[0:26]Bir başka Kudüs biyografisi programında sizlerle birlikteyiz. Kudüs'ün çalışma odasında, Kudüs odasında yine önemli bir mevzuya, yine önemli bir uzmanla temas edeceğiz.
[0:39]Öncelikle hocamıza hoş geldin demek istiyorum. Çok teşekkür. Ayşe İçöz hocamız Doktor Marmara İlahiyat Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde hocamız.
[0:46]Eee özellikle tabii Kudüs deyince sadece Müslümanlar açısından değil, diğer semavi dinler açısından da Hristiyanlık ve Musevilik açısından da çok önemli bir din.
[1:00]Ve dolayısıyla eee İslam öncesinde ve İslam sonrasında burada çok çeşitli Hristiyan mezhepleri bir arada yaşıyor.
[1:07]Eee ve tabii eee Kudüs'ün örüntüsü içerisinde, mozaiği içerisinde önemli yere sahip pek çok Hristiyan mezhebi var. İnşallah bugün hocamızla bunları konuşmaya gayret edeceğiz.
[1:20]Hocam, yani Kudüs şehir olarak Hristiyanlık açısından eee ne anlam ifade ediyor?
[1:27]Eee öncelikle belki buna bakarken Hristiyanlığın doğuşunu bir tekrar hatırlamamız gerekiyor.
[1:34]Eee Hazreti İsa eee Aleyhisselam'ın doğduğu yer aslında Beytüllahim yani Hristiyanlara göre doğduğu yer Kudüs ve çevresinde.
[1:42]Çok yakın. Tabii bize göre çok yakın bir yer. Bizim anlayışımıza göre bu Kudüs olarak da değerlendirilebilir.
[1:48]Eee ama eee Hazreti İsa aslında Yahudilerin içinden ortaya çıkmış eee bir şahsiyet.
[1:55]Eee ve mesajını da öncelikli olarak yine Yahudilere ifade ediyor. Onlara anlatıyor.
[2:02]Dolayısıyla kendisi de aslında bir Yahudi. Eee ve tabii ki bu durumda Hristiyanlık da yani onun ortaya koymuş olduğu inanç sistemi içinde
[2:12]eee o dönemdeki bizim ikinci mabet dediğimiz eee Kudüs'teki Süleyman mabedi eee ve çevresindeki dini hayat son derece önemli.
[2:20]Tabii Hristiyanlığın gelişiminde yani Hazreti İsa'nın hayatı süresince biz mesajını hem Kudüs ve çevresindeki insanlara anlattığını görüyoruz. Dönem dönem Kudüs'te de bulunduğunu biliyoruz.
[2:32]Eee ve sonrası içinde Hazreti İsa'nın çarmıha gerilmesi ve işte yani Hristiyanlara göre onlar böyle inanıyor tabii.
[2:38]Hristiyan yani öldüğü diyelim vefat ettiği ve göğe yükseldiği yerin işte Golgota Tepesi isminde eee Kudüs içinde bulunan bir mekan olduğunu biliyoruz.
[2:49]Ve dolayısıyla onlar için de burası son derece önemli bir yere sahip.
[2:53]Hocam peki yani Hristiyanlık tabii eee aslında Kudüs'te veya Filistin bölgesinde ortaya çıkıyor ama esas olarak yayıldığı yer Suriye ve daha sonra Anadolu üzerinden bütün Avrupa'ya yayılıyor.
[3:05]Ve dolayısıyla eee pek çok mezhepler oluşuyor. Daha sonraki dönemlerde yine sizin bildiğiniz konsiller var. Çeşitli incillerin toplanması, kabul edilmesi gibi olaylar var.
[3:17]Dolayısıyla eee bütün aslında dinlerde olduğu gibi Hristiyanlıkta da pek çok mezhep var ve bunların da zaman zaman birbirleri içerisinde mücadele ettiğini görüyoruz.
[3:28]Tabii bu mücadelede Kudüs önemli bir yer alıyor. Çünkü eee tabiri caizse Hristiyanlığın en kutsal yeri.
