[0:00]Bir insan sizin hayatınızı değiştirse, siz hiç kimseyken sizi bir diziye önerip Türkiye'nin en tanınan oyuncularından birisi olmanızı sağlasa, üstüne üstlük bir de kardeşiniz olsa onunla küser miydiniz?
[0:12]Necati Şaşmaz küstü. Neden mi? İşte başlıyoruz.
[0:18]Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'la birlikte 2007'den 2013'e kadar Kurtlar Vadisi Pusu'nun senaryosunu yazıyordu. Dizi ülke tarafından çok seviliyor ve Şaşmaz kardeşler olarak paralarına para katıyorlardı. Dizinin 202. bölümüydü. Yılardan ise 2013. Şaşmaz kardeşlerin arasında şöyle bir diyalog geçti. Necati Şaşmaz, Raci Şaşmaz'a diziyle biraz daha ilgilenmesini söyledi. Ve kavga buradan alevlenerek neredeyse yumruklu bir kavgaya dönüştü. Bazı kaynaklar bununla Bartu olduğunu düşünse de ben böyle düşünmüyorum. Arkadaşlar videoyu izleyenlerin %99.9'u abone olmamış. Lütfen abone olun. Desteğiniz için teşekkürler. Ve bu kavga sonrasında Raci Şaşmaz direkt olarak yapım ekibinden ayrıldı. Raci Şaşmaz'la birlikte Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da yapım ekibinden ayrılmıştı. Üstüne üstlük Raci Şaşmaz, Panafilmin Nişantaşı'ndaki merkezini dava açarak Necati Şaşmaz'ın boşaltmasını istedi. Necati Şaşmaz da oradan çıkarak yeni merkezi Çamlıca'ya taşıdı. Bu ayrılıktan sonra bir sürü sorun baş vermeye devam ediyordu. Kurtlar Vadisi Pusu'nun yapım ekibinde çok büyük bir eksik vardı. Dizinin o sevdiğimiz güzel detayları ve müthiş nüansları artık yazılamıyordu. Çünkü yazacak kimse kalmamıştı. Bu boşluğu yapımcı koltuğuna Necati Şaşmaz kendisi oturarak doldurmaya çalıştı. Senaryo ekibini ise Panafilmin yazım ekibine aktardı. Bu senaryodaki eksiklik yüzünden Necati Şaşmaz'ın bile ofiste sabahlara kadar kaldığını biliyoruz. Ve bu günlerde Necati Şaşmaz bir trafik kazası geçirdi ve kendisinde iki kırık oluştu. Kaza sonrasında Raci Şaşmaz bir telefon açıp abi geçmiş olsun bile demedi. Necati Şaşmaz bu günlerde televizyonlara verdiği röportajlarda Raci Şaşmaz'ın ben başka bir iş yapacağım abi diyerek ayrıldığını söylese de, o sene vefat eden babaannelerinin cenazesinde ikisi de bulunmasına rağmen birbirlerinin yüzüne dahi bakmadılar. Necati Şaşmaz yoğunluktan yorulmuş olacak ki Kurtlar Vadisi Pusu'nun senaryosunu direkt olarak Panafilm'deki üç kişiye devretti. Bunların başında bu günlerde pişman olduğu bir isim vardı. Cahit Kayaoğlu. Bu ismin senaryonun başına geçmesinden sonra Kurtlar Vadisi Pusu izleyenleri dizinin gidişatını beğenmemeye başlamıştı. Necati Şaşmaz'ın hayatı bu seyirde ilerlerken Raci Şaşmaz ise Panafilm'den ayrıldığı için kendisine yeni bir iş kolu bulmak istiyordu. Ve kendine Pana Yapı adında bir inşaat şirketi kurdu. Kurduğu şirket ileride başına bela olacaktı. Raci Şaşmaz elindeki sermayeyle birlikte kentsel dönüşüm için o günlerde gündem olan Fikirtepe ile ilgilenmeye başladı. Fikirtepe'yi Brooklyn'e benzetiyordu. Yaptığı projelerle adeta bir Brooklyn gibi Fikirtepe'yi inşa edecekti. Bu projelerde Selimoğlu Holding'le birlikte ortak çalışıyorlardı. Burada yaşayan insanlarla anlaşılmış ve yapacağı altı proje için çalışmalara başlamıştı. Bu Brooklyn projesi için 113 dönümlük bir arazide inşaat yapılacaktı. Totalde 31 tane konut ve 13 tane de ticari alan olacaktı. Ama bu sırada ortaklıkta bazı sorunlar baş vermeye başlamıştı. Bu yüzden Raci Şaşmaz Selimoğlu grubunun da payını satın alarak bu projede artık tek başına çalışacaktı. İlk projesi Brooklyn Park'tı. Brooklyn Park'ın çok güzel bir manzarası ve müthiş bir konumu vardı. 2017 yıllarına yaklaşırken bu proje bitti, tanıtıldı ve diğer iki projesinin de devamı için ruhsat aldığını söylemişti Raci Şaşmaz. Dediği gibi de oldu. Diğer projelerine de başlamıştı ve her müteahhit gibi o da temelden daireleri ve dükkanları satarak kendine nakit para çıkartıyordu. Bu gelirlerden sonra Raci Şaşmaz'ın işleri iyi gidiyor olacak ki Denge Holding'in de %48'ini satın aldı. Ayrıca 2015'te de Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinin yapımcılığını ve senaristliğini almıştı. Necati Şaşmaz'la bir işi kalmamış, tek başına gayet büyük işler peşinde ve başarılı birisiydi. Ama tabii ki hem senaristlik, hem yapımcılık, hem inşaat işi, hem Holding'i yönetmeye çalışınca birinden birisi aksamıştı. O günlerde Pana yatırım tanıtımında Tarık Ünlüoğlu da vardı ve mikrofonu alıp Raci Şaşmaz'a şu soruyu sordu: Benim Raci Bey'e bir sorun var. Raci Bey, salı günü Eşkıya Dünya yayınlanabilecek mi? Açıkça söyleyeyim inşallah buradan çıkar çıkmaz senaryonuzu göndereceğim ve salı perşembe izleyeceğim. Biraz sizleri ihmal ettiğim için özür dilerim. Raci Şaşmaz bu cevabıyla sorunları biraz daha ertelemişti. Ama bu sefer de 2018 yıllarına doğru Pana Yapı'nın içerisinde bütçe sorunları ortaya çıkmaya başlamıştı. Brooklyn projesinin devam projeleri ortaya çıkmıyordu. Arsa sahiplerine kira ödemesi yapılamıyordu. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz oyuncularının maaşları ödenmiyordu. Ve bunlar sebebiyle Necati Şaşmaz'la yolları bir defa daha kesişecekti. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz oyuncularının maaşının ödenmemesi sebebiyle ATV bu yapımın yapımcılığını kendisine aldı. Artık Raci Şaşmaz'la çalışmıyorlardı. Bunlar olurken üstüne üstlük Raci Şaşmaz Denge Holding'in yönetim kurulundan da istifa etti. İşler pek parlak görünmüyordu. Ayrıca Brooklyn projeleri temel halindeyken oradan daire alan insanlar ise dairelerini eline alamamıştı. Onlar da mağdur olmuştu. Ve sokakta seslerini duyurmaya çalışıyorlardı. Raci Şaşmaz çok kötü bir durumdaydı. Hani şurada insan bir diyor ki Necati Şaşmaz bir el atsın. Adam ne durumda? Hani bir kalkındır falan yok, hiçbir şey yok. Asla mahkumlarda. Neyse. Hatta bir de bu arada arsa sahiplerinin paraları da asla ödenmemiş ve dışarıdan iş alan işçiler ise hala bugüne kadar paralarını alamadığını söylüyorlar. Durum bu kadar vahimken Raci Şaşmaz'dan kimse istediğini alamazken Brooklyn projelerinden borcu olan birisi Panafilm'e dava açtı. İşte Necati Şaşmaz'la yolları burada bir defa daha kesişmişti. Çünkü bu davadan sonra Panafilm ofisine haciz geldi. Ve içerideki X-ray cihazlarına kadar iki tane kamyona koca şirketi doldurup uzaklaştılar. Çünkü logolar ortaktı, isimler ortaktı, ikisi de aynı sektörde iş yapıyordu. Onlara borcu olan şirket sahibi de Necati Şaşmaz'la birinci dereceden akrabaydı. Kardeşti. Bu yüzden dediğim gibi haciz kararı çıktı ve bütün şirketi kamyona doldurup gittiler. Bu günlerde üstüne üstlük bir de halk sokağa inmişti. Ekmeğimizi çalana ekmek verme ATV sloganlarıyla Raci Şaşmaz linçleniyordu. Sosyal medyada dolandırıcı ilan edilmişti. Ve maddi durumunun kötülüğü sebebiyle tüm inşaat projeleri durdu. Yani Raci Şaşmaz batıyordu. Bu linçlenilen günlerde ise Pana Yapı şirketinin çaycının üzerine yapıldığı bile iddia edildi. Olaya artık bir el atılması gerekiyordu. Tabii ki bu el Necati Şaşmaz'dan değil Recep Tayyip Erdoğan'dan geldi. Raci Şaşmaz'ın yarım kalan projelerinin başına artık Emlak Konut gelmişti. İnşaatlar devam ediyordu. Arsa sahiplerinin kiraları ödeniyordu ve vatandaşların daireleri teslim edilecekti. Devlet işe el koymuştu ve Raci Şaşmaz o günlerde şöyle bir röportaj verdi. Bu şahıslar önce ailemle arama girdiler. İki kardeşi birbirine düşürdüler. Sonra beni kurduğum şirketten ve işimden ayırdılar. Senaryo yazarak kazandığım 15 yıllık birikimimi yatırım adı altında benden çaldılar. Tabii ki Muhabir bunların üstüne siz inşaat işine isteyerek girmediniz mi diye bir soru yöneltti. Raci Şaşmaz ise neden gireyim? Benim bir işim, itibarım ve param vardı. Bulunduğum sektörde istediğim kanalda, istediğim diziyi ya da istediğim filmi yapabilirdim. Bunları yapabilecekken neden inşaat gibi bilmediğim bir işin içine gireyim? Anlamam, etmem. Benim elimde sadece bir birikimim vardı. Bunu bankaya mı koyayım yoksa toprak mı alayım diye düşünürken yakınımda olan güvendiğim biri tarafından kandırıldım. Varımı yoğumu işimi gücümü kaybettiğim gibi, 100 milyonlarca lira borca sürüklendim dedi. Ve üstüne de mağdur olan insanların içindeki en büyük yara olduğunu, kendisinin de kandırıldığını ve bilmediği bir işe sevdikleri tarafından sokularak dolandırıldığını söyledi. Bu kadar masum bir biçimde sadece kandırılmış olması gerçek mi bilmiyorum ama söylediği bu şekilde. Tüm bunlar olduktan sonra Necati Şaşmaz bir televizyon programında bu küslüğün bitmesi gerektiğini, kardeşini özlediğini ve aile sofrası kurmak istediğini ima etmişti.
[7:45]Ve yüz yüze gelip konuşamayacak kadar garip olan bu iki kardeşin diğerine Raci Şaşmaz'a bu soru sorulduğu zaman araya girenlerin bazıları içeride, yani cezaevinde, bazıları dışarıda. Dışardakiler de hak ettikleri yere gittiğinde aramızda küslük olması için hiçbir sebep kalmayacak demişti. Ve sorulan her şeyiniz gitti. Bundan sonra ne yapacaksınız sorusuna da bir ülkem gitmedi, iki ailem gitmedi, üç ömrüm bitmedi. Çalışır kazanırım. Dört, dürüst insanlara güvenim de bitmedi diye cevap vermişti. Evet, tüm bunlar olduktan sonra üstünden yıllar geçtikten sonra Necati Şaşmaz ve Raci Şaşmaz'ı hala yan yana göremedik. Ama onlar hakkında kötü dedikodular hala sürüyor. Kurtlar Vadisi'nin Ömer babası Necati Şaşmaz ve Raci Şaşmaz kardeşler asla sözlerini tutan insanlar değiller. O babanın çocukları olduğunu unuttular gibi ağır bir laf söyledi. Ayrıca bu günlerde de Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ın nasıl bir yaşam sürdüğü hakkında bir bilgimiz yok. Sevgili arkadaşlar hem Fikirtepe dolandırıcılığından hem de Şaşmaz kardeşlerin küstüğünden bahsettiğim bu videoyu umarım beğenmişsinizdir. Eğer beğendiyseniz like atarak bana destek olabilirsiniz. Abone olarak da ücretsiz bir biçimde bana verebileceğiniz en büyük desteği verirsiniz arkadaşlar. Teşekkür ediyorum. Esen kalın.



