiyormuş. Simone efendi bugün sizi bir başkasının evinde karşılaştıracakmış. Neden o? Adam sizin mal mülk ve aile durumunuzu ağzınızdan duymak istiyormuş. Simone efendi az önce o adama gitti. Ben de koşa koşa buraya geldim. Ama daha önce o adamın simsara yazdırdığı bazı maddeler var. Dinleyin, okuyorum. Oku bakalım. Bir. Borç veren vicdanında en küçük bir gölge kalmaması için parasını sadece %6 üzerinden borç verecektir. %6 mı? Ah insaflı adam doğrusu. Bundan iyisi can sağlığı. Hadi devam et bakayım. Yalnız borç verenin istenen miktarda parası olmadığı için bu parayı %20 faizle başkasından almak zorunda bulunması dolayısıyla borç alana bu faizi kendisine iyilik eden kimseye yüklemesi elbette düşünülemez. Yani böylece istenen borç %26 faizle. Vay namussuz %26 ha. Öyle efendim. Ben de söyledim. Artık düşünün taşının. Canım neyi düşünüp taşınayım? Bana para lazım biliyorsun. Herif ne derse peki demek zorundayım. O halde bir maddecik daha var. Borç veren istenen 15 bin frangın yalnız 12 binini para olarak verebilecek. Geri kalan para karşılığı olarak borç alanın ilişik listedeki çamaşır, elbise ve mücevherleri borç vereni yok pahasına satacağı fiyattan alması gerekmektedir. Bu da nesi? Listeyi okuyorum. Dört ayaklı bir karyola, altı adet sandalye bir örtü. Bundan başka gül kurusu renginde halis ipekten püskülleri saçakları vesaire takımlarıyla bir cibinlik takımı. Vay Allah'ım ne yapayım ben bütün bunları? Durun efendim durun daha sı var. Halis Bolonya işi bir ut. Hemen hemen bütün teller ile üç adet romatizmaya birebir gelir az giyilmiş fanila don. Kes kes Allah aşkına. O halde sonunu okuyayım. Yukarıda adı geçen bütün bu eşyalar ki su içinde 4500 frank eder. Borç verenin cömertliği dolayısıyla 3000 franga indirilmiştir. Cömertliğin yerin dibine bassın alçak herif. Kanımı içecek neredeyse. Gel gelelim ister istemez peki diyeceğim. Kimmiş bakalım bu adam? Aman babam. Gel şu pencerenin önüne gidelim. Ver şu listeyi bana bir de ben bakayım. Bizden yani sizden borç isteyen bir delikanlı. Başı dertte. Öylesine dertte ki ne şart koşsanız peki diyecek çaresiz. Hiçbir çürük tarafı yok değil mi bu işin? Hayır yok. Kim bu delikanlı? Kimin nesi? Doğrusu bu bakımdan size tam bir bilgi verecek durumda değilim. Benim size bütün söyleyeceğim şu. Ailesi pek zengin. Annesi ölmüş. İsterseniz babasının da 7-8 ay sonra öleceğine söz verebilirmiş. Yabana atılır şey değil bu söylediğin. İnsan elinden gelen yardımı başkalarına esirgememeli. Dinimiz böyle buyuruyor. Tabii elbette. Şuraya bakın. Bizim simsar efendi babanızla konuşuyor. Şikayet mi ediyor acaba? Bilmem. Haydi şuraya bakın. Ben bu eve gel demedim ki gelmeden gelmişler. Olur şey değil. Hey efendiler, kim dedi size burada buluşacağımızı? Aman efendim, sakın aklınıza bir şey gelmesin. Ben ne adınızı söyledim ne evinizi. Ama hiç zararı yok. Madem gelmişler buyurun kendiniz konuşun. İşte borç vereceğiniz delikanlıyla uşağı. Ne? Nasıl? Sizden 15 bin frank borç almak isteyen Missi'ye işte. Ne demek sizsiniz ha Kleant? Sizsiniz demek bu aşağılık yollara düşen. Oğlum ha? Demek sizsiniz ha? Babam, sizsiniz demek bu aşağılık işleri yapan. Aman rica ederim bana müsaade. Hiç utanmıyor musun ha? Söyle utanmıyor musun bu hallere düşmekten? Vur patlasın çal oynasın yaşamaktan. Bu korkunç, bu tüyleri ürpertici masraflara girmekten. Ananın babanın bunca teller dökerek kazandığı paraları har vurup harman savurmaktan. Siz sıkılmıyor musunuz bu pis işlerle ailenizi rezil etmekten? Faizcilik işlerine dünyanın en korkunç simsarlarının bile aklına gelemeyeceği çirkin inceliklere düşmekten? Yıkıl karşımdan haydut. Kızdırma kafamı daha fazla. Pekala gidiyorum.

[20:29]Fena olmadı bu karşılaşma. Hiç fena olmadı. Gözümü dört açmalıyım bundan sonra. Her yaptığına göz kulak olmalıyım. Her yaptığına. Ben geldim efendim. Frozin sen misin? Biraz bekle beni. Şimdi geliyorum. Bir yere bakıp geleceğim. Bekle beni. Bekle Frozin. Vay vay bak kim gelmiş. Frozin abla nereden çıktın?

[21:03]Perdenin arkasından. O ne o? Pencereyi kapatmıştım da neyse bırakalım şimdi beni de sen söyle bakalım burada ne işin var? Her yerde işim neyse burada da o. Ona buna çöpçatanlık etmek. Bu evin efendisiyle de bir alışverişin mi var? Evet. Becerirsem kesemi doldurur herhalde. Hava alırsın. Metelik çıkmaz ondan. Bu evde para pahalı bacı çok pahalı. Sen bana bırak. Ben insanları sağmasını bilirim. Gıdıklanacak yerlerini buldum mu gevşeyiverirler. Paradanyana bu adamı gevşetecek olanın alnını karıştırırım. Geliyor. Ben kaçıyorum. Hadi Frozin, göster kendini. Oh aman neyse. Her şey yerli yerinde. Hey söyle bakalım Frozin. Ne haber? Olur şey değil. Ne kadar iyisiniz maşallah. Yüzünüzden kan damlayacak neredeyse. Yok canım. Yok canım da söz mü? Ömrünüzde böylesine genç olmamışsınızdır. Öyle erkekler görüyorum ki ortalıkta. Yaşları 25, sizden daha yaşlı geliyorlar bana.

[22:20]Gel gelelim bizde de yaş tam 60. Ne olmuş 60 olmuşsun? Fena mı? En güzel yaş aslında bakarsanız. En güzel erkeklik çağınız bundan sonra sizin. Her şeyiniz bu gerçeği gösteriyor. Durun bakayım şöyle. İşte tam iki gözünüzün ortasında. Uzun yaşama alameti. Tam 120'lik. Kendiliğinizden ölmek yok size. Çocuklarınız da gömersiniz. Siz çocuklarınızın çocuklarını da. Obam ne iyi mi iyi mi iyi mi iyi. Peki bizim iş ne halde? Kızına vereceği çeyiz üstüne konuştun mu Maryan'ın annesiyle de? Dedin mi biraz cömert davransın? Hiçbir şey götürmeyen bir kızla da evlenemez ya insan. Orasını hiç merak etmeyin. Bilmem hangi memlekette malları mülkleri varmış. Sizin olacakmış hepsi. İşin bu tarafını iyice bir araştırmalı. Ama bak Frozin bir şey daha var beni düşündüren. Bu kız bir hayli genç. Biliyorsun genç dediğin de daha çok gençleri sever.

[23:32]Ama sizin de hiçbir şey bildiğiniz yok. Bu tarafı daha anlatmadım size. Delikanlılardan nefret ediyor bu kız. Aklı fikri hep yaşlı erkeklerde. Sahiyim mi? Sahiyim ya. Odasında birkaç yağlıboya, birkaç da basma resim var. Neler olabilir dersiniz? Adonisler, Apollonlar, Parisler ve hasıl genç güzel erkekler mi? Hayır. Sakallı Satürn, ihtiyar Nestor, oğlunun sırtında dolaşan Ankises baba. Olur şey değil. Ha ha ha ha. Peki peki Frozin. Şey Maryan hiç görmüş mü beni? Hayır. Ama uzun uzun konuştuk sizden. Nasıl olduğunuzu söyledim. Değerlerinizi saydım döktüm. Sizin gibi bir kocası olmanın ne demek olduğunu anlattım. İyi etmişsin, iyi etmişsin eksik olma. Şey sizden küçücük bir dileğim olacak. Bir davayı kaybetmek üzereyim parasızlık yüzünden. Ufacık bir yardımla bana bu davayı kazandırmanız işten değil. Maryan sizi görünce ne sevinecek, öyle beğenecek ki sizi. Sahiden de Allah senden razı olsun Frozin. Bu iyiliğinin altından dünyada kalkamam. İstediğim yardımı benden esirgemeyin. Ne olursunuz? Ömrümce unutmam sizi. Hadi eyvallah. Hadi güle güle. Ben gideyim de şu mektupları bitireyim. İnanın bana bundan büyük iyilik edemezsiniz bana. Çaresiz kalmasam rahatsız etmezdim sizi. Ayşe söyleyeyim de akşam yemeğini erken hazırlasınlar. Sen de Maryan'ı al gel. Arabayı yollarım size. Yalvarırım bu iyiliği esirgemeyin benden. Hadi hadi ben gidiyorum Frozin. Hadi sen de güle güle. Çağırıyorlar bak duymuyor musun? Akşama görüşürüz. Kimse çağırmıyor. Daha çağırıyorlar, çağırıyorlar. Ben duyuyorum canım. Hadi hoşça kal, hoşça kal. Hay boyu devrilesi yüreği kurumuş herif. Cehennem doyursun seni. Ağzından girdim burnundan çıktım yumuşatamadım koca cimriyi. Yazıklar olsun bana.

[38:21]Neden? Kim çaldı? Hırsızım, hırsızım. Canımı yaktın. Paralarımı çaldın. Benim paramı çaldılar. Eyvah eyvah. Nereden biliyorsun canım? Neremi soydu o herif? Nerede? Koş, koş, koş, koş, koş, koş, koş. Nereye kaçtı? Kim o? Ne? Kim o? Yakalayın. Yakalayın o herifi. Katilim, hırsızım, katil. Paralarımı aldılar. Kim aldı? Neredeler? Koş, koş, koş, koş. Koşun, koşun. Yakalayın. Koşun, koşun.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript