Thumbnail for Halil İnalcık ve İlber Ortaylı Fatih Sultan Mehmet'i Anlatıyor (1985) | TRT Arşiv by TRT Arşiv

Halil İnalcık ve İlber Ortaylı Fatih Sultan Mehmet'i Anlatıyor (1985) | TRT Arşiv

TRT Arşiv

16m 25s1,357 words~7 min read
YouTube auto captions
Transcript source

YouTube auto captions

This transcript was extracted from YouTube's auto-generated caption track. The transcript below is server-rendered so it can be read, searched, cited, and shared without opening the original YouTube player.

Timestamped outline
Pull quotes
[0:13]Fatih bu unvanlarla Balkan ve Akdeniz tarihinde büyük bir imparator olarak yerini almıştır.
[0:13]Fatih devrinin üzerinde dünya çapındaki araştırmaları ve orijinal yorumlarıyla tanınan hocamız Sayın Profesör Halil İnalcık bugün bu konu için konuğumuz.
[0:13]Profesör Halil İnalcık 300'ü aşkın çoğu yabancı dildeki makale ve kitaplarıyla ve uzun yıllar Ankara Üniversitesi ve şimdi de Chicago Üniversitesi'nde işgal ettiği kürsüyle bu konunun en büyük uzmanıdır.
[0:13]Profesör Halil İnalcık İngiliz Royal Asiatic Society Kraliyet Asya Cemiyeti'nin onursal üyesi, Amerikan İlim ve Sanat Cemiyeti'nde seçkin üyelerindendir.
Use this transcript
Related transcript hubs

[0:13]Sayın seyirciler, Fatih Sultan Mehmet Osmanlı edebiyatında ve tarihinde Hakan-ı Bahreyn ve Sultan-ı Berreyn yani iki karanın sultanı, Anadolu ve Rumeli'nin ve iki denizin Hakanı, Akdeniz'in ve Karadeniz'in büyük hükümdarı olarak bilinir. Fatih bu unvanlarla Balkan ve Akdeniz tarihinde büyük bir imparator olarak yerini almıştır. Fatih devrinin üzerinde dünya çapındaki araştırmaları ve orijinal yorumlarıyla tanınan hocamız Sayın Profesör Halil İnalcık bugün bu konu için konuğumuz. Profesör Halil İnalcık 300'ü aşkın çoğu yabancı dildeki makale ve kitaplarıyla ve uzun yıllar Ankara Üniversitesi ve şimdi de Chicago Üniversitesi'nde işgal ettiği kürsüyle bu konunun en büyük uzmanıdır. Profesör Halil İnalcık İngiliz Royal Asiatic Society Kraliyet Asya Cemiyeti'nin onursal üyesi, Amerikan İlim ve Sanat Cemiyeti'nde seçkin üyelerindendir. Kendisine bu konu üzerinde bazı sorularımız olacak. Sayın Hocam acaba Fatih niçin büyük hükümdardır? Bunu konuşabilir miyiz? Bize açıklamalarda bulunabilir misiniz? Büyüklüğün tarifi çok güçtür İlber Bey. Fatih bir hükümdar olarak tarihi hercümerceden fatihlerden biri değildir yalnızca. Fatih fetihlerini yapmak, yaratmak için yapmış bir hükümdardır. Fatih bir imparatorluk kurmuştur. Fatih harap bir halde aldığı bir şehri İstanbul'u ihya etmiştir. Fatih Türk Üniversitesinin temellerini atmıştır. Fatih Osmanlı yüksek kültürünün kurucusudur. Fatih çeşitli dillere vakıf ve aynı zamanda bize bir şiirler mecmuası bırakan, bir divan bırakan şair bir adamdır. Her ne yönden baksanız Fatih tarihin yetiştirdiği müstesna hükümdarlardan biridir. Çok güzel söylediniz. Fatih bize harap bulduğu bir şehri yeniden imar edip geliştirip bırakan bir hükümdardır dediniz. Gerçekten Fatih'in İstanbul'u almasından çok galiba önemli nokta budur. Çünkü 15. yüzyılın Osmanlı vakannüvisi Neşri onun için şu ibareyi kullanır. İstanbul'u Sultan Mahmut, Sultan Mehmet yaptı. Bu deyimi acaba açıklayabilir misiniz bize? Tabii efendim. Neşri İstanbul'u Sultan Mehmet yaptı derken bir hakikati ifade etmektedir, dile getirmektedir. Bu konuyu özel olarak araştırdım. Vardığım neticeler şunlardır. İstanbul Fatih'in Türklerin eline geçtiği zaman 30 bin nüfuslu, büyük kısmı harap, 4. Haçlı seferinin İstanbul'u alan Haçlıların Latinlerin elinde harap bir şehir haline gelmişti. Fatih şehri bu şekilde aldıktan sonra şehri imar etmek için, büyük imparatorluğunun merkezi yapmak için nüfuslandırmak için büyük faaliyet harcamıştır. Belki her sene yaptığı askeri seferlerden daha çok önem verdiği şey bu şehri ihya etmek, imparatorluğunun o imparatorluğa yakışır bir merkezi haline getirmekti. Takip ettiği metot Türk hükümdarlarının daha önce, kendisinden önce takip ettikleri şehir yaratmak. Orta Asya'da ordu balık dedikleri, hükümdar şehirleri modelini takip ederek yarattığı bir şehirdir. Fatih İstanbul'un altyapısını kurmuştur her şeyden evvel. Bu altyapı iki mihvere dayanıyordu. Birisi Divan Yolunun geçtiği ve kara kervan yollarının ulaştığı büyük çarşıdır.

[5:07]Bu Büyük Çarşı evvela Kapalı Çarşı, iki bedestanla 1000 dükkanı içeren bu muazzam kompleks etrafında gelen kervanların, tüccarların indiği büyük hanlar mevcuttur. Bu tam manasıyla büyük bir ticari merkezdir. Bunu Fatih yaptı. Bunun bir Bizans eseri olduğunu her şeyi her şeyimizi çaldıkları gibi bunu da bizden çalmak isterler. Bereket bu eserin vakfiyesi elimizdedir. İkinci büyük mihver, ikinci büyük kompleksi denizden gelen ticaretin merkezi olan Tahtakale, Sirkeci bölgesinde kurdu. Oradaki büyük hanların, kapanların, denizden gelen erzak, efendim, eşyanın indiği, ağır eşyanın indiği büyük kapanlar, un kapanı, yemiş kapanı, bal kapanı, yağ kapanı, bütün bu kapanları binaları Fatih yaptırmıştır. Bu iki ticaret merkezi arasında da bunları bağlayan büyük şehrahlar, caddeler eee yapılmıştır.

[6:23]Bunlardan birisi Mahmut Paşa, kendi veziri Mahmut Paşa'nın yaptığı, ikincisi efendim yine eee Tahtakale'den inen büyük cadde. Bu caddeler, bu iki ticaret merkezini birbirine bağlamaktaydı. İstanbul'un mihveri o zaman böyle kurulmuştur ve bugün de hemen hemen bu iki bölge İstanbul'un ticari hayatının kaynaştığı merkezlerdir.

[6:53]Eee Bir şey daha ilave etmemize müsaade ediniz unuttum. Efendim Fatih altyapıyı kurduktan sonra şehrin ortasında Fatih Külliyesi'ni kurdu. Fatih Külliyesi eee ibadet yerinden başka medreseleri, sekiz medreseyi eee ayrıca bir Saraçhaneyi, At Pazarını ve altında da Kapıkulu Yeniçeriler için yaptırdığı kışlaları ihtiva ediyordu. Tamamen büyük bir kompleks halinde kurmuştur. Fatih'in vezirleri de Sultan'ın emriyle şehrin muhtelif yerlerinde böyle kompleksler yaratmıştır.

[7:46]Mahalleler bu kompleksler etrafında gelişerek şehri oluşturmuşlardır. Fatih'in ve onun vezirlerinin yaptığı iş harap bir Bizans'ı bir Türk İslam şehri olarak kurmaktadır. İstanbul'umuz üzerinde hiçbir yabancı milletin iddiası olamaz. Davut Paşa, Gedik Ahmet Paşa, Has Murat Paşa, bütün bu Paşalar ve bilhassa Mahmut Paşa, Mahmut Paşa'nın camii, pazarları bu şehri yeniden dünyanın büyük ticaret ve eee siyaset merkezi haline getirmişlerdir. Bilhassa bu noktayı ilave etmek istedim. Bu hakikaten eee önemli bir konu. Fakat eee zannediyoruz herkesin bildiği bir gerçektir. Fatih Sultan Mehmet'in Osmanlı Devlet teşkilatında ve bütün Türkiye'nin tarihinde önemli bir yanı da bütün bölgemizin tarihinde Türkiye münasınnda galiba arazi ve devlet teşkilatı konusunda getirdiği yenilikler, koyduğu kanunlar, örftür.

[9:00]Bu konuyu da bize toparlayabilirseniz çok müteşekkir kalırız. Bu çok güzel bir sual. Fatih'in yapıcılığını belirten çok önemli bir yönü. Fatih kanun koyucudur. Türk tarihinde belki bütün İslam tarihinde ilk defa müstakil bir kanunname tanzim eden ve onu yayınlayan ilk hükümdar Fatih'tir.

[9:29]İki kanunnamesi birisi arazi işlerini, köylünün hayatını, vergi sistemini tanzim eden raaya kanunnamesi, ikinci kanunnamesi devleti teşkilatlandıran teşkilat kanunnamesidir. Fatih'in çok büyük bir başarısı devlet işlerine ait, idare işlerine ait, günlük işlere ait kanunları şeriattan ayrı olarak ele almasıdır. Bu kanunlar şeriattan gelmiyordu, şeriata dayanmıyordu. Şeriata hürmeti yanında bunları birer devlet kanunu olarak ilan etmiştir. Eee bu konunun bir o zaman devamı olacak. Herhalde Fatih Sultan Mehmet'in sadece Türk kültür tarihinde değil Osmanlı İmparatorluğunun bütün Orta Şarkı ve hatta Balkanların kültür tarihi için önemli bir yanı daha var galiba. Rönesans İtalya'sına bir başka türlü bakışı yine İslam kültür mirasını o şekilde bir başka değerlendirişi gibi bu konuda bize acaba kafamızdaki soruları, karanlık yönleri aydınlığa çıkartacak bir açıklamada bulunabilir misiniz? İlber Bey eee bu muazzam konuyu 5-10 dakikada anlatmaya imkan yok takdir edersiniz. Sadece ufak bir şeyi aydınlatmak isterim. Fatih gerçekten Cihanşümul diyebileceğimiz bir kafadır. Fatih İslam dünyasında kapanmış olan hikmet, felsefe sahasını onca asırlardan sonra tekrar açmıştır.

[11:31]İbn-i Rüşd ile Gazali arasında Tanrı'nın akıl ile mi yoksa sufi bir intuüsyon, bir kavrama ile mi ispat edileceği büyük bir felsefi, İslam'da felsefi konu olarak işlenmiştir.

[11:51]Bu Gazali'den sonra bu mesele tamamen kapatılmıştır. Medreselerde ulema bu mesele Fatih İslam tarihinde ilk defa olarak bu ontolojik felsefi meseleye ilk defa tekrar ele alan kendi huzurunda tertiplediği ilim meclislerinde bu meseleyi konuşturan ve Hocazade'yi meşhur büyük Türk alimi Hocazade'yi bu sahada eser yazmaya teşvik eden bir hükümdardır. Hocazade bu Gazali ile İbn-i Rüşd arasındaki eee tartışmaya eee ilginç olarak ilgili olarak bu konuyla bir kitap yazdığı. Bu eser İslam felsefe tarihinde çok meşhurdur.

[12:38]Öbür taraftan sanat tarafından bakarsak Fatih dünyada bir kere hiç şüphesiz Fatih Roma'yı, İtalya'yı fethetmek istiyordu. Onun Veziri Azamı Gedik Ahmet Paşa hayatının sonlarında 1480'de Otranto'ya, İtalya'ya çıktı. Eğer bir sene daha, bir sene sonra öldü biliyorsunuz. Bir müddet daha yaşasaydı Fatih hiç şüphesiz büyük generali Gedik Ahmet Paşa'nın sevk ettiği ordularla Roma'yı fethedecekti. Yani Fatih bütün Avrupa'yı da içine alan Cihanşümul bir imparatorluk düşünüyordu. Onun için de bu imparatorluğun sanatı bütün dünya sanatlarını ifade eden, içine alan bir sanat olmalıydı. Eee o zaman meşhur tarihçi Tursun Bey Fatih'in zamanında yaşayan dünya sanat üsluplarını üçe ayırıyor. Tavrı Rumi, Tavrı Hatai, Tavrı Firengi. Tavrı Rumi dediğimiz Anadolu Türk sanatı, ananeyi, Tavrı Hatai Türkistan Orta Asya sanatı. Bunun yanında Tursun Bey Fatih'in Tavrı Firengi yani Batı Rönesans üslubuna da ilgi duyduğunu gösteriyor. Bu bu romantik bir temayül halinde kalmamıştır. Fatih biliyorsunuz Venedik'ten meşhur Gentile Bellini ressamı getirmiş ve yeni yaptırdığı eee Sarayı'nın, Topkapı Sarayı'nın eee duvarlarını freskalarla tezyin etmiştir, süslemiştir, bezemiştir ve ayrıca kendi portresini yaptırmıştır. Maalesef duvarlarda eee yapılan duvarlara yapılan freskalar kendi oğlu Bayezid zamanında sökülerek pazarda satılmıştır. Ama kendi portresi bugün Londra'da National Gallery'de bulunmaktadır. Gentile Bellini'nin meşhur eseri Çok teşekkür ederiz hocam özetlersek eee bizim bugünkü Türkiye'nin değil sadece bütün Osmanlı İmparatorluğu topraklarındaki kültür mirası bakımından siyasi tarih bakımından toplumsal, idari örgütlenme bakımından büyük rolü olan bir büyük hükümdarın geçesini, karakterinin çizgilerini bize verdiniz. Tabii eee burada son sözü size bırakmak istiyorum. Fatih'in eee rolü, tarih çizgisi, bu uzun tarih çizgisi içinde acaba ne olmaktadır? Kimlerle karşılaştırabiliriz? Türk tarihinde sayıyorsanız ben Fatih Sultan Mehmet'i bu çok müstesna ve Türklük için yaptığı çok kalıcı eserleriyle Fatih olmasaydı bir imparatorluk olmazdı. Fatih olmasaydı bugünkü hudutlarıyla bir Türkiye olmazdı. Demek ki milli tarih, Türk tarihi bakımından eşsiz bir yeri vardır. Ben Fatih'i eee Türk tarihinin karanlık felaketli yıllarında gelen ve Türk Devleti'ni yeniden kuran, ihya eden Bumin Kağan gibi, eee büyük Selçuk hükümdarı Tuğrul Bey gibi eee ve nihayet Türk Devleti'ni İstanbul'u alan Fatih, İstanbul'u kurtaran Atatürk Atatürk'e de benzetirim. Çok teşekkür ederiz Sayın Hocam.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript