Thumbnail for Velin Gelsin 2 (148. Bölüm) - Çok Güzel Hareketler 2 by Çok Güzel Hareketler

Velin Gelsin 2 (148. Bölüm) - Çok Güzel Hareketler 2

Çok Güzel Hareketler

17m 30s2,316 words~12 min read
YouTube auto captions
Transcript source

YouTube auto captions

This transcript was extracted from YouTube's auto-generated caption track. The transcript below is server-rendered so it can be read, searched, cited, and shared without opening the original YouTube player.

Timestamped outline
Pull quotes
[0:00]Evet, eee özellikle yaramaz çocukların en çok böyle sıkıntıya düştüğü anlar veli toplantıları oluyor.
[0:00]Peki bu veli toplantılarında mesela bunu direkt ailesine söylüyor musunuz, siz mi çözmeye çalışıyorsunuz?
[0:00]Olay anında direkt zaten velilerini bilgilendiriyoruz böyle böyle yaptılar diye.
[2:00]Evet sizi buraya çocuklarınızı aşılamanız için bir şey söylemek istiyorum ve bu bu çok önemli.
Use this transcript
Related transcript hubs

[0:00]Evet, eee özellikle yaramaz çocukların en çok böyle sıkıntıya düştüğü anlar veli toplantıları oluyor. Eee var mı yeni daha veli toplantısından çıkmış olan biri? Ben öğretmenim. Ha, öğretmen misin? A süper hocam. Hoş geldiniz. İsminiz neydi? Murat. Murat Bey hoş geldiniz. Hoş bulduk. Bugün bugün olan İngilizce öğretmeniyim. İngilizce öğretmeniyim. Kaçıncı sınıflar? 5-6'lar. A İlkokul evet. Eee özellikle bugün bir olay oldu. İki tane haylaz öğrencim var. Birisi durmadan diğer arkadaşının beslenme çantasında şey alıyor, erik yiyordu. Evet. Çocuk da sinirlendi. Bu haylaz sayılmaz. Bence bu normal çocuk işte. Ama çocuk sinirlendi. Çıkan en büyük eriği çocuğun gözüne attı böyle. Bugün biraz onunla uğraştım. Aldığı eriği gözüne attı. Hayır, yiyen kişi bayağı bir yediği için diğeri kızdı. Kızınca da eriği aldı direkt gözüne attı. Bugün onunla uğraştım işte. Peki bu veli toplantılarında mesela bunu direkt ailesine söylüyor musunuz, siz mi çözmeye çalışıyorsunuz? Olay anında direkt zaten velilerini bilgilendiriyoruz böyle böyle yaptılar diye. Şu an şu an erik atıyor olduğunuzu falan mı söylüyorsunuz? Tam o anda değil. Olay biraz soğuduktan sonra tabii. Bir akşama en azından bekliyorsunuz. Artık böyle her şeyi söylemek Zorundayız evet zorundayız. Yoksa geliyor kafası şiş, erik atılmış falan. Sonra tabii veliler geliyor, sinirli bir şekilde geliyor. Veliler geliyor. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim. Evet şimdi bakalım skecimizde konuyu nasıl ele almışız. Veli gelsin geliyor. İyi seyirler, iyi eğlenceler diliyorum haydi bakalım.

[1:40]Ay ilkokuldan beri sıraya oturmamıştım ya. Bir heyecan yaptım sanki sınava girecekmişim gibi. ben çok alışkınım çünkü geçen sene doktora yaptım. Yeter artık doktora yaptığınız. Sağlık çalışanlarını rahat bırakın.

[2:00]Allah Allah. Hadi gelecekse gelsin artık şu sınıf öğretmeni ya. Hadi be. Allah Allah. Ben şunla bana ne vuruyor. Ben mi kesiyorum? Allah Allah ya. Gel şu geliver herhalde değil mi şimdi gelir. Evet sayın veliler. Evet sayın veliler hepiniz hoş geldiniz. Evet ben bu okulun beden eğitimi öğretmeniyim sayın veliler. Vay be! Oh vallahi ha. Git pijamalarıyla gel okula. Beyefendi lütfen sulluk yapmayın. Sizi buraya ciddi bir konu için çağırdım. Hocam hocam Cemil yapmaz hocam. Onun hastayım ben. Kızım. Ya bu konunun Cemil'le değil, alakası sadece onunla alakalı. Hepimizi ilgilendiren bir konu lütfen. Evet tabii gayet tabii hocam. Bakın eğitim ilk önce ailede başlar. Evet doğru. Lütfen kesip durmayın hanımefendi. Bir şey anlatıyorum. Evet sizi buraya çocuklarınızı aşılamanız için bir şey söylemek istiyorum ve bu bu çok önemli. Bunu size aktarmak istiyorum sayın veliler. Sevgi mi? Sevgi mi? Hayır. Saygı olabilir. Hayır. Hoşgörü mü aşılayacağız? Hayır. Ne o zaman hoca? Voleybol topuna ayakla vurmasınlar. Ya dilimde tüy bitti bunu söylemekten ya. Ya ben bu sabah neredeydim? Nereden bilelim ya? Voleybol topu almaya gittim. Ya bunun fiyatı olmuş bilmem kaç bin lira. Ya bunu öpücükle vermiyorlar ki. Buyurun. Öğretmenim öğretmenim Kopra da mı bizim kız da mı ayayla vuruyor? Evet o da vuruyor. Bütün herkesi olduğu gibi o da vuruyor. Bakın. Lütfen oturur musunuz? Tamam. Bakın. Bu voleybol elle oynanan bir spor öyle değil mi? Ya buna niye ayakla vuruyorsun kardeşim ya? Öyle değil mi? Eğer bir şeyi vuracaksan gel bana vur. Gel. Vur hadi vur. Bana mı vuruyorsun? Vur dur hayır vurmasın. Hayır. Tamam sakin ol. Sakin ol. Öğrencileri soruyordum. Topa niye vuruyor yani bunu? Bakın. İyi. Eğer ki voleybol topuna ayakla vurulsaydı bunun ismi futbol olurdu öyle değil mi sayın veliler? Çok doğru söylüyor. Mantıklı ya. Sayın veliler söyleyin kurban olayım. Doğru. Hocam buyurun. Hocam. Merak etmeyin. Ben eve gidince Cemil'in kulağını çekeceğim. Bir daha topa elini sürmeyecek. Ya elini sürsün ayağını sürmesin diyorum ben ya. Ne diyor ya bu? Tamam sakin ol. Evet sayın veliler. Evet diyeceklerim bu kadar. Sizden tek ricam şapkanızı öne koyun ve bir düşünün lütfen. İyi günler. İyi günler. İyi günler. İyi günler. Lan parasını biz vermiyoruz mu ya? İsterlerse yuvarlanırlar. Hiç ya. Vurmadın üstünde. Allah Allah. Doğru doğru. Biz vermedik bu parayı canım onun. Doğru. Merhaba! Hoş geldiniz sevgili veliler. Hoş bulduk. Ben resim öğretmeni Sevda. Ha resim öğretmeniymiş. Devam ettim. Biz vermedik bu parayı canım. Hadi canım.

[4:50]Ay ay veliler ne demek ama resim öğretmeniymiş lütfen öyle şeyler söylemeyin yani matematik neyse resim de odur değil mi lütfen? Yok ya. Matematik neyse resim de o öyle mi? Evet. Ben şimdi gitsem markete bir şeyler alsam 50 lira versem para üstü olarak bana bir resim çıkarıp verse olur mu? Aynı şey mi beyefendi? Değil işte aynı şey. Yani aynı şey değil tabii ki. Pisagor'la Picasso bir mi? Onlar kim kız? Ay bu kadın üf. Ya kimse kim nerede kalacak bu sınıf öğretmeni ya gelsin artık sınıf öğretmeni ya. Ben ben ben buradayım işte beyefendi ben buradayım. Merak etmeyin ama birazcık ayıp oluyor. Bakın siz böyle davranırsınız çocuklarınız da böyle davranır. Ciddiye almazlar beni. E ben sizi dinliyorum öğretmenim. A çok teşekkür ederim. Eee şimdi ben çocuklarınızın resim çantalarını istemiştim. Getirdiniz mi? Ay öğretmenim. Hocam. Hocam ben evde unuttum onu ya. Çıkmadan da kapının yanına koymuştum. Cemil de hep unutuyordu. Haklıymış çocuk ya. Valla. Ben ya neden? Siz de mi unuttunuz Selen Hanım? Ya öğretmenim ben de akşamdan unutmayayım diye arabaya koydum. Fakat sabah taksiyle geldim. İşte hep unuttuk ya. Ben de unuttum. Değil mi yani? Unutuluyor yani. Öyle mi? Unutuluyor yani. Ben. Sizce ben bu hayatta hiç göremeyecek miyim acaba? Resim defteri diye bir şey yok mu? Acaba resim defteri benim hayal gücümde yarattığım bir şey mi? Allah Allah. Öğretmenim, öğretmenim var yaşım diye bir şey var. Var var. Resim dersleri var. Resim defter. Resim çantası var. Benim babamın vardı. Masraf olmasın diye bana verdi. Ben de bizim kıza verdim. Var öyle bir şey yani. Siyah kuplu. Kimdi sizin kız? Kopra. Bak Veliler. Ben artık sert davranmak zorundayım. Bundan sonra lütfen çocuklarınızı söyleyin o resim çantalarını getirsin. Tamam mı? Kızıyorum. Kızar böyle. Çok pardon. Tamam. Doğru. Bu çok sert hoca. Bu kadar sert hoca olmaz. Ama ilgileneceksin. Ama ilgileneceksin.

[7:01]Evet sevgili veliler hoş geldiniz. Hoş bulduk hocam. Selam merhaba. Merhaba. Hocam Cemil'in durumu nasıl hocam Cemil'in durumu? Sırayla geleceğiz. Geldi öğretmenim kusura bakmayın. Geleceğiz. Girebilir miyim? Senin ne işin var burada? Ne demek ne işin var? Çocuğumuzun veli toplantısı o yüzden geldim işte. Allah Allah. Merhaba. Merhaba. Tamer'in annesi ben. Yaşar'ın eşiyim. Evet tamam tamam tamam lütfen. Lütfen kendi aramızda konuşmayalım. Konuşmayalım hocam. Kendi aramızda konuşmayalım lütfen. Konuşmayalım biz bunları hocam. Hadi. Hadi. Harun Bey Yusuf'la başlayalım. Başlayalım. Oğlunuz Yusuf. Başlayalım. Yusuf'un derslerde çok sessiz yani sesi hiç çıkmıyor. Ne demek çıkmıyor? Allah Allah. Yani biz de bilemedik. Ne demek bilemedik hocam? Ne demek lan sorun ne abi? Abi ne oluyor ya? Yok yok. Çıkıyor çıkıyor çıkıyor sesi. Ne sorun ne? Ne sorun ne? Bulduk mu hocam sorun ne? Ne oluyor hocam? Çok sorun değil. Yok çıkmıyor mu çocuğun sesi? Çıkıyor çıkıyor çocuğun sesi çıkıyor. Ben anladım ben sorunu. Niye mi? Ya bazen çocuklar o şekilde sessiz olur. Ne diyor? Ne diyor? Otur bir şey demiyor. Ne diyor aşkına ya? Ben anladım. Ben anladım sizi. Ne anladınız hocam? Benim zaten çocuğumla bir sorun yok. Benim Yusuf yaşıtlarının çok üstünde. Yusuf'a ben kefilim oğlum. Sen deli misin? Yusuf çok iyi çok iyi. Manyak mısın oğlum? Doğru söyle ya. Tamam ben anladım. Ben anladım. Siz bir şey söylemeyin Yusuf'u biz hallederiz. Tamam. Tahsin Bey. Tahsin amca.

[8:37]Sizin kız ismi neydi? Kırra. Evet Kırra. My name is Tahsin. How are you? I'm fine thank you. Lan Kopra herkes öğrendi ya herkes. Kopra hocam. Kopra Kopra evet doğru tamam bir an kafam karıştı. Kusura bakmayın. Kopra'da acayip bağırıyor. Yani derste devamlı böyle bir yüksek tonda konuşuyor. Ne? Derslerde diyorum yüksek tonda konuşuyor bağırıyor. Ne diyor ya? Kopra bağırıyor diyorum derslerde bağırıyor çok bağırıyor. A evde hiç oynamaz ki. Evde hiç sesi çıkmaz. Hiç konuşmaz. Evet ben anladım. Eee sorunun ne olduğunu. Maşallah her şeyi duyuyorsunuz. Bunu duymuyorsunuz. Evet Selen Hanım'la devam ediyoruz. Edelim hocam. Biliyorsunuz ki benim çocuğum mükemmel bir çocuktur. Biz çocuğumuza hayır bile demiyoruz. Artık bir hayır deseniz mi acaba çocuğunuza? Bir dur deseniz mi Süleyman'a? Neden hocam ne oldu ki? Ya Süleyman geçen gün geldi sınıfın orta yerine sıçtı ya. Ben de diyorum Yusuf niye bok kokuyor ya? Hocam. Hocam hocam ama biz çocuğa doğal yaşamı aşılamak için öyle serbest bırakıyoruz. Bakın benim çocuğum tablet bilmez, bilgisayar bilmez hiçbir şey bilmez. Evet geçen gün akıllı tahta getirdik sınıfa bu ne anam böyle bir şey mi varmış diyen Dünyası şaştı ya. Ama hocam teknoloji zarar veriyor benim çocuğuma. Ya tamam teknoloji zarar veriyor da yani bir şekilde bunu şey yapmanız lazım. Çocuk ilk çağda kaldı. Arkadaşlarına yetişemiyor. Geçen gün arka bahçede ateş yakmış etrafında koşuyor ya. Yanlış. Teknoloji çağındayız hocam. Benimki hiç bilgisayar başından kalkmıyor. Doğru değil mi? Yok. Sanki bu da çok övülecek bir şeymiş gibi gelmedi bana ama. Siz ne yapıyorsunuz sanki? Yani ne önerirsiniz hocam? Karımı konuşturup da. Denge. Denge öneriyorum. Yani biraz ondan biraz bundan. Evet gelelim Cemil'e. Cemil kim lan? Cemil Cemil benim oğlum. Ha Cemil'le Cemil'le. Valla Cemil Hanım. Cemil'in elle tutulur hiçbir tarafı yok. Biz de hep bacağından tutuyoruz hocam. Çok interaktif ya. Yani geçen gün Cemil'e dedim ki bu şiirin ölçüsü kaç dedim. Kaç dedi hocam? 9 cm demiş. Kaç santimmiş hocam? Allah Allah. Ya şiirin hece ölçüsü, hece. Hece ölçüsü. Adama diyorum ki ormanların faydalarını say diyorum. Saymakla bitmez yazmış. Doğru değil mi hocam? Ya ama en azından birkaç tane sayması gerekiyordu. Ama babası gibi çok zengin o. Saymaz. Saymaz Cemil. Evet lütfen biraz daha biraz daha Cemil'i böyle bir sahiplenelim ona biraz daha şey yapalım. Tamam mı? Sahiplendirelim tamam hocam. Hayır yani neyse konuşalım. İlgi gösterelim madem. Evet ilgi gösterelim. Başka kimse kalmadığına göre tamam. Hocam bir dakika ama şey Tamer'in durumu hakkında bilgi vermediniz. Ha vermediler işte. Tamer'in evet Tamer'in durumunu evde konuşuruz biz seninle. Yok. Yok canım. Öyle olur mu ya? Hepimiz eşit değil miyiz burada? Olmaz. Tamam. Tamam. Tamer'in durumunu konuşalım madem öyle. Eee Tamer çok kötü. Tamer çok kötü. Derslerde çok başarısız. Sınıfın en kötüsü. Her şey ailede başlar. Ha Kimlere emanet ediyoruz çocuklarımızı konmuş. Benim çocuğun sesi niye çıkmıyor? Çıkmaz tabii. Bilgisayar iyi mi oldu şimdi böyle niye yalan söylüyorsun? Hocam yalan mı söylüyorsunuz? Yalan çok kötü bir şeydir öğrenemediniz mi? Tamam tamam sevgili veliler tamam. Tamer'in durumu iyi. Tamer gayet başarılı yani derslerinde falan bayağı iyi çalışıyor. Güzel güzel bir okulda da girecek. Yani sınıf birincisi şu an. Vay be. Şaşırdık mı? Hayır. Tabii sen onun çocuğu olduğu için sınav sonlarını ona veriyorsun değil mi? Hayır. Ya kesin torpil var. Kolay var. Yaşar torpil yapmaz. Söz hocacığın şahitliği de şıracı. Hayır veliler ben öyle asla yani soruları falan vermek öyle bir şey yok. Ya hadi hadi hocam. sınav yalan derken ordasındır değil mi odaya bir girmişsindir. Hayır ben başka bir odaya kapanıyorum. He çocuk da oradan da çıkıyor. Hocam. Yaştıramadım hocam. Ayıptır. Utanmıyor musunuz hocam? Biz çocuklara kötü. Hayır sevgili veliler lütfen ama ya. Biraz sakin olun böyle bir şey yok. Yani şuna bak kötü dediğimiz zaman ailede başlıyor dediniz. İyi dediğimiz zaman da torpil diyorsunuz. Olacak şey mi? Yani haksız mıyım? Tahsin amca ne yapıyorsun? Şapkamı önüme aldım düşünüyorum. Nedir? Sen torpil yapıyorsun çocuğuna. Ya ama lütfen ama ya. Yapıyorsun tabii. Yanda sınav çalıyor çocuk görmüyor mu oğlum? Hayır yok öyle bir şey. Sonra Kopra sıkıntılı Kopra sıkıntılı. Oldu.

[13:45]Hocam ben de çekip ben de okula yazılacağım. Oğlumla birlikte okuyacağım hocam. Merak etmeyin. Onu ben okutacağım. Bravo güzel. Giderken de bir metre alayım da şu şiiri bir de ben ölçeyim. Hocam şimdi ben de gidiyorum çocuğuma tablet alıp gideceğim. Yok siz önce bir abaküs alın. Ondan sonra bir bilgisayar sonra tablete geçin. Çocuk şoka girmez. Tamam hocam bu sefer sizi dinleyeceğim. Çok teşekkür ediyorum. Sırayla. Mustafa sen ne oğlum biraz kendini ver böyle derslerde falan şey yapma tamam mı? O da vurmasın değil mi hocam? O da vurmasın. Lan niye vuruyor o? Canım ben seni arabada bekliyorum o zaman. Tamam canım. Canım ben de seni sınıfta bekliyorum.

[14:30]Tamam da niye bekliyorsun Tahsin amca? Ben şapkamı önüme aldım düşündüğüm vakitte bazı şeylere kanaat getirdim. Nedir? Sen torpil yapıyorsun çocuğuna. Ya ama lütfen ama ya. Yapıyorsun tabii. Yanda sınav çalışıyor çocuk görmüyor mu oğlum? Ay yok öyle bir şey. Sonra Kopra sıkıntılı Kopra sıkıntılı. Olsun.

[15:00]Çok güzel diyenler. Çok güzel diyenler. O zaman o da doğru. Peki bu şimdi veli toplantısı durumu var ya.

[15:22]Metin mesela merak ediyorum sen veli toplantıların nasıl geçiyordu? Çok kötü geçiyordu benim ya. Sen gerçekten kötü bir öğrenci gibi duruyorsun ya. Bir keresinde çok üzülmüştüm. Annem dedi ki çok utanıyorum artık buraya gelmekten dedi. Ne yapıyordun ki? Her ne yapıyordun ki yani en çok ne yaptın mesela? İlk sene çok şikayet oluyor diye annem okula aile birliğine girdi. Hani ben artık bu okula gelip gidiyorum bari bir işe yarayım diye. Çok geliyor aile birliğine girdi. Sonra sıkıldı. Sonra sürekli işte 3. sene falan abi okuldan kovdular. İyi iyi 3 sene dediğinde lise mi? Lise. Ha lise. Liseden. Lise 1'de her gün geliyor muydu annen? Evet her gün geliyordu. Her gün biri çağırıyordu. Ayrı ayrı hocalar çağırdığı için annem dedi ki ben madem geliyorum okula aile birliğine gireyim dedi. Ne yapıyor olabilirsin ki bu kadar? Okuldan kaçıyordum abi. İşte normal. Normal ha haylazlıklar yani genel. Neyse öğrencileri burada kötü örnek olmayalım. Çok kötü. Öyle bir daha yapmayın. Ben yaptım siz yapmayın. Okuldan kaçan öğrencileri buradan ne demek istersin? Kaçmayın. Okulu bir bütün olarak düşünmek lazım. Kaçması dersleri. O bir bütün. Yani Bak sen belirsiz duruyorsun. Sen nasıl bir öğrenciydin? Ben de çok fenaydım ya. Mükemmel durmuyorsun. Sen iyi mi? Ben ben tam ortadaydım abi. Ben işime yarayacak notları alıyordum, işime bakıyordum. Ama şikayet öğretmen falan bir durumun var mıydı? Yok. Öyle öğretmen falan şikayetlik bir durum yok da ben çok böyle ders dinlemezdim yani. Az dinlerdim. Ben başarılı bir öğrenciydim ama. Ben ben o yüzden kovulmuyordum. Okuldan kaçıp eve gidip ders mi çalışıyordun? Hayır. Zekiydim abi zekiydim. Ve başarılıydım. Gıcık oluyorlardı bize. Bir şey de yapamıyorlardı. Sen okuldan kaçıyor muydun? Kaçardım. Bizim. Sen hiç o kadar kaçacak bir tipe benzemiyorsun ya. Seni yakalarlar oğlum. Öyle hani öyle düşün. Hiç öğretmenlerle sıkıntım olmadı. Evet. Evet. Çok güzel hareketler devam ediyor akşamınızda. Çok güzel hareketler bunlar. Sırada başla şimdi mutfakta.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript