[0:01]Mas mavi gökyüzünde tatlı mı tatlı, bembeyaz bir pamuğa benzeyen bir bulut varmış. Bu tatlı bulutun adı Luna'ymış ve dünyayı dolaşmaya bayılırmış. Zaten işi de bu olduğundan çok şanslıymış. Onun görevi, susuz toprakları yağmuruyla sulamakmış. Bir ağaç kurumaya, bir dere akmamaya başlarsa Luna hemen oraya uçar, mis kokulu yağmuruyla sulayıp her şeyi eski güzel haline getirirmiş. Bir gün Luna gökyüzünde rüzgarla dans ederken çok sevdiği arkadaşı beyaz tüye rastlamış. Beyaz tüy ışıl ışıl parlıyor, Luna'nın yanından geçerken adeta ışık saçıyormuş. Luna, bugün seni çok hızlı gördüm. Yine nerelere can suyu götürüyorsun diye sormuş. Luna ona nereye gittiğini anlatırken ikili sohbet etmeye başlamış. Konuştukça konuşmuşlar. Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamamışlar. Luna çok önemli görevini unuttuğunu hiç fark etmemiş. Oysa çok uzak bir köyde insanlar günlerdir yağmur bekliyormuş. Günler günleri kovalamış, hafif rüzgarlı bir gün Luna birden hatırlamış. Üzüntüyle benim gitmem gereken bir yer vardı, demiş. Hemen hızla o kasabanın yolunu tutmuş. Yol boyu yüreği üzüntüden sanki sıkışıyormuş. Daha önce görevini hiç unutmadığı için bunun nasıl yaptığını anlayamıyormuş. Köyün üzerine geldiğinde gördükleri karşısında şok olmuş. Bahçeler kurumuş, çeşmeler kurumuş, akarsular kurumuş. İnsanlar su bulmak için başka yerlere gidiyormuş. Hayvanların su taşımaktan çok halsiz kaldıklarını görmüş. Luna içinden, ah ben ne yaptım? Görevimi unuttuğum için ne kadar çok kişi zor durumda kalmış. Daha fazla geç olmadan hemen işe koyulmalıyım, demiş. Hüzünle kabarmış, kabarmış, kabardıkça ağırlaşmış, sonunda yağmur damlalarını bırakıvermiş. Ve yağmış. Usul usul yağmış, yumuşacık, tam olması gerektiği gibi. Yağmur yağdıkça çeşmeler tekrar akmaya başlamış. Akarsular yeniden dolmuş, bahçeler yeşermiş. Köylüler gökyüzüne minnetle bakmışlar. Yağmuru o kadar özlemişler ki evlerine girmemişler. Toprakla beraber onlar da ıslanmış. Luna o gün çok önemli bir şey öğrenmiş. Görevimizi yapmadığımızda fark etmesek bile pek çok kişi zarar görebilirmiş. Ama sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizde her şey yolunda gidermiş. O günden sonra Luna ne kadar sohbet etse de, ne kadar eğlenceli bir oyunda olsa da görevlerini hiç ama hiç unutmamış. Çünkü o artık sadece bir bulut değilmiş. O sorumluluk sahibi bir bulutmuş. Ve böylece her gün uçsuz bucaksız gökyüzünde gezer, dünyayı her gün daha çok güzelleştirirmiş. Göklerden düşen her yağmur damlası Luna'nın hatırladığı görevinin hediyesiymiş.

☁️GÖREVİNİ UNUTAN BULUTUN MASALI☁️ #masal #masaldinle
Sesli Çocuk Masalları
3m 24s345 words~2 min read
Auto-Generated
Watch on YouTube
Share
MORE TRANSCRIPTS