[3:36]Eee Katoliklik, Ortodoksluk veya Ermenilik, Rumluk, Süryanilik gibi çok çeşitli mezhepler var.
[3:42]Kudüs'teki bu mezheplerin eee durumu nasıldı? Yani nasıl ortaya çıktılar ve Kudüs'le bağlantıları nedir?
[3:50]Şimdi öncelikle yine mezhepleşme sürecine bir bakabiliriz aslında geriye dönerek.
[3:55]Eee Hristiyanlıktaki mezhepleşme süreci yani resmi olarak eee bizim eee böyle kayıt altına alabildiğimiz süreç aslında konsillerle başlıyor.
[4:04]Evet. Eee Hristiyanlıktaki ilk konsil işte İznik Konsili. Ondan önce bir Havariler Konsili denilen bir konsil var ama onun işte belki ekümenik değerlendiremeyebiliriz.
[4:40]Bizim coğrafyamızda Türkiye'de ve son derece önemli bir konsil ilk ekümenik konsil.
[4:50]Eee buradaki tartışma konusu eee işte Hristiyanlığın teslis inancı dediğimiz baba, oğul ve kutsal ruhtan oluşan üçlü eee tanrısal tanrısal özü içeren üçlü
[5:01]varlığı nasıl yorumlayacakları üzerine. Özellikle oğlun karakteri üzerinde yoğunlaşıyor bu. Yani
[5:13]Tanrı gibi midir yoksa insan gibi mi? Tanrısal mıdır insan mıdır? Yani herhalde benim bildiğim yani amatörce en önemli eee konu Hristiyanlıktaki mezheplerin ortaya çıkışında
[5:27]Hazreti İsa'nın konumu. Evet. Yani tabii ki öncelikle İsa Peygamberin bu noktada gerçekten tanrısal özlü cevheri içerip içermediği konusu üzerinde tabii Arius'un o dönemde ortaya atmış olduğu birtakım fikirler var.
[5:39]Arius eee İsa'nın yani aslında tanrı gibi tanrıya yakın bir konumda olduğunu iddia eder. Tam anlamıyla tanrı olmadığını iddia eder.
[5:50]Ve tanrının oluşturduğu sonradan ortaya çıkar yarattığı bir varlık olduğunu kabul eder. Dolayısıyla burada İsa'nın konumu yaratılmış bir varlık konumunda olduğu için eee tabii bu anlaşmazlıklara sebep oluyor.
[6:03]Buna karşı çıkanlar vesaire olduğunda Konstantin bu anlaşmazlığı ortadan kaldırmak amacıyla eee 325 yılında İznik'te eee işte piskoposlardan oluşan bir topluluk, bir konsil topluyor.
[6:16]Ve bu konsil neticesinde Arius'un fikirleri reddediliyor eee ve sonrasında işte oğlunda baba gibi ilahi cevherden bir öz taşıdığı, onunla eşit statüde olduğu kabul ediliyor.
[6:27]Bundan sonraki süreçte yine teslise giden yani bunu resmi anlamda kazan kabul edilmesine zemin hazırlayan süreç yine 381 yılındaki İstanbul Konsilinde de kutsal ruhun da bu tanrısal özü taşıdığı yine kabul edilir.
[6:40]Tabii mezhepleşme süreci ise aslında bundan sonra oğlun tanrısallığının niteliği ve karakteri üzerinden ne karşımıza çıkıyor.
[6:48]Yani evet oğul tanrısal ama aynı zamanda bir insan. Peki burada hem bir beşeri karakter var hem de insani bir karakter var. Bunları bunların durumları, bunlar bir arada mıydılar?
[7:00]Eğer bir aradaysa bunlar nasıl da özdeş miydi? Eğer şimdi çok bir düz mantıkla da baktığımızda eğer İsa eee oğul yani burada Peygamber anlamında söylemiyorum.
[7:11]Buradaki oğul eğer Tanrı ile eşdeğer durumdaysa o zaman nasıl oldu da çarmıhta öldü? Tanrı nasıl oldu da öldü?
[7:16]Bu bu soru aslında çok basit eee bir soru diyebiliriz buna ama bu noktada ciddi ayrışmalara sebep oluyor.
[7:27]Tabii burada hem eee tabii felsefi anlamda da eee tefsir yani kutsal kitabı yorumlama noktasında farklılık gösteren iki ekol var. Bunlardan biri İskenderiye ekolü, bir Antakya ekolü.
[7:38]Ve bu dönemde Antakya ekolünden gelen Nestorius eee Tanrı oğlun tanrısallığını eee tam anlamıyla reddetmese de yani oğlun aslında anneden doğduğunda tam anlamıyla tanrısal cevhere sahip olmadığını iddia ediyor.
[7:53]Yani bu durumda da Meryem'i yani İsa'nın annesi Meryem'i Teotokos Tanrı Annesi olarak kabul etmiyor. Bunun karşısında da İskenderiye Patriği Kiril var.
[8:04]E bu durumda yine işte oğlun tanrısallığı üzerine bu tartışmalar İmparatorluğun dikkatini çekiyor ve bu durumda da yine 431 yılında Efes'te bir konsil toplanıyor.
[8:14]Bu konsilde Nestorius'un görüşleri reddediliyor. Eee ve işte tanrısal özün oğul anneden dünyaya geldiğinde onunla birlikte olduğu görüşü kabul ediliyor.
[8:24]Şimdi bu durumda ne oldu? Aslında Meryem Tanrı Annesi konumuna gelmiş oldu. Ama bu da aslında tartışmaları sonlandırması beklenirken sonlandırmıyor.
[8:34]Tabii bu durumda Yeni tartışmalara Yeni başlıyor. Yeni yeni sayfalar açılıyor. Şimdi burada da eee Nestorius'u kabul edenlerin ana gövdeden ayrılması İmparatorluğu huzursuz ediyor ve bu durumda diyorlar ki
[8:45]onları da kazanalım. Onları kazanmak amacıyla 451 yılında Kadıköy'de bir konsil toplanıyor. Aslında burada da bu konsillerin aynı zamanda bir siyasi amacı var öyle anlaşılıyor.
[9:34]Tabii ki Kesinlikle. Yani buradaki ayrışmaların önüne geçmek siyasi birliği sağlamak. Çünkü teolojik anlaşmazlık aynı zamanda siyasi ayrışmalara da zemin hazırlayan bir süreç ve çok akıllıca yapılmış diyebiliriz hamleler yani bu noktada ama sonuç vermemiş yani oradan teolojik anlamda baktığımızda
[9:52]451 yılındaki bu konsilde de aslında beşeri yönü de İsa'nın vurgulanıyor, tanrısal yönü de vurgulanıyor, ikisinin bir arada bulunduğu kabul ediliyor.
[10:02]Hocam çok teşekkür ederiz. Gerçekten eee Hristiyanlıkta mezheplerin doğuşunu ve özellikle yani Hazreti İsa'nın tabiatı ile ilgili olarak nasıl ortaya çıktığını
[10:13]ve siyasi olarak konsiller vasıtasıyla özellikle Bizans İmparatorluğunun burada nasıl bir birlik sağlamaya çalıştığını eee çok veciz bir şekilde ifade ettiniz.
[10:24]Tabii Hristiyanlıkta da bütün dinlerde olduğu gibi mezhepler var ve bu mezhepler arası mücadeleler de eee bazen dinler arası mücadelelerden hatta daha fazla eee bildiğiniz gibi.
[10:35]Eee peki bu tabii bütün bu Hristiyanlık mezheplerinin Kudüs'le bir alakası var. Kudüs çünkü Hristiyanlığın kutsal eee şehri.
[10:44]Eee Kudüs'te bu mezheplerin görünümü eee İslam öncesi dönemde nasıldı?
[10:50]Eee Kudüs'teki mezheplerin görünümü ile ilgili belki bu dönemdeki kaynakların çok bugün ikincil eser olarak yani çok çalışılmış olmadığını öncelikle bahsetmek gerekiyor.
[11:01]Yani hala daha bizim orada keşfedebileceğimiz çok fazla Aslında Doğu Hristiyanlığı genel olarak çok çalışılmış değil herhalde.
[11:06]Evet Batıda Batı Hristiyanlığına kıyasla Doğu Hristiyanlığı gerçekten ihmal edilmiş bir alan.
[11:13]Eee yeni yeni böyle daha yeni özellikle Arapça konuşan Hristiyanlar noktasında hala biz arşivleri, yazma eserleri yeni yeni keşfediyoruz.
[11:21]Hocam pek çok insan aslında Arapça konuşan Hristiyan olduğunu bilmiyor. Yani bütün Arapların Müslüman olduğunu düşünen pek çok insan var ama bugün en azından Arap dünyasının %10'undan fazlası Hristiyan azınlıktan oluşuyor bugünkü günümüzde bile.
[11:36]Yani Arap dünyası Hristiyanlığı, Arapça konuşan Hristiyanlar kesinlikle Hristiyan dünyasının bir parçası.
[11:42]Ancak entelektüel anlamda biz hala daha onların yaşantılarına, sosyal hayatlarına, Müslümanlarla ilişkilerine, evet teolojilerine ışık tutacak eserleri hala biz keşfetmek durumundayız.
[11:53]Yani hala bu kaynaklar mesela Mars'a Ba Manastırı, eee Rum Ortodoks Kilisesi mensuplarının çok böyle hatta Yuhanna Ed-Dımeşki vardır mesela onun da yetiştiği. Kesinlikle.
[12:04]Manastır ve bu manastırın eserlerini biz hala dijital ortama aktarıyoruz. Bunların üzerinde hala yapılması gereken çalışmalar var.
[13:06]Kutsal Haç meselesi var. Evet kutsal haç meselesi ve bunları bulduğu kabul ediliyor.
[13:12]Eee ve bunu nasıl buluyor mesela bunu test ederken de aslında üç tane farklı haçın ortaya çıktığı işte burada çok hasta bir kadına bunlara dokunmasına söylüyor ve kadında iyileşme emarelerinin görüldüğünde o haçın kutsal haç olduğunu kabul ediyor.
[13:28]Yani aslında çok siyasi bir şeye benziyor. Benim aklıma bu şeyi getirdi. Eee Hakim Bi Emrillah var eee Fatimi halifesi o da tanrılığını ilan ediyor biliyorsunuz.
[13:38]Sonra işte bu Kattadam'da dağında eee kız kardeşi ve bir ekip onu öldürtüyor eee problemlerinden dolayı.
[13:49]Fakat bu da şöyle bir şeye sonuçlanıyor. O gayba çıktı, gayip oldu ve oradan bir mezhep ortaya çıkıyor. Bugünkü Dürzilik. Biraz ona çok benzettim.
[13:58]Tabii şey var yani burada hocam şifacı İsa'nın rolü çok fazla. Yani İsa Aleyhisselam hani gösterdiği mucizeler itibarıyla da şifacı bir karakter olarak özellikle Hristiyanlıkta çok fazla karşımıza çıkıyor.
[14:13]Azize Helena'nın bulduğu bu kutsal emanetler ve sonrasında tabii orada bir kilise inşasına başlanıyor. Bugün Kutsal Kabir Kilisesi çevresindeki kompleks
[14:23]o dönemde başlanıyor ve sonrasında 10 yıl eee sonunda işte 335 yılı civarında açıldığı ve büyük bir seremoniyle açıldığı ifade ediliyor.
[14:33]Eee tabii bu dönemden sonra artık daha önceki süreçlerde buraya her ne kadar Hristiyanların hac ziyareti eee sebebiyle geldikleri bilinse de artık bundan sonra bu daha seremoni niteliğinde.
[14:45]Ve gerçekten daha basit tabii ki. Daha halka hitap eden birtakım ritüeller vesaire yapıldığı için artık halk oraya daha fazla rağbet göstermeye başlıyor.
[14:57]Ama sonrasındaki işte bu mezhepleşme süreci neticesinde eee şimdi orada işte Miafizit görüşe sahip olanlardan
[15:05]eee bir grup var. Bizim bildiğimiz özellikle Osmanlı'dan önceki süreçte eee Nasturilerden Nasturilerin bu bölgede olduğuna dair biz 9. yüzyıla dair birtakım kayıtlar biliyoruz ama çok böyle bunlar bize somut onların hayatları hakkında bilgi verecek nitelikte değil.
[15:22]Eee bir de tabii Rum Ortodoks Kilisesi yani Kalkedon eee itikadını kabul eden artık 451 yılındaki Kadıköy Konsili kararlarını kabul eden Rum Ortodoks Kilisesi, Bizans'ın resmi inancını kabul eden grup burada son derece baskın.
[15:36]Bu kilise etrafında eee mevcudiyetleri söz konusu. Eee bunun dışındaki gruplar dönem dönem haksızlığa uğrayabiliyorlar.
[15:45]Eee ama tabii Rum Ortodoksların da baskıya uğradıkları bir süreç var. Mesela Bizans Sasani Savaşlarında özellikle yani bütün Hristiyanlar özellikle Sasaniler Kudüs'e ele geçirdiklerinde bütün Hristiyanlara baskı uygularken özellikle Rum Ortodokslara daha çok uyguluyorlar. Çünkü savaş onlar arasında.
[16:00]Şöyle kesiyorum. Aynı şey Haçlılar geldiğinde buraya eee Katolikler veya Latinler diyelim. Buradaki Ortodoks Hristiyanları Kudüs'teki ikinci sınıf pozisyonuna düşürüyorlar. Daha sonraki dönemde de var bu. Kesinlikle.
[16:16]Eee tabii yani Rum Ortodoks Kilisesi mensupları bu durumda yani Rumlar dediğimiz grup ayrıcalıklara sahipler. Çünkü hatta şey devletin resmi resmi, resmi mezhebi ayrıcalıklara sahipler.
[16:30]Onlara işte Melkailer denir mesela Arapçada da hani Melik nispet yani imparatora nispetle. Tabii bu biraz da pejoratiftir. Yani biraz böyle onlara aşağılayıcı bir ifade gibi kullanılır.
[16:39]Yani devlet mezhebi, devlet yanlısı gibi mi? Devlete yansı. Devlete yansı. Evet. Mezhebi Devlete yansı. Evet. Hristiyanlık. eee kullanılır Süryanilerde de bu şekilde geçer.
[16:45]Eee ama eee bir de tabii Süryaniler dediğimiz bir grup var mesela. Bu gruplar ikiye ayrılıyor. Özellikle Süryaniceyi kullanan gruplar ve Yakubiler dediğimiz Süryani Ortodoks Kilisesi mensupları. Bunlar Miafizit doktrini kabul ediyorlar.
[16:57]Bir de Nasturiler dediğimiz bir grup var. Bu grup daha çok doğuya doğru gittiği için doğuda yayılma Sasani topraklarında işte Çin'e kadar giden o alanda yayılma gösterdiği için Kudüs'teki varlıklarından çok somut şekilde bahsedemiyoruz.
[17:10]Piskopos piskoposları olduğuna dair mesela 9. yüzyıla dair kayıtlar var. Ancak Yakubilere dair özellikle Yakubilerin kırsal kesimde aktif olduklarına dair biz
[17:21]eee Nesan'a eee kitabelerinde iki tane işte iki farklı eee yerde Teotokos ifadesini görüyoruz. Necef Çölü'ne yakın bir yerde bu bölge.
[17:30]Eee ama şunu görüyoruz burada. Tabii şehir merkezinde varlık gösteremeseler de şehir dışına çıktıkça kırsalda kendilerini taraftar buluyorlar.
[17:38]Ermeniler var. Onlar da Miafizit doktrini kabul ediyor. Özellikle Divin Konsili 506'daki Divin Konsilinde Kadıköy Konsili kararlarını kabul etmedikleri için onlar da yine baskıya maruz kalıyorlar ama onlar da sonrasındaki Haçlı Seferleri esnasında Latinler tarafından eee mesela tutuyorlar.
[17:54]Yani o dönemden sonra özellikle Kudüs'ün Haçlılar tarafından işgali sürecinde dışarıdan çok fazla Ermeni unsurun biz bölgeye geldiğini görüyoruz ve sayıları artıyor.
[18:07]Sonrasında Selahaddin Eyyubi'nin bölgeyi fethetmesiyle de Selahaddin Eyyubi'ye hemen bağlılıklarını ifade ediyorlar.
[18:13]Siyasi şey kimdeyse biraz ona bağlı oluyorlar gibi. Hocam vaktimiz de daralıyor.
[18:20]Son aşamada İslam hakimiyetinde yani Osmanlı öncesi dönemde işte Hazreti Ömer'in fethi ile birlikte Hristiyanların Kudüs'te veya Hristiyan mezheplerin Kudüs'teki konumu nasıl bir hale geliyor?
[18:33]İslam fetihleri son derece önemli bir eee dönüm noktası Orta Doğu tarihi açısından.
[18:40]Yani bütün bu coğrafya açısından son derece önemli ve 100 yıl içinde gerçekleşiyor bu fetihler. Peygamberin vefatından sadece 100 yıl sonra çok geniş bir coğrafya İslam egemenliği altına giriyor.
[18:50]Eee bu bölgedeki yani yaşayan Hristiyanların genel olarak bütün Hristiyan nüfusunun %50'sine tekabül ettiği söyleniyor.
[18:57]Bakın çok önemli. Eee ve tabii ki İslam fetihleri Hristiyan toplulukları tarafından farklı şekillerde karşılanıyor. Çünkü sosyopolitik bir değişiklik.
[19:07]Yani Rum Ortodokslar için ayrıcalıkların bitmesi anlamına gelirken Süryaniler, Nasturiler, Miafizit gruplar içinde hem Sasani egemenliği altındaki hem Bizans egemenliği altındaki baskılardan kurtulmak anlamına geliyor.
[19:20]Aslında daha eşitlikçi bir dönem diyebilir miyim? Eşitlikçi bir yaklaşım. Çünkü hepsi zımmi statüsünde korunmuş haklar olarak cizye karşılığında
[19:32]eee yani orada varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar. Dini hayatlarına devam ediyorlar. Hazreti Ömer'in yayınlamış olduğu ferman var. Emnamame var.
[19:39]Bu Kudüs'teki Hristiyanlarla ilgili işte biz orada ilk defa mesela Habeşlilerin olduğunu biliyoruz. eee Kudüs'te varlıklarına dair bir grup olarak bulunduklarına dair ilk olarak orada atıfta bulunuluyor onlara.
[19:49]Eee ve tabii dediğim gibi eşit bir şekilde devam ederken birtakım gruplara da ayrıcalıklar da mesela dönem dönem sağlanmış.
[19:58]12-14. yüzyıllarda özellikle Habeşlilere birtakım ayrıcalıklar sunulmuş.
[20:05]Eee her bütün Hristiyanlar kendilerini belli eden birtakım işaretler kıyafetler giymeleri beklenirken Habeşlilerden bu beklenmemiş. Bunun sebebi de özellikle işte eee Müslümanların aslında bu bölgede Eritre'de, Etiyopya'da bulunan eee krallıklarla eee ticari ilişkilerinin bulunması ve onların
[20:19]Belki şey olabilir mi? Habeş'e hicretle de alakası olabilir mi? Biraz onu.
[20:25]O benim de aklıma gelen bir durum ama net bir şekilde hocam onu hani destekleyen tarihsel veri çok elimizde olmadığı için bilemiyoruz ama şu var. Etiyopya'daki krallık
[20:33]sürekli olarak kendisini Hristiyanlığın koruyucusu olarak tanımlıyor. Bu şekilde ve onlara her zaman eee maddi ve manevi politik destek veriyor.
[20:46]Hatta sonrasında 16. yüzyılda bu destek yavaş yavaş azalıyor. Çünkü Etiyopya'nın kendi içerisinde birtakım anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor.
[20:54]Ve işte Müslüman krallıklar küçük gruplarla Etiyopya Krallığında böyle bir anlaşmazlık çıkınca bu destek ortadan kalkınca biz Habeşlilerin aslında Kudüs'teki görünürlüğünün azaldığını görüyoruz.
[21:05]Demek ki burada krallık gerçekten ciddi anlamda onlara bir destek dışarıdan destek vermişti. Eee bunun dışında Süryaniler için dediğim gibi yani özellikle Miafizit gruplar için eşitlik anlamına gelen bir durum söz konusu.
[21:18]Yani şöyle o zaman yani sizden anladığım şöyle bir toparlama yapabiliriz belki. Eee İslam öncesi dönemde Hristiyan mezhepler kendi aralarında bir sürü mücadeleleri vardı.
[21:30]Fakat İslam'la birlikte İslam eee özellikle gayrimüslim hukuku, zimmi hukuku çerçevesinde bütün Ehli kitaba ve gayrimüslimlere belli haklar tanıyor.
[21:42]Ve dolayısıyla bu hakları da eşit olarak yani o mezhebin hangisi olması ayrılık tanımıyor. Şunu söyleyebilir miyiz? Yani İslam döneminde mezhepler eee daha barışçı bir eee Hristiyan mezhepleri bir veya daha eee birlikte yaşama tecrübesine sahip oldular diyebilir miyiz?
[21:59]İslam'ın kesinlikle böyle bir atmosfer sağladığını söylememiz mümkün.
[22:05]Eee bu noktada mesela enteresandır. Yuha eee Yuhanna Bar Penka isminde Süryani bir yazar eee çok yakın bir zamanda yani hemen fetihler sürecinde Müslüman fetihlerini, İslam fetihlerini değerlendirirken özellikle Bizanslıları, Sasanileri eleştirir ve bu der ki yani bu kadar kısa sürede bu insanların buraları fethetmesi
[22:25]sizin aslında Bizanslıların hem kibirlerinden, Sasanilerin kibirlerinden ve dinden uzaklaşmalarından kaynaklandı. Yani dolayısıyla aslında burada kendilerini de yani Hristiyanları da suçluyorlar.
[22:34]O bana şunu hatırlattı. Aynı Balkanlarda Osmanlılar gelirken hani Kardinal külahı yerine Osmanlı sarığını tercih ederiz. Şeyini hatırlattı.
[22:45]Gerçekten bundan sonraki dönemde de en azından ben sizin bildiğiniz yani çalıştığınız bu dönemin dışında benim bildiğim eee dönemlerde de gerçekten hem Osmanlı veya Eyyubiler, Memlükler, Selahaddin Eyyubi'den sonraki dönemlerde de gerçekten Hristiyan mezheplerin burada
[23:02]daha barışçı, daha hoşgörülü, daha birlikte yaşama, tesamu ruhu içerisinde yaşadığını görüyoruz. Osmanlı belgelerinde de bu yansıyor. Daha sonra belki sonraki programlarda bunları konuşacağız.
[23:16]Gerçekten oradaki mezhepler arasını eee belki konsillerden daha iyi idare ettiklerini söyleyebiliriz.
[23:21]Hocam çok teşekkür ediyoruz. Programımıza katıldınız, bize bilgilerinizi eee sundunuz.
[23:28]Gerçekten eee Kudüs tabii bir derya, çok çeşitli yönleri var. Belki daha fazla da konuşabilirdik ama eee süremiz çerçevesinde bu kadarla yetinmiş oluruz olalım.
[23:39]Ayşe İçöz hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Bugün de bir programın sonuna geldik ama programın sonunda geçmişten günümüze Kudüs'ün eski ve yeni fotoğraflarını eee gösteren bir görselimiz olacak.
[23:53]Eee hepinize gelecek hafta buluşuncaya kadar hayırlı günler diliyoruz.



