Thumbnail for Meleklerin Bile Hayâ Ettiği Sahabi: Hz. Osman (R.A) | 40 Öncü | Bekir Develi - Muhammed Yazıcı #B8 by Bekir Develi

Meleklerin Bile Hayâ Ettiği Sahabi: Hz. Osman (R.A) | 40 Öncü | Bekir Develi - Muhammed Yazıcı #B8

Bekir Develi

26m 28s3,416 words~18 min read
Auto-Generated

[0:00]Kargoist 40 öncüyü sunar. Allah Resulü Aleyhisselam'ın hayat-ı seniyelerinde en mutlu böyle en huzurlu olduğu günler hep arkasından böyle bir hüzün yaşatılmıştır. Bir tanesi geliyor Efendimiz Aleyhissalatu vesselam'a. Bedir kuyuları ileride duruyor. Onlar kuyuların arkasına konuşlanmışlar. Diyor ki ya Resulallah, Bedir kuyularını arkaya almıyor oluşumuz sizin tercihiniz mi yoksa Allah'ın bir emri mi? Herkesin uyuduğu saatte kalkıp Kur'an okumaktan daha mutlu eden beni hayata bağlayan bir şey yok. Zorlu kritik bir savaştan muzaffer geliyor, kızının vefat ettiğini öğreniyor.

[0:55]Selamünaleyküm. 40 öncü programının yeni bölümünden hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyoruz. Şimdi genelde direkt konu odaklı başlangıçlar yaptığımız için geri dönüşlerinizden çok bahsedemiyoruz. Bu bölümde buna dair bir teşekkür konuşması yapmam gerekiyor. Şu ana kadar yayınlanan bölümlerde yorumlar yazıyorsunuz, arkadaşlarınızla paylaşıyorsunuz. Gerçekten çok iyi geri dönüşler veriyorsunuz. Biz yorumlarınıza yazarak cevap veremiyoruz ama buradan hepinize topluca bir teşekkür ederim. Rabbim inşallah bu hüsnü zannınıza bizi layık eder diyelim. Muhammed Yazıcı Hocam hoş geldiniz. Hoş bulduk. Nasılsınız Hocam? İyi abi sen nasılsın? Ben de iyiyim elhamdülillah şükürler olsun. Allah afiyeten ayırmasın. Eee bugün çok çok güzel bir eee bölüm olacağına dair böyle çok kuvvetli bir inanç var içimde. Çünkü gerçekten bir Zinnureyin konuşacağız. Hazreti Osman Efendimizi konuşacağız. Nereden başlamalı Osman Efendimizi konuşmaya? İlk Müslüman olması, önce onu konuşmak lazım. İlk Müslümanlardan biri olmasını. Çünkü Ümeyyeoğullarından ailesi Efendimizin mensup olduğu aileyle sürekli rekabet ve didişme içerisinde her zaman bir çekişme olmuş iki aile arasında. Dolayısıyla o ailenin mensubu gençlerin de kendi aralarında ister istemez bir antagonizma, bir itişme olacaktır. Ön yargı kaçınılmaz bu iki ailenin evlatları arasında. Fakat Hazreti Osman buna rağmen Hazreti Ebubekir'in davetine icabet ediyor ve ilk Müslümanlardan biri biri oluyor. Nasıl ikna alıyor abi? Bu iki kavim mi diyelim, bu iki aile mi diyelim, bu Ümeyyeoğulları, Haşimoğulları. derin ayrılığa rağmen nasıl ikna oluyor? İşte biz bir şeyleri izah ediyoruz, bir açıklama getiriyoruz. Bir yerde duruyoruz. Ona iman diyoruz. Yani eee iman nuru onun öyle bir kalbini bütün yönüyle kuşatıyor ki kendini teslim ediyor. Bütün ön yargılarını bırakıyor ve Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ın önünde gelip diz çöküyor. Kimin vesilesiyle? Hazreti Ebubekir. Yani şunu söyleyeyim. Kadroyu Hazreti Ebubekir kurmuştur ilk. Yani ilk gelenlerin çoğunu Hazreti Ebubekir getirmiştir. Onunla da eskiye dayalı bir arkadaşlığı var ve eee ticaretten kaynaklı yani beraber ticaret yapmışlar. Abdurrahman bin Af'la da çok enteresan