Thumbnail for ALTINDA SÜPER TREND GELİYOR dolar, altın,gümüş,borsa,ekonomi by Selçuk Geçer

ALTINDA SÜPER TREND GELİYOR dolar, altın,gümüş,borsa,ekonomi

Selçuk Geçer

21m 15s1,991 words~10 min read
YouTube auto captions
Transcript source

YouTube auto captions

This transcript was extracted from YouTube's auto-generated caption track. The transcript below is server-rendered so it can be read, searched, cited, and shared without opening the original YouTube player.

Timestamped outline
Pull quotes
[0:00]Önümüzdeki süreçte altının nasıl çok daha hızlı bir şekilde yükselebileceğini sizlere anlatacağım.
[0:00]Hemen hemen hepsi yılın ilk yarısında 6000 dolar civarında bir ons beklentisi içerisindeler.
[0:00]Ama görüşmelerin sadece 3 saat sürmesi ve yetkililerin hızlı bir şekilde tekrar ülkelerine dönmesi bence oldukça dikkat çekiciydi.
[0:00]Türkiye tarafına döndüğümüz zaman bol bol faiz ödüyoruz arkadaşlar ama faizi hep rakamsal olarak konuşuyoruz.
Use this transcript
Related transcript hubs

[0:00]Altın fiyatları 4900'ün hafif altına sarktı. 4890-95, 4880 o civarlarda geziyor arkadaşlar. Ardından tekrar 4900'ün üzerine kendisini atmaya çalışıyor. Gümüşse 75 dolar civarında. Her ikisinde ons değerlerini söylüyorum elbette. Peki, bu düşüş mü? Bu düşüş devam edecek mi? Trend değişti mi? Yoksa bir şeylere mi hazırlanıyor acaba altınla gümüş? Özellikle jeopolitik riskleri konuşacağız bugün. Amerika'dan İran'a, İran'dan Çin'e kadar uzanacağız. Önümüzdeki süreçte altının nasıl çok daha hızlı bir şekilde yükselebileceğini sizlere anlatacağım. Şunu da söyleyeyim, bankaların da hedefleri değişmiş değil. Hemen hemen hepsi yılın ilk yarısında 6000 dolar civarında bir ons beklentisi içerisindeler. Şunu da söyleyelim, İran'la Amerika bugün Cenevre'de görüştü. Ama görüşmelerin sadece 3 saat sürmesi ve yetkililerin hızlı bir şekilde tekrar ülkelerine dönmesi bence oldukça dikkat çekiciydi. Orada kazan fokurduyor olabilir. Şimdiden uyarısını yapayım. Türkiye tarafına döndüğümüz zaman bol bol faiz ödüyoruz arkadaşlar ama faizi hep rakamsal olarak konuşuyoruz. Bugün biraz etek kemiğe büründüreceğiz ve ödediğimiz Ocak ayında ödediğimiz 456 milyar liralık faiz gideri ne anlama geliyor ondan bahsedeceğim size. Özellikle o bölümü kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Elbette bütün bunların rakamlara yansımalarını da konuşacağız. Hepiniz hoş geldiniz. Dünya tarafında tabii en sıcak gelişme Amerika ile İran arasında yapılan görüşmeler. Dolaylı görüşmeler deniyor buna. Çünkü liderler katılmıyor, liderleri temsil edenler katılıyor. Ve bu görüşmeler günlerdir pişiriliyor olmasına rağmen bir anda oldu, bir anda bitti. Sadece 3 saatlik bir görüşme