[0:00]Eleştirecek bir şey bulamıyoruz. Çağlayan kardeşim. Hükümet demiyor ki veya yasa demiyor ki bu hayvanları aç bırakıp bizler 300 kişiyle bıraktığımız belediyede bugün binlere geçen bir rakam söz konusu. İşçilerimizin maaşlarını artık iki belediyede zor öder vaziyette. Emekli sıkıntıda, sanayici sıkıntıda, esnaf sıkıntıda. Ama vatandaş talep ediyorsa bizim adayımız odur. Keşke işlerinde dağınıklık olmasa, keşke vatandaşa hizmet edebilseler.
[0:35]Evet öncelikle bizi konuk ettiğiniz için teşekkür ediyorum Çağlayan kardeşim. Bilecik ve Bozüyük Belediyesi neredeyse ikisi de böyle eş denk vaziyette. Eleştirecek bir şey bulamıyorum. Yani eleştirecek bir şey bulamıyorum derken hizmet anlayışını bir eleştirecek pozisyonları yok. Neden yok? Eskiden bizim AK Parti belediyelerinde eleştiriler çoktu. Neden eleştiriyorduk? İşte kapalı pazar yeri yanlış yerde oldu. İşte pazarımız niye buradan taşındı? Çarşı daha memnundu gibi eleştiriler vardı. Kongre merkezi niye buraya yapıldı? İşte Bozüyük'te mahalle konaklarına eleştiriler vardı. Küçük oldu, işte şurası eksik oldu. Kapalı pazarımızın klima sistemi ile alakalı böyle eleştiriler oldu. Yani gerçekten yaptığımız hizmetlerde eleştiriler vardı ama şu an hem Bilecik'te hem Bozüyük'te eleştirecek bir şey bulamıyoruz. Eleştirecek tek gündem var Bozüyük'te. Bu da çuf çuf. Yani baktığımızda yolda kalan. Ha milletimiz de memnun mudur? Belki memnun olabilir. Belki bir ihtiyaç vardı ama böyle olmaması gerekiyordu. Gerçekten Bozüyük halkına yakışır güzel bir raylı sistem yapılması lazımdı. Ben Bozüyük'e yakıştıramıyorum işin gerçeği. Vatandaşımızın çuf çuf yakıştırması da gerçekten yerinde bir değimim olmuş. Yani yolda lastik patlıyor, yatıyor böyle. Sürekli yollarda kalan bir araç. Yani dört tekerlekli bir araç. Bundan bilmiyorum ne kadar Bozüyüklü vatandaşlarımız memnun. Bu arada Bozüyük'te de, Bilecik'te de eleştiriler çok. Neden çok? Belediye başkanlarımız sahada göremiyoruz. Neden göremiyoruz? Sağ olsun Özgür Özel her yerde bir miting peşinde ve Bilecik Belediye Başkanımızla Bozüyük Belediye Başkanlığı da arkasına CHP'li üyelerini de katarak onlarca otobüs, bazen yüzlerce otobüs de mitinglere gidiyorlar. Yani bizler istiyoruz ki burada hizmet yapılsın, bir şeyler yapılsın. Maalesef böyle bir anlayışları yok. Yani eleştirecek tek konumuz bu. İllerinde durmaması, ilçelerinde durmaması ve gerekli hizmetleri yapamamaları. Mesela Bilecik'te bir kent lokantası adı altında açılış yaptılar. Kent lokantası bizim AK Parti döneminde 2017-2018 yıllarında açtığımız bir yerdi. Burada yöresel ürünler adı altında vatandaşımıza uygun fiyattan yemek ikram ediliyordu, yemek yediriliyordu. Adını değiştirdiler, kent lokantası yaptılar ve bunun açılışına genel başkanları Özgür Özel'i davet ettiler. Yani bir genel başkan küçük bir projeyi kalkıp da açması gerçekten çok yadırgadım ben. Yani vatandaşlarımız için belki önemli olabilir ama bugün biz baktığımızda hastanenin açılışını bugün vali konağımız bitti. Bunların açılışlarını bazen yapmayabiliyoruz, unutuyoruz bazen gerçekten. Yüzme havuzudur, odur, budur. Belki birçoğunun açılışını yapmadık. 2023 yılında Cumhurbaşkanımız geldiğinde biz sadece büyük projelerin açılışlarını bir kereye mahsus ilimizde yaptık. Bilecik Devlet Hastanesi ve Bozüyük Devlet Hastanesi başta olmak üzere ve bunlar için de Halil Öde'e özellikle teşekkür ediyorum. Yani Bakan Yardımcılığı döneminde ilimize kazandırdılar ve bugün tüm ilçelerimizde de sağlık konusunda da bir sorunumuz kalmadı.
[3:32]Evet öncelikle ben kendimizi anlatayım. Hem bizler milletvekilimizle belediye başkanlarımızla, ilçe başkanlarımızla böyle tek yürek bir şekilde çalışıyoruz. Gerçekten hiçbir bugüne kadar kavgamız, gürültümüz olmadı. Hiçbir zaman onlarla bir münakaşaya girmedik. Hiçbir zaman da ayar vermeye çalışmadık belediye başkanlarımıza ama CHP'ye baktığımızda böyle bir dağınıklık var. Yani kendi içlerinde bir dağınıklık söz konusu. Yani belediye başkanlarıyla teşkilatlar arasında, milletvekili arasında böyle gerçekten kopuk bir durum söz konusu. Bu da hizmete yansıyor işin gerçeği. Ha bizler isteriz ki ilimiz için yapılacak bir şey varsa kendi içlerinde böyle güzel bir uzlaşıyla gelseler bizler de onlara destek olsak ama kendi içlerinde maalesef birlik beraberlik içinde olamadılar bugüne kadar. Bizler tüm belediyelerimizden gelen talepleri milletvekilimizle beraber Ankara'ya taşıyoruz. Yani hangi belediye olursa olsun. Bugün Melek Başkan da bir şey talep etse, Talat Başkan da talep etse, Vezirhan'da Hüseyin Başkanımız, İlhan Başkanımız hangisi bir şey talep etse Ankara'ya onları iletiyoruz ve çözüm odaklı çalışıyoruz. Ben bu konuda ben öncelikle milletvekilimize teşekkür ediyorum. Halil El Demir gerçekten Bilecik'te bir abilik yapıyor. Bizler de başkan olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bürokrasisiyle beraber hep birlikte bu işi koordineli bir şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Keşke işlerinde dağınıklık olmasa, keşke vatandaşa hizmet edebilseler ama maalesef az önce dediğim gibi eleştirecek neredeyse bir konu yok.
[5:03]2019'da biz seçimi kaybetmiştik. Tabii eee belediye bunlarda olduğu için ve önceki dönemde gerçekten büyük hizmetler yaptık. Yani şurada Fatih Bakıcı altı yıllık dönemde burada 15-20 yıllık yapılacak hizmetleri yaptı. Vatandaş gerçekten ilk 5 yılda bunu algılamadı, hizmet eksikliğini görmedi ama şu geçtiğimiz iki yıl, iki yıllık süreçte de aynı şekilde devam ediyorlar. Yani hem Bilecik'te hem Bozüyük'te. Bugün kapalı pazar sorunu yok, işte birçok mahallemizde parklarımız yapıldı, asfaltlarımız yenilendi. Bakın burada bir köprü var, tren yolu köprüsü. Onu bağlamasını bile birkaç yılda zor yaptı Bozüyük Belediyesi. Ve gerçekten de önemli bir bağlantıydı Bozüyük için. Yani bunun iki yakasını birleştirmek bile Bozüyük Belediyesi'nin beceremediği bir iş haline geldi. Ve Allah'a şükürler olsun ki bitirdiler en sonunda vatandaşlarımıza rahat bir nefes aldı. Keşke belediyemizde olsaydı birkaç noktadan daha aynı şekilde tren yolu üst geçitlerini bizler tamamlasaydık. Bunlar projelerin içindeydi ama daha hala ne bir proje konuşuluyor ne yapacakları işler konuşuluyor. Baktığımızda Bilecik'te Bozüyük'te de aynı şekilde fazlasıyla personel aldılar. Bizler 300 kişiyle bıraktığımız belediyede bugün binlere geçen bir rakam söz konusu bizlerin duyduğu. Bazen yok bin yok diyorlar, yok 800 diyorlar, 900 diyorlar ama oturacak masa sandalye yok neredeyse belediyede. Yani şöyle düşünün, personel sayısı artması tamam birilerine iş kapısı olsun ama burada 300 kişiyle yapılan bir işi hadi 500 kişiyle yapalım. 1000 kişi yani artı bir 500 çok fazla. Yani bugün 70-80.000 lira hesaplasanız belediyedeki bir işçinin maliyetini yani 35-40 milyon, belki 50 milyonun üzerinde bir rakama tekabül ediyor. Yani bunu hizmet olarak yapmaya kalksanız bugün bir kilometre sıcak havalı asfaltı 5-6 milyon lira yapıyorsunuz. Yani her ay şehirde 10-15 kilometre asfalt demek. Her ay birçok parkın yapılmasına sebep demek, mahalle konaklarının yapılmasına sebep demek. Ama baktığımızda hiçbir şey yok ortada. Yani işçilerimizin maaşlarını artık iki belediyede zor öder vaziyette. Keşke bu şekilde davranmasalardı. Keşke bu şekilde yapmasalardı, hizmet üretselerdi ama artık yapacak bir şey yok. Yani bu kalan 3 yılda yani maaşlarını versinler yeter. Tokat'taki hayvanlarımızla baksınlar, barınaktaki hayvanlarımıza baksınlar yeter.
[7:31]Evet, Bozüyük'teki farklı bir olay. Yani şöyle farklı. Buradaki hayvanlar kaderine terk edilmiş, aç bırakılmış ve her biri de artık ölmek üzere olan ve ölmemek için birbirini yemeye başlayan hayvanlar. Yani bu gerçekten üzücüydü. Hükümet demiyor ki veya yasa demiyor ki bu hayvanları aç bırakın. Bizler gerekli desteği sağlıyoruz. Bunların yaşatılması için, bakılması için ama maalesef yasayı çok daha farklı algılamış bizim Bozüyük Belediye Başkanımız ve çalışanları.
[8:04]Şimdi AK Parti olarak bizim şöyle bir politikamız var. Bizler seçim bitti 2023'te bitti, 2024'te bitti. Hemen seçimin ardından saha çalışmalarımız ertesi gün başlar. Yani kazandık seçimleri vatandaşımıza teşekkür ederek başlarız ve hemen hızlı bir şekilde sahada olmaya gayret gösteririz. Bizler baktığınızda her hafta toplantılarımızı yapıyoruz. Her hafta düzenli bir şekilde programlarımızı yapıyoruz ve sahadayız. Nasıl sahadayız? İlçe çalışmalarımızda. Tabii ki vatandaşlarımızdan bazen tepkiler, sitemler alıyoruz. Yani bunları da bir not alıp, bir kenara yazıp genel merkezimizde ilgili bakanlarımıza bazen Cumhurbaşkanımıza iletilmesi gerekiyorsa bunların hepsi daraltılmış bizim il başkanlığı toplantımız vardır. Orada bunlar bir havuz halinde toplanır, işte Cumhurbaşkanımıza sunulur ve bunlar da çözüm yolları ararız. Ki şu süreçte dediğim gibi korona'dan çıktık, işte dünyada ekonomik kriz yaşandı. Ardından deprem oldu. Mutlaka bunun bir yansıması var ekonomik olarak. Ve ülkemizin dört bir tarafı ateş çemberi. Yani bugün baktığımızda Ramazan ayı içinde yani Türkiye hariç neredeyse her tarafta silahlar patlıyor, füzeler atılıyor. Neredeyse Orta Doğu tamamında bir ateş var. Ama Allah'a şükürler olsun öyle bir liderimiz var ki güçlü bir liderimiz var. Bunu da öngördüğünü düşünüyorum ben. Ekonomik sıkıntının işte hepimiz sıkıntıdayız. Kim sıkıntıda? Emekli sıkıntıda, sanayici sıkıntıda, esnaf sıkıntıda. Ama bir tedbir amaçlı yaklaşık şu birkaç yıldır ekonomik açıdan bir çalışma var. İnşallah bunun meyvelerini bu yılın ortalarından sonra almaya başlayacağımızı düşünüyorum. Enflasyonun da hızlı bir şekilde geriye gelmesiyle yine faizlerin de düşmesiyle hızlı bir hareket olacak. İnşallah savaş bugün bir ateşkes ilan edildi, devam eder. Çünkü bunun yansıması sadece Türkiye değil, dünyaya oluyor. Yani dünyanın her bir ülkesinde bu doğalgaz fiyatları da, petrol fiyatları da artıyor. Bu da ne demek? Enflasyonun artması demek. Ama bizler birkaç yıldır aldığımız önlemlerle bu ekonomiyi bu şekle gelebileceğini öngörmüş demek ki Cumhurbaşkanımız ve bakanlarımız. İnşallah hepimiz bir kemer sıktık. Bunun da sonucunu önümüzdeki yıl alacağız ve inşallah 2027, 2028 ve 2029 güçlü bir şekilde gireceğiz. Vatandaşımız Cumhurbaşkanımıza güveniyor, gerçekten güveniyor. Bu konuda ne kadar sitem etse de bunun Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde tekrar düzeleceğinin de farkında. Vallahi onu başımızdan eksik etmesin diyorum ben. Gerçekten bir dünya lideri ve güçlü bir lider. Bugün dünyanın gözü Türkiye'de. Yani bugün Orta Doğu yanıyorsa işte Ukrayna, Rusya hepsi Türkiye'de Recep Tayyip Erdoğan'a bakıyor. Yani bir araya girse de işler çözülse ben geçtiğimiz aylarda bir toplantı vardı. İl başkanları toplantısı. Toplantı bitti. Biz tabii ki Ankara'dan akşam saat 7 gibi çıktık. Gece saat 11-12 gibi eve geldim. Gece 12'den sonra bir baktım ki iki tane Afrika ülkesi savaş durumuna gelmiş. İki Afrika ülkesini bir araya getirmiş, aralarında uzlaşma sağlamaya çalışıyor. Yani böyle bir liderimiz var. Güçlü bir liderimiz var. Onun için bizler de Cumhurbaşkanımızın böyle yükünü biraz daha almak için hep birlikte omuz omuza teşkilatımızla, başkanlarımızla birlikte çalışıyoruz.
[11:23]Ben 2011 yılında ilçe başkanı olurken o zamanki koordinatör milletvekilimiz Alaattin Oğlu Balıkesir Milletvekilimiz. Serkan Yıldırım seni ilçe başkanı yapmak istiyoruz dediler. Biz de başkanım bizler uygun görürseniz bu işleri tabii ki yapmak isteriz dedik. Sonrasında İl Genel Meclis Başkanlığı için, İl Genel Meclis Üyeliği için de 2014'e kadar bizler ilçe başkanı olarak çalıştık. 2014'te de dediler ki il genel meclis üyeliğinde hazırlanın. İl genel meclis üyesi olarak seçildik. İl Genel Meclis Üyeliği görevi yaparken tekrar bizi İlçe Başkanlığı görevine iki görevi beraber aynı anda üstlendik.
[12:07]Ve il başkanı olurken de bizler de şöyle bir durum oluyor. Temayül yoklamaları yapılır. Temayül yoklamaları sonucunda da bizlerin adı çıktı. Ve en sonunda teşkilatımıza da sorarak Cumhurbaşkanımızın karşısına çıktı 4 tane adayla. Cumhurbaşkanımız da bizleri uygun gördüler ve yaklaşık 6 yıldır da iki dönemdir de il başkanlığı görevimizi yürütüyoruz. Bizim aday olmamız gibi bir şey söz konusu değil. Yani ben il başkanıysam genel merkezimiz der ki Serkan Yıldırım, Halil Al Demir, işte Selim Yaracı, Fahrettin Poyraz bugüne kadar gel aday ol denmiştir. Adaylık süreçleri başlamıştır. O süreçlerle alakalı genel merkezimiz de sahada çalışmalarını yapar. Vatandaşa sorar, anketlere bakar, teşkilata sorar, temayül yoklamaları yapılır ve bizde adaylıklar bu şekilde olur. Yani bizim talep etmemiz söz konusu değil. Yani zaten vatandaş talep ediyorsa bizim adayımız odur. Yani bizde demokrasi böyle işliyor ve en sonunda tabii ki Cumhurbaşkanımızın buna onay vermesi gerekiyor. Bizlerin böyle bir talebi yok. Yani milletvekilliği için de, belediye başkanlığı için de ama bizler sahada çalışmalarımızı yürüteceğiz. O gün geldiğinde de genel merkezimiz eğer uygun görürse takdir buyururlarsa bizler de görevimizi bırakarak adaylık sürecimiz başlar. Ama Serkan Yıldırım olarak böyle bir düşüncem var mı? Yok. Ama bizler çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz.
[13:26]Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Bakanımız geldi. Sizler de takip ettiniz. Ulaştırma Bakanımız neden geldi? Burada devam eden bir projemiz var. Yüksek hızlı trenin bypass edilen bir hattı var. Bu hat ne kadar önemli? Şöyle önemli. Bu hattın uzunluğu 8 km. Yani bu hat bittiğinde İstanbul Ankara arası hatta Sivas, Konya'yı da katarsak İstanbul'a bağlandıklarında 11 dakika kısaltacak. Ve aynı şekilde Adapazarı'nda da bir tünelde böyle bir inşaat devam ediyor. Bunları bypass ederek geçiliyor. Buradan da 19 dakika kazanılacak ve ikisini topladığımızda yani bu hatta toplamda 30 dakikalık bir kazanç elde edeceğiz. Bu çok önemli. Yani bir yolculuk yapan vatandaş için burada 50 km'ye düştüğünde böyle insan hakikaten bir stres oluyor. Acaba arıza mı yarattı ya da bir şey mi oldu? Ama şu anda orada gerçekten bir tünelimizde ciddi bir göçük oluştu ve zor bir çalışma. Bakanımız bunu ziyaret etmeye geldi. Yaklaşık 3 saatlik bir program. Bakanımızdan Söğüt Bozüyük yolu ile alakalı sözü aldık. İnşallah önümüzdeki aylarda projesi başlayacak. Bunun da Bozüyük'lü hemşerilerimize sözünü vermiş olalım. İnhisar'dan Söğüt'e kadar olan yolumuz yine aynı şekilde bir genişlemeyle hizmete sunulacak, ihalesi yapılacak. Bir de pazar yerindeki vatandaşlarımızı ilgilendiren pazar yerine gidiş yolundaki duble yol yapılması söz konusu. Bunun ihalesi inşallah kısa zamanda yapılacak. Bilecik'ten hemşerilerimizi ilgilendiren Yenişehir yolumuz Allah'a şükürler olsun bitmiyor denen yolumuz bundan birkaç sene evvel bitti. Artık onu da rafa kaldırmış olduk ve birçok vatandaşımız da her zaman söylediği şuydu. Aşkımız Yenişehir yolu gibi olsun bitmesin. Ama maalesef o yol da bunu söyleyen vatandaşlarımız için bitmiş oldu. O yol bittikten sonra ilimizi zora sokan bir konu var. Yenişehir'den diğer hatta bağlandığında yani Bursa'dan çıkıp Ankara istikametinde ya da Eskişehir istikametine gidecek vatandaşlarımız bir çevre yolu konusunda sıkıntımız var. Bu yol da inşallah birtakım çalışmalar var. Bunu bakanımıza yerinde gösterdik, anlattık. Bu çevre yoluyla alakalı da hızlı bir şekilde projelendirme ve ihale süreçlerine girilip çalışmalar başlayacak. Gölpazarlı hemşerilerimize de şöyle bir talebimiz oldu. Gölpazarı'ndan Vezirhan'a giden yolumuzu inşallah birkaç yıl içinde BSK yani sıcak asfalt şeklinde kaplamasını da yapacaklar. Ve Gölpazarı içinde de bir çevre yolu oluşturularak şehir içi trafiğimizde inşallah azaltma talebimizi Sayın Bakanımıza ilettik. Evet tarım konusunda da ve orman konusunda da Sayın Bakanımızla da görüşmelerimiz oldu. Geçtiğimiz günlerde Ramazan'dan hemen önce muhtarlarımızla bir araya gelmiştik. Orada Sayın Bakanımızda yangın döneminde verdiği desteklerden dolayı teşekkür etmek için aradık. Orada tabii ki muhtarlarımızın da bir talebi vardı bizlerden. Bu da neydi? Yeniköy, Kızıldamlar ve Küre hattı sulama hattı diyelim. Bu hattın yenilenmesiyle alakalı bir proje vardı. Sayın Bakanımız sağ olsun orada bir 5-10 dakikalık bir telefon trafiğiyle hemen 800 milyonluk bir projeyi bizlere müjdesini verdi ve bu ay içinde inşallah Nisan ayı içinde ihalesi yapılacak ve yaz aylarında da başlamış olacağız. Önümüzdeki sene de bitirmiş olacağız. Bunun da müjdesini vermiş olalım. Teşkilat olarak her ay düzenli bir şekilde toplantılarımızı yapıyoruz. Bazen belediye başkanlarımızla, bazen il genel meclis üyelerimizle, belediye meclis üyelerimizle ve il yönetimi olarak ilçe teşkilatımızla da aynı şekilde toplantılarını yapıyorlar. Bu toplantılarda her hafta toplanıyorsunuz neler yapıyorsunuz diye eleştiriler oluyor. İnanın bu toplantılar bazen 3-4 saati bulan toplantılarımız oluyor. Yani ilimizin sorunlarını masaya yatırıyoruz. Burada bizler belediye başkanlarımızla oturduğumuzda sadece Bilecik merkez değil tüm ilçelerimizde de buna Bozüyük'ü de dahil ettik. Bozüyük İlçe Başkanımız Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanımızdan da talepler aldığımızda burada bir kapalı yüzme havuzunun da eksik olduğunu gördük. Onun yanında KYK yurduyla alakalı 150 kişilik kız ve 150 kişilik erkek yurdu bunların ikisini sözünü aldık Sayın Bakanımıza gittiğimizde. Yine tüm ilçelerimizde yüzme havuzu bunun yanında işte kapalı spor salonları ilimizde il müdürlüğü binası. Onun yanında yine eski bir kapalı spor salonumuz var. Bunun da tekrar yenilenmesiyle alakalı çalışmalarımızı, taleplerimizi ilettik. Stadımızın biraz önce bitmesi gerektiğini Sayın Bakanımıza anlattık ve inşallah mayıs ayı içinde de stadımızı bitirmiş olacağız. Söğüt'te bir obamız var. Türkiye'den birçok misafirleri konuk edeceğiz. Gençlerimizi burada ağırlayacağız. Buradan biz nasıl Çanakkale'ye gidiyorsak, Nevşehir'e gönderiyorsak birçok illerden de buraya gençlerimiz gelecek. Obamızda burada misafir edeceğiz. Bir takım ziyaretleri yapacaklar. Ertuğrul Gazi'yi bunun yanında Edebali'yi, Dursun Fakıh'ı görme şansları olacak türbelerini. Bununla alakalı çalışmalarımızı anlattık. İnşallah Obayla alakalı kısmı da bu yıl içinde bitireceğimizin sözünü aldık. Yani bizler teşkilat olarak çalışıyoruz. Gerçekten çalışmalarımızı yürütüyoruz. Şöyle bir şey daha anlatayım. Bizler gençlerle bir gün toplantı yaptığımızda üniversiteli gençlerimiz de internet taleplerini anlattılar. İnternetlerinin hızı konusunda ve bunların kotaları konusunda taleplerini ilettiler. Bunu Cumhurbaşkanımıza aktarmamızı istediler. Ben de il başkanları toplantımız da bizim şöyle oluyor. Basında seyrediyorsunuz televizyonda. Cumhurbaşkanımız güncel konuları vatandaşlarımıza anlatıyor ve kapalı kısma geçiyoruz. Burada il başkanları, belediye başkanları ve il genel meclis başkanlarımız, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanlarımız Cumhurbaşkanımızdan söz alarak taleplerini iletiyorlar. Biz de Bilecik'te değil bu konunun 700.000 öğrenciyi ilgilendiren bir konu olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımıza anlattık. Ve inanın Cumhurbaşkanımız şöyle bir tarzı vardır. Ne kadar uzun konuşursan konuş mutlaka sonuna kadar dinler. Yani gelen talepleri hiçbir zaman kimsenin sözünü kesmeden dinler. Hemen Gençlik Spor Bakanımıza sordu. Nedir bu sorun dedi. Efendim gençlerimiz haklı bu konuda. Nasıl uygun görürseniz hemen dedi internet hızlarını ve kotalarını yükseltin. Ve o gün biz Bilecik'teki gençlerden aldığımız talebi Ankara'da ileterek 700.000 öğrenciyi yani 80.000'deki gençlerimizin sevindirecek bir olaya imza atmış olduk. Gerçekten de hoşumuza gitti. Buradaki gençlerimiz de çok mutlu oldular ve Cumhurbaşkanımız birkaç gün sonra bir başka şehirde gençlerle buluşmasına bunun müjdesini verdi. Bizim de çok hoşumuza gitmişti.