bir kader geçmişti. Kader ortaklıkları var. Abdurrahman bin Af'ın babasının öldüğü sefer dönüşünde Hazreti Osman da var küçük. O dönemde eşkıya baskınları var ticaret kervanlarına. Bir eşkıya baskını oluyor. Orada küçük çaplı bir çatışma yaşanıyor. Abdurrahman bin Af'ın babası orada ölüyor. Hazreti Osman'la Abdurrahman bin Af daha çok gençler, yani 8-9 yaşlarındalar. Onlar birlikte eee oradan kurtuluyorlar. O eşkıyalardan. Abdurrahman bin Af'ı sorduğu rivayet edilir mesela Hazreti Ebubekir'e. Abdurrahman ne yaptı? O da orada. Benden önce mi diyor? Ben de oradayım diyor. Yani daha önceki programlarda da söylemiştik hatırlayacaklar. İlk Müslümanların ortak özelliği zaten Müslüman gibi yaşamış olmaları. Bunlar çok düzgün insanlar, dürüst insanlar. İkinci ortak özellikleri gençler. Üçüncü ortak özellikleri tüccarlar. Tüccar ufku açık insandır. Tüccar sürekli şehirler arası ziyaret ettiği için kabilesine dışarıdan bakma fırsatı bulur. Empati kurma yeteneği seyahat edenlerin yüksek olur derler. Kar zarar hesabı yapmayı bilen insanlardır. Bilen insanlardı. Bir yerde de öyle diyor işte çok büyük bir kervan getiriyor. Yani açmayacak mısın diyorlar pazarı? Yok diyor çok karlı bir alışveriş teklifi aldım. Birisi bütün kervana fiyat veriyor. Tabii bu esnada Medine döneminden bahsediyor Muhammed Hocam. Kıtlık falan var yani. Millet yiyecek ekmek bulamıyor. Bu esnada haber alınıyor ki Hazreti Osman'ın kervanları Medine'ye giriş yapmış yani. Böyle bir esnada hakikaten de Kur'an-ı Kerim'de çok fazla iman hidayeti ticaretle üzerine ticaret üzerinden anlatır. Allah size bir ticaret vadediyor diye. Canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın aldık buyurulur. Satın aldık evet. O da en sonda kim bu diyorlar yani hani şehrin en zenginlerinin teklifini bile geri çevirdin. Ben diyor bunu tamamen Allah yoluna infak ettim. Bundan daha karlı bir teklif de almadım. Karşılığını da tamamen Allah'tan bekliyorum diyor. O kervanın şöyle kayıtlar düşülür. Eee o günkü kıtlıktan çıkmaya vesile olduğunu yani en azından o çıkışın başlangıcını o kervanın halka dağıtılmasını oluşturduğu söylenir. Hazreti Osman'ın. Yani tüccar insanlarda görülen bir şeydir bu. Hatta meşhur bir eee birinin sözü var. Aslında uluslararası siyaset diye bir şey yoktur, uluslararası ticarettir o. Dünyanın hemen hemen bütün Dışişleri Bakanları hep ticaretle meşgul olmuş insanlardır. Çünkü hayat alma ve verme üzerine dayalıdır nihayetinde. Hep biz ticaret yaparız aslında yani. O yüzden ilk dönem o ilk halkanın tüccarlar olması çok manidardır. Katı sık dokulu içine kapanmış bir kabile şeyini kırıyor. Başka şehirlere gidiyor. Hani empati yeteneğini geliştirir diyorlar ya seyahat. Kendi kabilesine kendi değerlerine dışarıdan bakma fırsatı buluyor. Bunlar etkili hususlar. Hazreti Ebubekir getiriyor. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ın önünde diz çöküyor ve ilk Müslümanların her birisinin kaderini o da yaşıyor. Amcası Hakem tarafından işkence ediliyor. Ama bir süre sonra kendisinin de takdir ettiği hatta bırakın ya bu çok samimi. Bu çok dürüst. Şöyle bir değerlendirme de ekliyorlar. Ya bizden de biri olsun bu iş tutarsa temsil edecek biri olsun diyorlar. Bak bu Evet değişleri bile rakibane sanki he? Aynen öyle. Bu cümleye bir ünlem işareti bırakıyorum. Çünkü yıllar sonra İslam davasının, İslam devletinin en güçlü olduğu dönemde hareketin başına Hazreti Osman geçecek. Kimisi der ki adamdaki ufka bak. Yıllar sonrasına yatırım yaptı. Yani işkence etmeyi bırakın bunu kendi haline bırakın diyor. Ha şunu da söyleyelim. Ümeyyeoğulları Haşimoğullarıyla rekabet halindedir ama nihayetinde Abdülmenaf'ın iki kolu olduğu için Mekke döneminde yani Bedir Savaşı'na kadar aslında çok aralarındaki düşmanlık hep aralarındadır. Haşimoğullarından doğal olarak yana tavır almışlardır ama Bedir'den sonra büyük kayıplar verince Ümeyyeoğulları Artık ayrılık başladı. Ayrılık çok köklü kesin bir ayrılık oluştu aralarında. Sonra Hazreti Osman Habeşistan'a hicret ediyor. Efendimizin kızı Rukiye'yi Ebu Leheb'in oğlu boşayınca onunla evleniyor. Daha sonra Bedir Savaşı'na katılamamasının sebebi de Rukiye'nin Hazreti Rukiye'nin hasta olması. Müjdeyi getirdiklerinde vefat etmiş oluyor. Buraya ufak bir parantez açalım abi. Allah Resulü Aleyhisselam'ın eee hayat-ı seniyelerinde en mutlu böyle en huzurlu olduğu günler hep arkasından böyle bir hüzün yaşatılmıştır. Ben hüzün peygamberiyim diyor ya. Bedir'den gelmişsin. Yani rüyayı gerçekleştirmişsin. Hayaller ötesi bir başarı elde etmişsin. Muzaffer bir komutan Ki oraya da cihat etmeye gitmemişsin aslında. Şartlar bir şekilde gelişmiş ve mesele savaşa gelmiş. Hatta savaşsam arkamda adam bulabilir miyim? eee bize kapılarını açan Ensar'ın acaba savaşmaya gönlü var mı diye bir tereddüt bile yaşıyor sana orada. Hemen o meydanda. Allah onlardan razı olsun Ensar diyor ya sen ne dersen biz verdiğimiz sözün arkasındayız. Ailemizi, çocuklarımızı, mallarımızı koruduğumuz gibi korumaya biz senle atleştik diyor yani. Şeyi yani o Eşirru ileyye eyyühennas. İstişareye katkıda bulunun diyor. Hep muhacirler kalkıyor ya Resulallah dalalım filan. O istiyor ki Ensar bir şeyler söylesin. Eşirru ileyye eyyühennas bir şeyler söyleyin. Muhacir söz istiyor. Ya şu Ensar bir şey söylese. Sad bin Muaz diyor ki lealleke tağnîne. Sen bizi kastediyorsun ya Resulallah. Yani sen bizden emin olmak istiyorsun arkanda mıyız diye. Böylesine yani zorlu kritik bir savaştan muzaffer geliyor. Kızının vefat ettiğini öğreniyor. Hazreti Rukiye'nin vefatını öğreniyor. Allah Resulü Aleyhisselam Rukiye'den sonra Ümmü Gülsüm'le evlendiriyor. O vefat ettiğinde de hatta Allah bana kaç tane kız verse eee hepsini Hazreti Osman'a tereddüt etmeden verirdim diyor. Hayasıyla ön plana çıkmış birisi. Aynı zamanda muazzam bir eee zekaya sahip. Ticare zekası. Ticari zekası çok iyi. Çok iyi bir hatip. Tok sesli. Kur'an okuduğunda kulak vermemek mümkün değil. Öylesine etkileyici bir Kur'an okuyuşu var ve çok Kur'an okuyan birisi. Şu dünyada diyor beni herkesin uyuduğu saatte kalkıp Kur'an okumaktan daha mutlu eden, beni hayata bağlayan bir şey yok. Tam buraya bir parantez daha açalım mı abi? Hani 40 öncüyü anlatıyoruz. Mesele sadece bir biyografik anlatı olmasın. Aralarda bazı noktalarda temas edelim diye az önce de dedi ya hani Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam istişare etmek istedi değil mi? Hani bekledi ki Ensar'dan da olumlu bir geri dönüş alalım. Onların da gönlü olsun. Onlar da savaşmak istesinler filan. Yine aynı gazvede Bedir kuyularını öne ya da arkaya almayla alakalı bir istişare sahnesi var nazarımızda. Hani bir tanesi geliyor Efendimiz Aleyhissalatu vesselam'a Bedir kuyuları ileride duruyor. Onlar kuyuların arkasına konuşlanmışlar. Diyor ki ya Resulallah eee Bedir kuyularını arkaya almıyor oluşumuz sizin tercihiniz mi yoksa Allah'ın bir emri mi? Efendimiz Aleyhissalatu vesselam diyor ki yani benim tercihim bu konuda hiç özel bir özel bir şey düşünmedim diyor yani. O zaman diyor bunu arkaya almak daha mantıklı değil mi? Çünkü savaş olacak birazdan. Onlardan su içecekler. Kuyunun önünde konuşlanalım ki bunlar susuzlukla da ayrıca savaşmak zorunda kalsınlar. Şimdi bak bunu söyledi mütemadiyen Cenabı Allah'ın Hazreti Cebrail'le ayet-i kerime indirdiği son Peygamber. Evet. Bu arada karşı tarafta ne oluyordu? He. Gençler bir şeyler söylüyorlar. Bedir'e doğru geliyor ya müşrik ordusu. O ekabir kibirle onları susturuyordu. Evet Ebu Cehil özellikle. Ebu Cehil susturuyordu. Bir tarafta sıradan bir insanın bile görüşüne itibar edip ordunun harekatını belirleyen bir şey var. İnanılmaz bir kenetlenme var. Diğer tarafta müthiş bir kast sistemi var. Aşağıdakilerin sesi duyulmuyor. Yukarıdakiler kibirle terslediği bir ordu var. Evet. Yani oradan şuraya çıkarım yapmak istemiştim bu bu konuyu açarken. Yani bugün işte gittiğimiz eee cemaatler, bağlı bulunduğumuz insanlar, mürşit dediğimiz şahıslar vesaire. Yani Allah'ın peygamberiyle bu konuda bu sizin kanaatiniz mi? Allah'ın emri mi diye söyleyen oradaki kurulan o sağlıklı iletişimi nazara vermek istiyorum. Belki biz birazcık da bundan dolayı kaybettik. Yani herhangi birine bir şey ağzının ucuyla dilinin ucuyla bir şey söylemeye kalktığında sen ondan iyi mi bileceksin yani? Sen bizim Efendimiz'den iyi mi bileceksin? Sen bizim şeyhimizden iyi mi bileceksin? Sen bizim mürşidimizden Ya tabii ki o da biliyordur ve bizden çok biliyordur. Ve fakat ben ondan daha iyi bir şey bildiğimi iddia etmiyorum ki. Sadece sebebini öğrenmek istiyorum. Ya istişare etmek istiyorum. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam bile Bedir'de de istişareyle yaptı. Uhud'da da Efendimizin aslında düşüncesinin tersine bir Efendimiz meydan savaşı istemiyordu değil mi? Üstelik rüyası bizim gibi insanların rüyası değil. Çok net rüyalar var. Gitmemesi lazım. Buna rağmen buna rağmen istişareyi gençlerin lehine kullanıyor. Evet o istişareyi o kadar önemsiyor ki geleceğe dair bazı şeyler kendisine ilhak edilmiş, içine bırakılmış. Onun önüne geçirebiliyor. Soru sormak kıymetli dostlar edepsizlik değildir. Adaplısızlık değildir. Ahlaksızlık değildir. Asıl ahlaksızca olan şey soru sormadan bir şeyi körü körüne kabullenmektir. Soralım ki imanımız yakin olsun. Soralım ki zihinlerimizde otursun. Çünkü soru sormayıp Muhammed Yazıcı'yı sürekli hüsnü zanla