trafiği vardı. Ben herhangi bir arkadaşımla kafede buluşsam bundan daha uzun otururum öyle söyleyeyim size. 3 saat içerisinde yetkililer bir araya geldi ve hemen pıllarını pırtılarını toplayıp evlerine dönme kararı aldı. Bu görüşmeler sonrasında İran Haber Ajansı bazı konularda uzlaşıldığını açıkladı üstü kapalı olarak ama İran yetkililerinden bir açıklama gelmedi. Amerikalı yetkililerden de başta Trump olmak üzere herhangi bir açıklama gelmedi. Demek ki işler sıkıntılı. Diğer taraftan Amerikan gemileri hala Hürmüz Boğazı'nda, ikinci bir uçak gemisi de Karayipler'den yola çıktı diyor New York Times. Bütün bunları bir araya getirdiğimizde hala tedirginliğin devam ettiğini görüyoruz ve önümüzdeki günlerde her an çarşı karışabilir bu görüşmelere baktığımda. Anladığım kadarıyla bir sonuç çıkmayacak. İran bazı konularda evet uzlaşabiliriz deyip durumu idare etmeye çalışırken Amerika tarafı her şeyi isteyecek. Her şeyi vermek istemeyen İran'la Amerika uzlaşamayınca da sanıyorum iş biraz gerilecek. Bunu gören İran Hürmüz Boğazı'nın hemen girişinde dün bir tatbikat başlattı arkadaşlar. Büyük ölçekli bir tatbikat. Bu da aslında Amerika'ya bir gönderme anladığım kadarıyla. Gerekirse savaşırız göndermesi. Peki, bu görüşme öncesi neler yaşanmıştı, neler söylenmişti? Trump İran'la bir anlaşma yapmak istiyoruz ancak anlaşmaya varılmaması durumunda bunun onlar için çok travmatik etkileri olacak. İkinci aşamaya geçebiliriz dedi. Yani saldırı aşamasına geçebileceklerini mesajını verdi. Öbür taraftan yine Trump İran'la anlaşmazsak ikinci uçak gemimizi de gönderiyoruz dedi. New York Times da bunu doğrular mahiyette bir haber yaptı ve Karayipler'den ikinci uçak gemisinin yola çıktığını söyledi filosuyla birlikte. İran tarafına döndüğümüzde İran lideri Hamanei devrim kahramanları gösterilerinde yoğun katılım sonrasında bir mesaj yayınladı. Ve bu mesajla Amerika'ya bir mesaj gönderdi aslında. Ulusal birlik çağrısı yaptı. İran'ın gücünü arttırdınız. İran halkını söz ve planlarıyla teslim almaya çalışan düşmanları hayal kırıklığına uğrattınız dedi. Bu açıklamalar Amerika'yla İran'ın masada anlaşmayacağını bize gösteriyor. Birbirleriyle böyle karşılıklı atışmalar yapacaklar. Bu Timur'la Beyazıt'a dönerse öyle ya da böyle savaşa dönecek anlamına gelir. Bana göre gördüğüm kadarıyla İran'la Amerika'nın gerilimi daha da tırmanacak ve bu iş sanıyorum ki Amerika'nın saldırısıyla sonuçlanacak ki İsrail'de bu konuyla ilgili biliyorsunuz Amerika'ya baskı yapıyor. Ne olursa olsun bu görüşmelerle ilgili olumlu açıklamalar gelmezse altın fiyatlarının tekrar tırmanmaya başladığını görürüz. Peki, altın fiyatları İran'la Amerika uzlaştı diye mi geri çekildi 4890'lara kadar?

[5:16]Hayır arkadaşlar, biliyorsunuz Çin tatilde piyasaları da tatilde. Çin ve piyasaları tatilde olduğu için de altında zaten hafif bir gevşeme bekleniyordu. İşte o gevşemeyi yaşıyoruz. Çin tekrar açıldığında bu kez çok daha hızlı yukarı hareketleri görmeye başlayacağız. Çünkü altında hikaye bitmedi. Başka neler oluyor dünyada? Yani jeopolitik riskler sadece Amerika İran'la mı sınırlı? Hayır arkadaşlar. Bakın Amerika Çin'i de kaşımaya başladı. Nitekim Tayvan'la tarife indirimleri, tarife dışı engellerin kaldırılması, yatırımlar ve kilit sektörlerde alımları öngören karşılıklı bir ticaret anlaşması imzaladı. Buradaki en önemli madde kilit sektörler maddesi arkadaşlar. Çünkü silah alım satımı, teknoloji alım satımını da işaret ediyor. Zaten biliyorsunuz Tayvan'la Amerika arasında yaklaşık 12 milyar dolarlık bir silah satışı anlaşması da imzalanmıştı. Bunun sonrasında da Çin'den çok önemli tepkiler gelmiş idi. Velhasıl arkadaşlar Amerika'yla Tayvan'ın bu yakınlaşması yarın öbür gün Çin'in yeter artık kardeşim deyip Tayvan'a girmesiyle sonuçlanabilir. Bir başka önemli jeopolitik risk de burada çaktırmadan çaktırmadan büyümeye devam ediyor. Rusya tarafına dönüyoruz. Amerika'yla Rusya kanka, Putin'le Trump kanka falan diyor ya birileri, acaba öyle mi? Rusya Amerika'nın vergi tedbiri uyguladığı Küba'ya petrol gönderme kararı alıyor. Amerika'da Trump kanalıyla Rusya'yla ilgili sert açıklamalar yapıyor. Rusya'yla Amerika arasındaki gerilim de artıyor yine gizliden gizliden. Bir başka konu Pentagon Çin tarafındaysa Çin'in ordusu çeşitli güvenlik kararları alıyor. En son Pentagon Alibaba, Baidu ve BYD'yi Çin ordusuna yardım eden şirketler listesine ekledi. Elbette bu hamle doğrudan yasal sonuç doğurmuyor ama yatırım yapanları da düşündürecek konulardan birisi. Bir başka jeopolitik risk. Bir de bu işin Avrupa boyutu var arkadaşlar. Avrupa tarafında biliyorsunuz parasal bir takım hamleler atılıyordu. Zaten onunla ilgili bir video paylaşmıştım sizinle. Avrupa artık daha bağımsız bir ekonomi, daha bağımsız bir para sistemine geçmek istiyor. Yani Amerika'ya bir alternatif oluşturmak istiyor çünkü Avrupa da Amerika'dan sıkılmış durumda. Ama sadece bununla yetinmiyor aynı zamanda savunma harcamalarını da arttırıyor demiştim bir cümle. Ve bunu açacağım demiştim, şimdi açma vakti geldi arkadaşlar. Avrupa Amerika'nın artık güvenli bir liman olduğunu düşünmüyor. Bu nedenle güvenli bir askeri ortak olduğunu da düşünmüyor ve bu endişeyle nükleer caydırıcılığını arttıracak yeni çalışmalar yapmaya karar verdi. Bakın Avrupa da nükleer konusunda gaza basmaya başladı. Evet bazı ülkeler Fransa ve İngiltere başta olmak üzere zaten nükleer konusunda iyiydi ama bunu Avrupa çapında yaymayı planlıyorlar. Başka AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Avrupa'nın daha bağımsız olması ve kendini savunması için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi. Görüyorsunuz orada da savunma harcamaları hızlı arttırılıyor. Onlar da artık biz Amerika'ya güvenmiyoruz diyorlar. Yani en az üç başlı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bir tarafta Avrupa, bir tarafta Asya, Rusya, Çin'in de içinde olduğu. Bir tarafta Amerika, bir tarafta da Güney Amerika. Kiminle birleşeceği çok belli olmayan ama daha çok Rusya'yla Çin'e yakınlaşacak olan Güney Amerika. Bakın Avrupa'yla ilgili bir haber daha. Avrupa savunma harcamalarını rekor düzeye de çıkarmış durumda. Şimdi bütün bu gelişmelere baktığımızda arkadaşlar altındaki bu geri çekilmeleri bir trend değişikliği olarak görmek büyük saflık olur diye düşünüyorum. Söylediğimi tekrarlıyorum. 5500'e gittik oradan satış yedik ki söyledik size. 4800-4900'lerde dengelenir, bu süreç biraz devam eder dedik. Nitekim devam ediyor. 5000'in üzerine çıkıyor tutunamıyor, geri geliyor, 4800'ü görüyor, tekrar 4900'e çıkıyor, tekrar 5000'i zorluyor. Bu aralıkta gider gelir arkadaşlar. Sonrasında 5000'in üzerine tam anlamıyla oturduğunu gördüğümüzde 5000-5200'ü konuşmaya başlarız. Bir sonraki aşamada 5200-5400 ve son olarak 5400-5500'de gider gelir. 5500'ü bu sefer gerçekten kırdığında 6500 hatta 7000 dolarlara koşarız arkadaşlar. Orası da bugünden sonra ilk ara hedefimiz olur. 5500 hedef değil. 7000 ilk ara hedefimiz olur. Bir sonraki ana hedef ise 10.000 dolar olur. Koşullara bakarız. Koşullar değiştiyse sorun yok, değişmediyse 10.000 dolarda nihai hedefimiz olmayacaktır. Size bir bilgi vereyim. New York opsiyon işlemlerinin yapıldığı borsada artık 2026 Aralık ayı için bazı opsiyonlar 15.000'le 20.000 dolar arasında açılmaya başlanmış hem de hatırı sayılır miktarda. Velhasıl arkadaşlar bırakın 10.000 doları, 15 hatta 20.000 dolarların bile konuşulduğu ona göre pozisyonların alındığı bir dönemdeyiz. Onu da özellikle belirtmiş olalım. Olmaz demeyin. Bu dünyada, bu koşullarda olmayacak hiçbir şey yok artık. Onu özellikle belirteyim.

[11:49]Şöyle bir rakamlara bakalım. Dolar 43.70, Euro 51.70, Sterlin 59.19, Parite 1.18.21, Dolar endeksi 97.35. Parite 1.18'in üzerinde kaldığı sürece 1.25 hedefimiz devam ediyor. 1.25'e giden paritede altının onsu da 5400-5500'ü işaret etmeye başlar. Altının gramı 7000'in altına indi 6883 lira. Gümüş gram 104 lira. Hiç panik yapacak bir durum yok. Sakin olanlar kazanmaya devam edecek. Petrol 67 doların üstünde, borsa 14284 puana geldi. Ne diyordu bu kardeşiniz? 15.000'e gider diyordu. O zaman da çeşitli linçler yiyordu. İşte geldiğimiz nokta. Peki gerçekçi mi? O ayrı bir tartışma konusu. Ben gerçekçi olduğu kanaatinde değilim. BTC 67.000 dolarda, Ethereum 1972 dolarda. Burada biraz dikkatli olmakta fayda var. Hala bunu söylüyorum. Hala olumsuz koşullar bence kripto tarafında ortadan kalkmadı. Özellikle ETF'ler tarafında ciddi bir para çıkışı olduğu için.

[13:59]Dönelim Türkiye tarafına. Türkiye'de bütçe verileri geldi arkadaşlar. Yine 220 milyar lira civarında bu önemli değil. Bütçe açıklarına alıştık artık. Ama orada bir kalem var ki çok can sıkıcı arkadaşlar. Daha önce de sizinle paylaşmıştım ama bunu bir şekilde ete kemiğe büründürmek gerekiyor. 456 milyar liralık bir faiz gideri var tek ayda arkadaşlar. Yıllık faiz gideri değil, sadece Ocak ayında ödediğimiz vatandaş olarak bizim ödediğimiz hani devlet ödüyor deyince sanki hükümet cebinden ödüyormuş gibi lanse ediliyor ya. Hayır öyle değil. Vatandaş olarak, millet olarak, memur olarak, işçi olarak, emekli olarak, emekçi olarak, öğrenci olarak, genç olarak bizim cebimizden çıkan paradan bahsediyoruz. Ödediğimiz faiz gideri borç değil, faiz gideri tam 456 milyar lira. Şimdi bunu böyle duyduğumuzda ya ne ki 456 milyar falan diye düşünüyor olabilirsiniz. Onun için sizlere bunun ne anlama geldiğini anlatmaya başlayayım. Bakın 17 milyon emekli var Türkiye'de. Eğer ki 456 milyar lira faize gitmemiş olsaydı bu 17 milyon emeklinin 17 milyona 26.823 lira dağıtılabilirdi. Herkesin cebine, her emeklinin cebine 26.000 liradan fazla para girecekti ekstradan. 20.000 lira alıyorsanız eğer 46.000 lira alacaktınız. 30.000 lira alıyorsanız 56.000 lira alacaktınız. Öyle düşünün. Ne kadar maaş alıyorsanız onun üzerine 26.800 lira ekleyecektiniz arkadaşlar. Hani bayram ikramiyesini 5.000 lira vereceğiz para yok diyorlar ya. Bu faizi ödemeseler de her ay size çünkü bu faiz artarak her ay ödenecek gördüğüm kadarıyla. Her ay ekstradan 26.000 lira para verebilirlerdi. Başka 18 milyon öğrenciye yemek yiyemeyen, su içemeyen, bilgisayar alamayan, gezemeyen, sevgilisiyle buluşamayan ya da dersini doğru düzgün geçim sıkıntısı nedeniyle yapamayan tam 18 milyon öğrenciye 25.333 lira destek verilebilirdi. Bununla isterse kirasını öderdi isterse herhangi bir ihtiyacını karşılardı. 32 milyon çalışana, toplam çalışanımız bu TÜİK verilerine göre. 32 milyon çalışanımız var. Her bir çalışana 14.250 lira verilebilirdi. Bakın tek ayda ödenen faiz parasından bahsediyorum. 2 milyon çiftçiye 228.000 lira karşılıksız, hibe olarak destek verilebilirdi. Al bu parayı kullan, bana da bir daha geri ödeme diye verilebilirdi 228.000 lira. 3 milyon memura ekstra 152.000 lira ödenebilirdi. Evet 3 milyon memura bu ay alın kardeşim çatır çatır harcayın diye 152'şer bin lira dağıtılabilirdi eğer ki bu faiz ödenmemiş olsaydı. Yine 12 milyon civarında işsize 38.000 lira geçim parası ödenebilirdi. 9 milyon öğrenciye neredeyse tüm öğrencilere lise, ilkokul, ortaokuldaki tüm öğrencilere 50.000 liralık bilgisayar ya da 50.000 liralık cep telefonu dağıtılabilirdi. Bedavadan alın kullanın kardeşim kendinizi geliştirin, ülkeye bir katkınız olsun, kendinize güveniniz olsun. 50.000 liralık telefon dağıtabilirdiniz. 100.000 evsiz insana 4,5 milyon liralık ev alınıp bedavadan verilebilirdi. Alın kardeşim burada rahat rahat oturun ne kirası var ne ödemesi var. Bu da devletimizin size hediyesidir denilebilirdi. 15 milyon kişiye 30.000 liralık kira yardımı yapılabilirdi. Tam 1 milyon esnafımıza kepenk kapatan, borç içinde boğulan esnafımıza 456 milyar liralık hibe yardımı yapılabilirdi. Al bu parayı istediğin gibi işinde kullan kardeşim diye. Türkiye'deki tüm çiftçilere bedava mazot, su, tohum, ilaç, elektrik desteği verilebilirdi. 300.000 kişiye değeri 1,5 milyon lira olan araba dağıtılabilirdi arkadaşlar. 456 milyar liralık faiz giderinin bir aylık faiz giderinin yapabileceği şeyler bunlardı. Başka ne yapabilirdi? 65 ton altın alıp Merkez Bankası'nın kasasına koyabilirdiniz. 4384 ton gümüş alıp Merkez Bankası'nın kasasına koyabilirdiniz. 10,5 milyar dolar alıp Merkez Bankası'nın kasasına koyabilirdiniz. İşte Türkiye niye kalkınmıyor diye soranlar var ya onlara cevap olsun. Hani diyorlar ya kaynak yok kardeşim, emekliye, memura, işçiye, emekçiye, öğretmene, polise nasıl para vereceğiz, nereden bulacağız? Bu EYT'liler belimizi büktü falan diyorlar ya. Hepsi hikaye kardeşim. Hepsi hikaye. 456 milyar lira faiz ödüyorsan, bir yandan da taviz vermek zorunda kalıyorsan ve bu faizler giderek artıyorsa ve bu ülkenin bakanları resmen duyunu umumiyet temsilcisi gibi davranıyorsa zaten vatandaşın bu duruma düşmesi kaçınılmazdır arkadaşlar. Bu videomun da sonuna geldim. Yeni videoda tekrar birlikte olacağız. Görüşene kadar hoşça kalın, mutlu kalın, kendinize iyi bakın. Beğenmeyi, paylaşmayı, yorum yapmayı unutmayın. Abonelerimiz hızla artıyor, lütfen siz de ailemize katılın. Bir an önce 1 milyon kişiye doğru koşalım arkadaşlar. Öbür taraftan katıl butonuyla ve süper sticker'larla da kanalımıza destek verebilirsiniz. Hoşça kalın, mutlu kalın, kendinize iyi bakın. Bay bay.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript