[0:00]Merhaba sevgili öğrenciler, kanalımıza hoş geldiniz. Ben Deniz Hoca. Bu videoda sizlere geleneksel Türk tiyatrosunu tüm detaylarıyla anlatacağım. Bu videoda kullanmış olduğum slaytı ve hazırlamış olduğum PDF'i videonun açıklamalar kısmından indirebilirsiniz. Bu şekilde daha sonra da hızlı bir tekrar yapabilirsiniz, tavsiye ederim. Öncelikle arkadaşlar tiyatro nedir sorusundan hemen başlayalım. Göstermeye bağlı bir metin türü olan tiyatro, sahnede canlandırılmak için yazılan eserler olarak değerlendirilebilir. Tiyatronun amacı insanı insana, insanla anlatmaktır arkadaşlar. Biz Türk edebiyatındaki tiyatroyu ise iki farklı başlıkta inceliyoruz. Bunlardan birincisi geleneksel Türk tiyatrosudur. İkincisi ise modern tiyatrodur. Tabii ki biz bu videoda geleneksel Türk tiyatrosuna odaklanacağız. Peki geleneksel Türk tiyatrosu nedir? Modern tiyatronun dışında kalarak kökeni eski inanç ve geleneklere dayalı olan göstermelik türlere genel olarak geleneksel Türk tiyatrosu denilmektedir. Geleneksel Türk tiyatrosu arkadaşlar denildiği zaman aklımıza Karagöz, orta oyunu, Meddah ve köy seyirlik oyunları gelmelidir. Şimdi hızlı bir şekilde geleneksel Türk tiyatrosunun genel özelliklerine göz atalım. Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne dayanmaz arkadaşlar. Oyunlar tamamen doğaçlama bir şekilde oynanır. Tabii ki doğaçlama olması nedeniyle biz bu ürünleri sözlü edebiyat kapsamında değerlendirmekteyiz. Ve geleneksel Türk tiyatrosunda şarkılar, danslar ve söz oyunları da karşımıza sıklıkla çıkmaktadır. Geleneksel Türk tiyatrosunda ana unsur güldürdürtür diyebiliriz. Ama sadece amaç güldürmek değildir, güldürürken ders ve öğüt vermektir, bunu da unutmayalım. Modern tiyatroda son derece önemli olan sahne, kostüm, dekor, ışık gibi teknik unsurlar geleneksel tiyatroda yok denecek kadar azdır. Bunu da unutmuyoruz arkadaşlar. Az önce de belirttiğim gibi geleneksel Türk tiyatrosu, Karagöz, orta oyunu, Meddah ve köy seyirlik oyunlarından oluşmaktadır. Şimdi Karagöz'le bu tiyatroları detaylı bir şekilde incelemeye başlayalım. Karagöz arkadaşlar, bir gölge oyunu olan Karagöz, deriden kesilmiş tasvirlere ışık yansıtılmasıyla sahnelenen bir tiyatro çeşididir. Karagöz, perdenin arkasında bulunan hayali ya da hayalbaz tarafından oynatılmakla birlikte yine hayalbaz tarafından seslendirilir. Yani Karagöz'ün arkasında onların konuşmasını sağlayan kişi hayalbaz olarak adlandırılır. Oyunda hayaliye yardım eden, tef çalarak şarkı söyleyen kişiye de yardak denir. Bu oyunun kurucusu arkadaşlar Şeyh Küşteri olduğundan Karagöz sahnesine Küşteri Meydanı da denilmektedir, bunu da unutmayalım. Türk halk geleneğinin önemli bir unsuru olan Karagöz oyununun kaynağı hakkında çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Birçok rivayet olduğu için şimdi bunları burada anlatmak istemiyorum. Karagöz oyunları yazılı bir metne dayanmaz, yani oyun doğaçlama bir şekilde sahnelenir. Oyun ağırlıklı olarak arkadaşlar Hacivat ile Karagöz arasında geçen diyaloglardan oluşmaktadır. Oyunun ana unsuru budur. Güldürü ağırlıklı olan oyunda en önemli güldürü unsuru Karagöz'ün her şeyi yanlış anlamasına dayanmaktadır arkadaşlar. Şimdi gelelim Karagöz'ün oyuncularına. Tabii ki oyunun merkezinde az önce de belirttiğim gibi Karagöz ile Hacivat bulunmaktadır. Karagöz arkadaşlar okumamıştır, halk ağzıyla konuşur, söylenen birçok sözü ve kelimeyi yanlış anlar, yanlış telaffuz eder ve onlara ters anlamlar yükler. Zaten komedi de tamamen bunlar üzerine kurulmuştur. Peki Hacivat nasıl biridir? Öğrenim görmüştür, medrese diliyle konuşur, bilimle ilgilenir ve görgü kurallarına uyar, ve bu şekilde çevresini etkiler. Zaten Karagöz'ü bu anlamda eğitmek de Hacivat'a düşer. Zaten çatışmada işte Karagöz ile Hacivat arasındaki bu farktan kaynaklanmaktadır. Bunların dışında biz bu oyunda Çelebi'yi görürüz arkadaşlar. Çelebi Batılı bir tipi temsil eder. Batılı bir şekilde giyinir, durumu iyidir, elinde bir bastonla sürekli etrafta dolaşır, güzel bir şekilde konuşur. Zenne genellikle kadın kılığına girmiş oyuncu demektir. Yani buradaki zenne aslında kadın oyuncu demektir. Tiryaki, Beberuhi'yi görürüz arkadaşlar, kısa boyludur. Tuzsuz Deli Bekir psikopat rolüne bürünmüş kişidir. Zeybek, Külhanbeyi, Arap, Yahudi gibi birçok kişi bu oyunda yer almaktadır. Dikkat ediyor musunuz arkadaşlar? Burada Arap var, Yahudi var, Ermeni var, Kürt var, Türk var, işte Kastamonulu var, Arnavut'u var, Makedon'u var, Yunan'ı var. Oldukça yoğun bir oyuncu kadrosu var. Bu da bize Osmanlı toplumunun kültürel zenginliğini göstermektedir arkadaşlar, aklımızdan çıkarmayalım. Karagöz oyunu dört bölümden oluşur arkadaşlar. Yine burası önemli, kesinlikle unutmayacağız. Birinci bölüm giriş bölümüdür. Burada Hacivat bir semai okuyarak sahneye çıkar ve oyun başlar. Muhavere söyleşme bölümüdür. Hacivat Karagöz'ü sahneye davet eder ve onunla bir konuşmaya dalar ve genellikle bu konuşma tartışmayla biter. Fasıl asıl oyunun oynandığı bölümdür arkadaşlar. Az önce saydığım diğer kişiler işte Fasıl'da bu oyuna dahil olur ve burada verilmek istenen mesaj aktarılır. Ve bitiş oyunun bittiği bölümdür. Sahnede Karagöz ile Hacivat kalır. Geleneksel olmuş birtakım kalıplaşmış sözlerle oyun bitirilir. Böylelikle Karagöz'ü özellikleri, bölümleri ve oyuncularıyla gördük. Şimdi gelelim orta oyununa. Palanga adı verilen yuvarlak bir alanda yazılı olmadan doğaçlama bir şekilde oynanan, içinde dans, müzik ve şarkı bulunan geleneksel oyuna Orta Oyunu denir. Arkadaşlar aslında şunu söyleyebilirim biraz sonra yine değineceğiz ama Karagöz'ün sahneye çıkmış insanlarla oynanan haline aslında Orta Oyunu denir. Birçok benzerlik söz konusudur. Orta oyununda dekor olacak sadece iki eşya bulunmaktadır: Yeni Dünya olarak adlandırılan bir paravan ve iş yeri olarak kullanılan dükkan. Bu iki dekorla oyun götürülür. Orta Oyunu kişileri ve bölümleri bakımından Karagöz oyunuyla büyük bir benzerlik gösterir ve adeta Karagöz oyununun sahneye çıkılmış vücut bulmuş halidir denilebilir. Oyun güldürüye dayanır ve güldürü unsurları yanlış anlamalara, şakalara ve nüktelere dayanmaktadır. Yine Karagöz'de olduğu gibi. Oyun kişilerinin sahip oldukları meslek ve yöresel özellikleri ağızlarıyla birlikte taklit edilir. Yani Rum Rum ağzıyla konuşur, Arap kendi ağzıyla konuşur, Arnavut kendi ağız özellikleriyle konuşur, Kastamonulu kendi ağız özellikleriyle konuşur gibi. Orta oyununun kişilerine gelelim arkadaşlar. Karagöz'de olduğu gibi bu oyunda da iki ana karakter bulunmaktadır: Pişekar ve Kavuklu. Kavuklu Karagöz'e benzer arkadaşlar. Okumamıştır, kelimeleri doğru telaffuz edemez, sözleri yanlış anlar, ters anlar, işte böyle bir tiptir. Böyle bir tipi temsil eder. Bu anlamda Karagöz'e benzer zaten. Pişekar öğrenim görmüştür, aydındır, görgü kurallarına uyar. Böyle bir tipi temsil eder. Bu özellikleriyle hemen hatırladınız, Hacivat'ın karşılığı şeklinde yorum yapabiliriz. Bunun dışında yine bu oyunda Zenne, Yahudi, Acem, Kürt, Rumelili, Arnavut, Ermeni, Kayserili, Frenk, Çelebi, Muhacir gibi birçok karakter vardır. Yine Karagöz'de dediğimiz gibi burada da şu yorumu yapabiliriz, bu oyuncular o dönem Osmanlı kültürünün zenginliğini ve çeşitliliğini göstermektedir arkadaşlar. Osmanlı coğrafyasının aslında bir özetidir diyebiliriz bu oyun için. Ve gelelim Orta Oyunun bölümlerine. Karagöz'e oldukça benziyor arkadaşlar. Birinci bölüm Mukaddime yani giriştir. Zurnacı bir Pişekar havası çalar, Pişekar sahneye çıkar, seyircileri selamlar ve aynı şekilde Kavuklu da sahneye çıkar arkadaşlar. Kavuklu da sahneye çıktıktan sonra Muhavere yani söyleşme bölümü başlar. Burada Pişekar ile Kavuklu karşılıklı konuşurlar. Aynı zamanda Kavuklu görmüş olduğu bir rüyayı gerçekten olmuş gibi burada anlatır. Sonra üçüncü bölüm yani fasıl başlar. Burada asıl oyun oynanır ve diğer kişiler de burada oyuna dahil olur. Ve bitiş: Kavuklu ile Pişekar kısa bir şekilde karşılıklı olarak konuşur, seyircilerden özür diler varsa hataları ve oyunu klasik sözlerle bitirirler. Böylelikle Orta Oyunu'nun özelliklerini, bölümlerini ve kişilerini gördük. Şimdi gelelim arkadaşlar Meddah'a. Meddah yüksekçe bir yerde topluluk karşısında taklit, güldürü gibi tekniklere dayanarak hikaye anlatan kişiye Meddah diyoruz arkadaşlar. Meddah yüksek bir yere oturur. Gündelik hayattan, efsanelerden ve masallardan alıntıladığı hikayeleri güldürü unsurlarıyla anlatır. Tabii hikayelerini anlatırken de diyalog, taklit, kişileştirme gibi tekniklere başvurur. Hikayeleri anlatırken meddah ilgili karakterlerin seslerini, mimiklerini, hareketlerini canlandırır, taklit eder. Bu bakımdan şunu söyleyebiliriz ki Meddah'ın inanılmaz bir şekilde yetenekli olması gerekiyor, yoksa seyirciyi güldürmesi zor olabilir. Tek başına gösterisini yapan meddah tüm kişilikleri kendi üzerinde toplayan bir oyuncu olarak yorumlanabilir. Ve dekora gelelim arkadaşlar. Dekor olarak genellikle sadece bir sandalye vardır, yüksekçe bir yere konur, meddah orada oturur. Onun dışında meddah'ın elinde bir mendil vardır, onunla çeşitli roller yapar ve bir değnek kullanır. O değnek yeri gelir tüfektir, yeri gelir sopadır, yeri gelir süpürgedir vesaire çeşitli amaçlarla kullanılabilir. Ve geldik geleneksel Türk tiyatrosunun son çeşidine, köy seyirlik oyunu. Geleneksel Türk tiyatrosunun en ilkel ve basit hali olan köy seyirlik oyunları, perde, dekor, kostüm ve aksesuar olmadan kırsal kesimlerde oynanır. Düğün, bayram ve köylerin özel günlerinde o bölgedeki yetenekli kişilerin sergiledikleri oyunlar genel olarak köy seyirlik oyunu olarak adlandırılır. Köy halkı yaşadıkları herhangi bir olayı ya da sıkıntıyı, örneğin bir kuraklık olsun, bunun gibi birçok şey ekleyebiliriz. Bunları taklitler, ağız özellikleriyle güldürü haline getirerek herhangi bir meydanda sergiler. Zaten oyunda tamamen buna dayanır arkadaşlar. Bununla birlikte yani güldürüyle birlikte bu oyunda eleştirel bir tutum vardır diyebiliriz. Yani burada oyuncular alaycı bir üslupla konuşur, yine bu köy seyirlik oyunlarının bir özelliğidir. Evet arkadaşlar, böylelikle sizlere geleneksel Türk tiyatrosunu tüm detaylarıyla anlattım. Umarım videomuzu beğenmişsinizdir. Umarım bu video sizlere katkı sunar. Dediğim gibi arkadaşlar bu videoda kullanmış olduğum slaytı ve PDF'i videonun açıklamalar kısmından indirebilirsiniz. Aynı zamanda beni şu anda ekranlarda gördüğünüz Instagram ve Telegram kanallarından da takip edebilirsiniz. Ve son olarak tabii ki eğer videomu beğendiyseniz lütfen arkadaşlar kanalıma abone olmayı unutmayın ve videoyla ilgili yorumlarınızı lütfen bana iletin. Öyleyse şimdiden hepinize başarılar diliyorum. Kendinize iyi bakın. Bir sonraki derste görüşmek dileğiyle hoşça kalın.

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU - Türleri ve Özellikleri
Deniz Hoca
12m 59s1,371 words~7 min read
Auto-Generated
Watch on YouTube
Share
MORE TRANSCRIPTS