beslediğiniz zaman. Muhammed Yazıcı'yla alakalı fikriniz eee yaşanmışlık üzerine değil, soru cevap üzerine değil, ikna olmuşluk üzerine değil. Tamen hüsnü zanlar ve eee nasıl diyeyim? bilim kurgu hikayeler üzerine şey olduysa yarın bir gün biri ona iftira ettiğinde onu savunacak gücünüz kalmıyor. Hemen çark ediyorsanız. Eğer birini gerçekten seviyorsanız ona sorular sorun. Ki yakin olsun içinizdeki ona dair olan hisler. Bütün eylemler güçlü gerekçelere dayandığı nispette ayakta kalır. Aynen öyle. Yani eğer gerekçesini ifade etmiyorsanız hikmetsiz bir işe kalkıştığınızda arkanızda safturun insanları bulursunuz ki gideceğiniz yer felakettir. Mesela Hazreti Osman'ın hani konumuzda Hazreti Osman ya. Onun da Efendimizin yaşadığı bir şey var mesela. Rume kuyusu alınırken. He evet mesela Rume kuyusu. Cennet karşılığında kim almak ister diye söyler. Almak ister diye bu hikayeyi hep şöyle deriz. İşte Hazreti Osman'ın büyük fedakarlığı ama alış şekli çok anlatılmaz. Yahudi satmıyor kuyuyu. Çünkü mecbur bırakıyor. Müslümanlara parayla da satmıyor. Zulm ediyor yani. O günkü bir kuyunun değeri işte 10.000 dirhem. Rume kuyusu çok daha kaynağı geniş bir kuyu olduğu için 15.000 dirhem. Ya Resulallah ben bu işi çözerim diyor. Gidiyor diyor ki Yahudi'ye Yahudi onu görür görmez diyor ki kuyu satılık değil. Zulm edeceğim diyor ya. Susuz bırakılıyor susuzluktan Medine. Yok sakin o gün Gazzelilere yaptıkları gibi. Bir şey konuşacağız diyor. Hani tüccar olmak yetmez. Sadece eee stratejik bir zekaya da sahip olman lazım. Ben diyor kuyunun iki gününü almak istiyorum. Cuma ve cumartesi. İşletme hakkını istiyor. İki gün. Sonra Yahudi bakıyor diyor ki ya cumartesi zaten kuyuyu kullanamıyoruz. Hani cumartesi bir şey yapmıyoruz yapmak onlar için haram. Ve diyor 20.000 dirhem öneriyorum. Kuyunun tamamı 15.000 dirhem zaten. Cibilliyeti bu ya. Parayı duyar duymaz gözü bulanıyor. Beyni dönüyor onaylıyor. Allah Resulü Hazreti Osman geliyor orada bir şey tavsiye ediyor. Diyor ki ya Resulallah diyor Müslüman gayrimüslim bütün Medinelilerin o iki gün bedava su almasını sağlayalım. Resulullah normalde hani Müslümanların istifade etmesini sağlayacak bir emir çıkartırken bu istişareye kulak veriyor. Çünkü bir planı var. Eğer iki gün boyunca insanlar oradan su alırsa öbür günler kim parayla su alır? Dolayısıyla kuyu değersiz olacak. Adam geliyor diyor ki gel diyor 5.000 dirhem vereyim. Almam diyor Hazreti Osman. 3.000 dirheme vereyim. Uyarıyorlar. Al diyorlar ya 5 gün rahatlarız filan. En son adam diyor ki al bunun öbür günleri de senin olsun. Ne yapayım diyor yani bunu? Veriyor öyle çok cüzi bir miktar. Buna dair şunun altını çizmek isterim. Eee bir İslam ekonomistinin buna dair tahlil yazısını okumuştum Rume kuyularıyla alakalı. Efendimiz Aleyhissalatu vesselam kuyunun alınmasından daha çok kuyunun alış şeklinden memnun olmuştu diyor. Evet. Neden? Çünkü küffara minimum para vererek maksimum fayda elde ettik. Mesela 20.000 dirhem olan bir kuyuyu Hazreti Osman 50.000 dirhem kafasına vura vura alsaydı. Allah Resulü bundan memnun olmayacaktı. Niye? Onu güçlendirdin çünkü. Yani ona 5 kuyu daha alacak para verdin bir kuyu karşılığında düşmanı güçlendirmemek. İşte dönüp dolaşıp boykot neden önemlidir sorusunun cevabı da aslında birazcık burada. Yani Efendimiz Aleyhissalatu vesselam bugün eee özellikle Yahudilerle yapılan ticaretlerde, ticari faaliyetlerde. Karlı çıkan taraf uzun vadede ya da orta vadede Müslüman değilse Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam bence bundan da memnun olmayacaktı. Tabii ki. Yani bugün de içinde bulunduğumuz durum böyle yani. Yani önemli olan ben ihtiyacımı gördüm değil. Sen ihtiyacını, senin o ihtiyacını görmen neye mal oldu? Karşılığında o Siyonist'te ne verdin? İşte bu yüzden kolaydı o kahve markalarıydı deterjan markalarıydı. Yani evet atletlerin gömleklerin sakız gibi ama bu Gazze'de kaç cana mal oldu acaba? Hiç işin bu kısmını düşünüyor musun yani? Yani tam da içinde bulunduğumuz dünya zaten tamamen ticaret ve sermaye üzerine kuruldu. Yani devletler de artık çok uluslu şirketlerin muhasebe departmanının ötesine geçemeyecek durumda yani. İşte bugün Hazreti Osmanlara o kadar çok ihtiyaç var ki. Cesaret, cömertlik bunlar akıl eşlik ettiğinde faydalı meziyetlere dönüşür. Yani akli denge gözetilmeden yapılan cesaret de cömertlik de bir şey sağlamaz bir fayda sağlamaz. İlk dönem ilk Müslümanların özellikle bu akıl ve yürek diyebileceğimiz akıl şecaat, akıl cesaret, akıl cömertlik. Dengesini çok iyi gözettiklerini görüyorum. Hazreti Peygamberin en büyük mucizesi sahabedir. Niye diyoruz? İşte az önceki ticareti yapabilecek dehade bir insan geliyor ve bütün iradesini teslim ediyor. Ben senin derneğine üye oldum demiyor. Ben sana mürit oldum demiyor. Dünyasını, ahiretini hatta nasıl tarz alacağını bile belirleyeceği bir iradeye boyun eğiyor yani. Ve bunlar fena oluyorlar Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam'dan. Fedakarlık yapmıyor, feda oluyor. Öyle Ahmet Mehmet'ten bahsetmiyoruz yani. Çok büyük dahilerden bahsediyoruz yani. Abdullah İbn Mesud'dan bahsediyoruz. Hazreti Ömer'den bahsediyoruz. Hazreti Ebubekir'den bahsediyoruz. Hazreti Ali'den bahsediyoruz. Ele avuca sığmayacak Hazreti Hamza'dan bahsediyoruz. Ele avuca sığmayacak kişilikler bir potaya giriyorlar. Ve bambaşka bir şeye dönüşüyorlar. Mesela Hazreti Osman çok cesaretiyle ön plana çıkmış birisi miydi? Değildi. Herkesin kendine göre bir meziyeti var. Hatta Uhud'da eee cepheyi biraz erken terk edenlerden olmuş olması daha sonra bir suçlama olarak onun yüzüne de vurulmuştur. Hilafetinin son dönemindeki o kargaşa dönemlerinde ama eee kabiliyet onu gerektiriyor. Hasan bin Sabit için de aynı şey söyleniyor. Hasan bin Sabit ben şiir söylerim diyor yani. Kılıç kullanamam. Böyle askeri strateji yapamam. Devlet yönetemem. Para yönetemem. Ben şiir söylerim. Allah bana bana bir edebiyat dil ve eee dilime bir kuvvet. Belağat verdi. Takat daha doğrusu akıcı da konuşuyordu. Bu bunu vermiş. Ben bunu kullanırım. Yani bir vücut haline gelmiş olması ilk Müslümanların. Yani herkes kendi alanında hissesine düşen mevkide sorumluluğu üstlenip İslam davasının öncüsü olması. Mesela budur yani. O zaman burada şu şöyle bir ders de çıkarmak lazım. Herkes her şeyi senin boykot ettiğin gibi etmeyebilir. Herkes bir şeyle senin mücadele ettiğin tarzda etmeyebilir. Kimisi meydana çıkar savaşır, kimi içerik üretir. Kimisi oturur ders çalışır, talebe yetiştirir, alim yetiştirir, öğrenci yetiştirir. Yeter ki maksada matuf hayırlı bir çalışma içerisinde olsun. Herkes neden burada değil? Herkes neden sahnede değil? Ya da herkes neden Medrese'de değil diyemeyiz o zaman yani. Mesela Kassam Tugaylarının bazı operasyonları videolaşıyor. İzliyorsunuzdur. Kurgusu da çok iyi. Gerçi çok iyi Size düşer. Kapatacaklar kanalı yakında. Heh İyice. Hepsini söyle Kassam da Hamas de. Öyle mi? Söylenmiyor mu? Söyle abi söyle. Allah Allah. Neyse. Dükkan gavurun abi. Yapacak bir şey yok yani. Mesela orada ben hep şeyi düşünüyordum. Çok da güzel kurgu yapmış adam. Yani cephede savaşanla o arka planda o kurguyu yapan aslında aynı şeyi yapıyor. Evet, aynı şeyi yapıyor tabii. O videoların servis edilmesi lazım. Onun da çok stratejik bir değeri var. Herkesin kendi kabiliyetini keşfedip ona göre Muhammed seni seviyorum ya. Sen çok güzel bir adamsın maşallah. Eyvallah Allah ya Rabbi. Rabbim şöyle ağzımızı doldura doldura konuşabileceğimiz bize ait mecralar nasip etsin bize ya inşallah. Çok acı veriyor işte dükkan onun. Hani Instagram falanca fotoğrafı paylaşmadı diyorlar. Kardeşim seni silah zoruyla mı oradan alışverişe zorluyor? Orası bir dükkan. Ve bu dükkanın sahibi o. Bizim var mı bu seviyede uluslararası herkesin Bizim olamaz. dokunacak. Olamaz diye bir şey yok. Abi olmalı. Olacak. Şöyle bir şey. Bizim en iyi iş adamlarımız müteahhit. Ekosisteme sahip olmadan bu ekosistemin yayın ayağı senin olmaz. Yani bugün siyer programında konuştuğumuz zaman ama bunu söyleyelim. Abi şöyle bir şey. Ronaldo senin olmadan, Hollywood senin olmadan, NBA senin olmadan, sinema sektörü, film sektörü, Netflix senin olmadan. YouTube'un senin olması hiçbir şeyi değiştirmez. Anlatabiliyor muyum? Çünkü yeni çıkan bir Hollywood filminin teaser'ı önce YouTube'da yayınlanır. Bunlar hep birbirinin mütemmim cüzü. Sen yaptın bütün dünya eğer senin yaptığın yerli milliyi takip etsin istiyorsan bir anlamda o ekosisteme de sahip olman gerekiyor. Adam Simit'i bunu şöyle söylüyor: az gelişmişlik bir bütündür, parçalanamaz. Aynen öyle. Çok güzel bir şey. Eee yani bir futbolda ilerle hepsi birbiriyle bağlantılı. Ben zaten şunu söylüyorum. Boykot için mücadele ediyoruz ya bir insan hayatından kokakolayı çıkartmak bir insanı İslam'a sokmakla aynı şey. Aşağı yukarı aynı şey yani. Hani çünkü Coca-Cola bir sadece Coca-Cola'dan ibaret değil. Yani ikonik bir tanrısal bir şeyi var artık şu an modern çağın içinde. Dolayısıyla baktığın zaman mesele sadece YouTube meselesi değil. Eee iPhone, Intel, Microsoft. Anlatabiliyor muyum? Hollywood, Netflix, ünlüler, Oscar, Grammy. Bunların hepsi birbirinin mütemmim cüzü. YouTube bunlardan sadece bir cüz. Sen sadece içinden YouTube'u çekip yerli milli yaptım. Hadi bakalım şimdi onlar düşünsün. Öyle olmuyor. O bütün ekosistemde varlık göstermemiz gerekiyor ki bir yere varabilelim. Her neyse. Ama imkansız. Hacı abi eee son 3 dakikamız kalmış. Hazreti Osman'la alakalı olmazsa olmazları söyle bize abi. Hazreti Osman daha sonra ticaretle uğraşıyor ve Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın vefatına kadar seriyelerde bulunuyor. Tebük seferini baştan aşağı finanse ediyor. Evet zorluk seferi. Eee yani bütün malını servetini harcayanlardan biri. Daha sonra da üçüncü halife olarak tayin ediliyor, seçiliyor. Biz üçüncü halife olduğu dönemde Hazreti Osman'ın dehasıyla bir kere daha karşılaşıyoruz. Çünkü eee yani devletin sınırlarını iki katına çıkartıyor. Ve eee orduların sevkiyatı Medine'nin içerisindeki yönetiminin iç dengesi özellikle ilk 6 yıl olağanüstü seviyede seyrediyor. Hı hı. Daha sonra tabii biraz yaşlanmasına da bağlanıyor. Aile fertlerinin devlet işlerinde biraz daha aktif rol almış olması ve cahiliye döneminden kalma bu hesaplaşmaların yeniden gün yüzüne çıkması. Münafıkların sürekli olarak böyle ortalığı karıştıracak şeyler yapmış olmasından dolayı bir hercümerç yaşanıyor, bir çalkantılı döneme giriliyor. Hep bura anlatılır ama bu büyük bir haksızlıktır. Hazreti Osman'ın bir ordusu Afrika'yı fethedederken bir ordusu Azerbaycan sınırlarını geçip kuzeye doğru kuzey doğuya doğru yürüyorlardı. Bir taraftan Mısır'a ordu sevk ediyordu. Bir taraftan Efendim eee Endülüs'ü zorluyordu. Hatta kendisinin öyle bir sözü de var. Diyor ki İstanbul'un Fethi müjdesi. Allah Resulü'nün İstanbul Fethi müjdesi. Batı'dan gerçekleşecek. Yani biz hep Anadolu'dan zorluyoruz ama Endülüs üzerinden diyor. Yani arkadan ancak İstanbul fethedilecek. Aslında tam söylediği gibi olmuyor. Edirne'den geliyoruz. Tabii ki yani Üsküp falan daha önceden fethedilmişti zaten. İstanbul'dan önce fethedildi. Evet. Yani buradan İzmit'ten ilerlemiyoruz İstanbul'un Fethi'ne arkadan geliyoruz. Tam dediği gibi oluyor ve onun önünü Hazreti Osman açıyor. Bu devlet idaresindeki göstermiş olduğu deha aynı zamanda devlet başkanı olduğunda şunu da söyleyelim. Bütün servetini, ticaretini tamamen durduruyor. Çünkü devlet işleriyle ilgileniyor. Ve devletten bir kuruş para almadan idame edebiliyor. Hazreti Ömer gibi ihtiyacı da yoktu zaten ama neticede insan doymak bilmez eğer o insani zaafları. Tabii tabii tabii. Eğer zaafları taşımayacak olsa yani taşıyacak olsa hiçbir şeyle yetinmez. Onun için de Hazreti Osman Radıyallahu Anh vefat ettiğinde geride neredeyse bir şey bırakmıyor. Yani neredeyse bir fakir gibi vefat ediyor. Çünkü devlet yönettiği 12 yıl boyunca kazanmış olduklarını harcıyor zaten hiçbir devlet mülküne dokunmadığı için. İki nur sahibi olmasının sebebi Efendimizin iki eşi olduğunu söyledik. Kızı. Estağfurullah iki kızı onun iki eşi olduğunu söyledik. Ve Hazreti Osman deyince aklımıza fedakarlık, adammışlık, akıl ve yürek bu ikisi birleştiğinde böyle bir irade ortaya çıkıyor. Allah şefaatine nail eylesin. Amin diyelim ve eee takip ettiğiniz için, yorum bıraktığınız için, beğendiğiniz için çok teşekkür ederiz. Rabbim bizi onlarla beraber haşr eylesin inşallah. Allah'a emanet olunuz.

[26:22]Kargoist 40 öncüyü sundu.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript