Thumbnail for Ramazan Dersleri 21 Havz-ı Kevser Başından Kovulacak Kimseler  'Mehmet Uluç' | Sabır Dergisi by Sabır Dergisi

Ramazan Dersleri 21 Havz-ı Kevser Başından Kovulacak Kimseler 'Mehmet Uluç' | Sabır Dergisi

Sabır Dergisi

19m 12s2,153 words~11 min read
YouTube auto captions
Transcript source

YouTube auto captions

This transcript was extracted from YouTube's auto-generated caption track. The transcript below is server-rendered so it can be read, searched, cited, and shared without opening the original YouTube player.

Timestamped outline
Pull quotes
[0:24]Kıymetli kardeşlerim, dün akşam defterlerini sol tarafından alacak olan insanların durumundan bahsettik.
[0:24]Rabbimiz celle ve ala defterini solundan değil de sağ tarafından alan kimselerden eylesin bizleri.
[0:24]Mahşer günü bu durumlar yaşandıktan sonra kıymetli kardeşlerim, insanlar defterlerini yani amel defterlerini aldıktan sonra mahşer alanından, mahşer meydanından dağılmaya başlayacaklar.
[0:24]Hususan mümin olanlar, Müslüman olanlar, Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ın ümmeti olanlar Havz-ı Kevser başından ne olacaklar?
Use this transcript
Related transcript hubs

[0:24]Kıymetli kardeşlerim, dün akşam defterlerini sol tarafından alacak olan insanların durumundan bahsettik. Allah azze ve celle'ye sığındık. Rabbimiz celle ve ala defterini solundan değil de sağ tarafından alan kimselerden eylesin bizleri. Mahşer günü bu durumlar yaşandıktan sonra kıymetli kardeşlerim, insanlar defterlerini yani amel defterlerini aldıktan sonra mahşer alanından, mahşer meydanından dağılmaya başlayacaklar. Hususan mümin olanlar, Müslüman olanlar, Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ın ümmeti olanlar Havz-ı Kevser başından ne olacaklar? Havz-ı Kevser başından toplanacaklar. Havz-ı Kevser başında bir araya gelecekler. Havz-ı Kevser nedir diye baktığımızda kıymetli kardeşlerim, İmam Buhari ve Müslim, Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'dan rivayet etmiş oldukları bir hadiste. Nebi Aleyhissalatu vesselam bize Havz-ı Kevser'in ne olduğunu, mahiyetinin ne olduğunu Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam haber vermekte. Buyurdu ki Nebi Aleyhissalatu vesselam, benim havzum yani Havz-ı Kevser bir aylık mesafe genişliğindedir dedi Aleyhissalatu vesselam. Yani bunu boyutu itibariyle anlayabiliriz. Allah Resulü dedi ki havzun genişliği bir aylık mesafe boyutundadır. Köşeleri birbirine eşittir. Yani onda bir eğrilik, onda bir yamukluk söz konusu değildir. Suyu sütten daha beyazdır dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam, kokusu ise miskten daha güzeldir. Onun kapları yani insanların ondan su doldurup içecekleri kapları gökteki yıldızlar gibidir dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Son olarak her kim ondan su içerse bir daha asla susuzluk çekmeyecektir diyerek Aleyhissalatu vesselam bize havzın ne olduğunu, Havz-ı Kevser'in ne olduğunu Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam hem tarif etmiş oldu. Hem biraz özelliklerinden haber vermiş oldu hem de mahiyetinin ne olduğunu Nebi Aleyhissalatu vesselam bizlere haber verdi. Havzın başına kıymetli kardeşlerim, ilk olarak gelecek olan müminlerin kimler olduğunu da yine Nebi Aleyhissalatu vesselam bizlere ne yapmakta? Nebi Aleyhissalatu vesselam bizlere haber vermekte. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam havzın başına ilk gelecek olan Müslümanların, müminlerin kimler olduğuyla alakalı olarak buyurdu ki:

[2:37]Benim havzıma ilk gelecek olanlar muhacirlerin fakirleridir dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Sonrasında Nebi Aleyhissalatu vesselam muhacirin fakir olanlarının kimler olduğunu Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam onları şöyle tasvir etti kıymetli kardeşlerim. Yani bu söyleyeceğim cümleleri Müslümanların yani o dönem Aleyhissalatu vesselam'ın etrafında olan Müslümanların genel hali, genel durumu olarak da anlayabilirsiniz kıymetli kardeşlerim. Ancak bu söyleyeceğim cümlelerde yani şöyle hani çirkinlik ya da insanın kendisinden uzaklaşacağı bir durum olarak değil bütünüyle sahip olmuş oldukları imkansızlıkların doğurmuş olduğu bir haldir Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ın tarif edeceği. Kimdir bu muhacirin fakir olanları? Allah Resulü dedi ki onların saçları ve başları dağınıktır. Yani siz onlara dışarıdan baktığınızda bizim bugün kullandığımız bir tabir var ya böyle saç sakalı birbirine karışmış bir şekilde bir vaziyette. Elbiseleri yırtık ya da yamalıdır dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Onlara yollar açılmaz. Yani ne demek onlara yollar açılmaz? Onlar bir yere girdiğinde insanlar onlara değer vermezler. Yollar onlara açılmadığı gibi yollar onlara kapalıdır. Neden dolayı? Onlara torpil geçmez, onların dayıları yoktur, onların amcaları yoktur. Elleri kolları onların uzun değildir. Bu bağlamda yollar onlara açılmaz dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Ve insanlar onlara değer vermezler. İnsanlar neden dolayı onlara değer vermezler kıymetli kardeşlerim? Çünkü elbiseleri ipekten ve kadifeden değil. Çünkü güzel kokular sürünmüyorlar. Çünkü mal varlıkları yok. Çünkü servet sahipleri, servet sahipleri değiller. Nüfuslu ailelere de sahip olmadıklarından dolayı insanlar onlara değer vermezler dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Fakat onlar Allah'ın katında celle celalühü en değerli olanlar ve en kıymetli olanlardır dedi Nebi Aleyhissalatu vesselam. Kimi tarif etti kıymetli kardeşlerim Allah Resulü? Muhacirin fakir olanlarını Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam tarif etti. Yine Allah azze ve celle katında değerin ve kıymetin ne olduğuyla alakalı olarak cennet ehlinin özelliği nedir? Cennet ehlinin vasıfları nedir diye yine Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'a sorduğumuzda. Nebi Aleyhissalatu vesselam şöyle buyuracak kıymetli kardeşlerim, size cennet ehlini haber vereyim mi? Cennet ehli kimdir? Cennet ehlinin durumunu size haber vereyim mi? Dedi ki Aleyhissalatu vesselam onlar insanlar tarafından hor görülen, insanlar tarafından küçük düşürülen, insanlar tarafından hakir görülen ve bir o kadar da kendilerinde de kendi iç dünyalarında, kendi bedenlerinde mütevazi olan kimselerdir. Mütevazi olan kimselerdir dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Sonrasında Nebi Aleyhissalatu vesselam onlarla alakalı bir vasıf söyleyecek kıymetli kardeşlerim. Allah'a yemin olsun ki onlardan bir tanesi Allah'a şahit tutarak bir işin olmasını dilerse. Allah'ı şahit tutarak bir olayın olmasını ya da bir işin olacağına dair bir şey söylerlerse Allah onları yalancı çıkarmaz. Yani onları mutlaka doğrular dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Kimdir bunlar kıymetli kardeşlerim? Cennet ehli olan ve cennet ehli kimselerin özelliği. Havz-ı Kevser'in başına gelecek olanların da özellikleri bunlar dedi Allah Resulü. Cennette bir araya gelecek olan müminlerin de özellikleri bunlardır dedi Nebi Aleyhissalatu vesselam. Şimdi dünya ve ahiretle alakalı şöyle bir kıyaslama yaptığımızda insanlarla alakalı olarak şöyle bir durumun olduğunu görmekteyiz kıymetli kardeşlerim. O da şu: Bazı insanlar var ki dünyada değer görürler. Bazı insanlar var ki dünyada değer görürler. Nasıl değer görürler? Değer gördüklerini nereden anlarsınız? Bir yere girdiklerinde onların önlerine halılar serilir. Bir yere gittiklerinde onların önünde protokol hazırlanır. Bir yere geldiklerinde veya bir yere girdiklerinde önlerinde hayvanlar yatırılıp hayvanlar kesilmekte. Bu o insanların değerli olduklarını, o insanların kıymetli olduklarını göstermekte. Dünyada değer ifade edecek bu takım durumlarla bizler bugün karşılaşmaktayız. Ancak bazı insanlar da var ki yine aynı şekilde dünyada değersizler. Bir değerleri yok, bir kıymetleri yok. Bedeninin bir kıymeti yok, varlığının bir kıymeti yok, şahsiyetinin bir kıymeti yok, inancının bir kıymeti, bir kıymeti yok.

[7:12]Neden dolayı? Çünkü onların önüne kırmızı halılar serilmez. Kırmızı halının serilmesini gerektirecek bir varlığı yok. İnsanlar onlara değer vermezler. Neden dolayı? Elbiseleri ipekten ve kadifeden olmadığından, olmadığından dolayı. Dünyadaki terazi böyle olabilir. Dünyadaki ölçü böyle olabilir. Ancak Rabbimiz Celle Celalühü'nun huzuruna geldiğimizde, Allah azze ve celle'nin katına geldiğimizde kıyamet günü. Kıyamet gününün terazisi ve ölçüsü bambaşkadır kıymetli kardeşlerim. Yeryüzünde değerli olan nice insanlar var ki o gün değersiz olacaklar. Yeryüzünde kıymet atfedilen nice insanlar var ki o gün en kıymetsiz kimselerden olacaklar.

[8:08]Yine yeryüzünde nice böyle değersiz, değersiz görülen kimseler var ki o gün en şerefli insanlar onlar olacak. Yeryüzünde nice böyle değersiz, değersiz görülen kimseler var ki o gün en değerli, en kıymetli, Allah azze ve celle'nin en özel konukları, en özel misafirleri bunlar, bunlar olacak. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam havzın başında bu şekilde insanların ne olacağını, bu şekilde insanların toplanacağını ancak ilk olarak gelecek olanların muhacirlerin fakirlerinin olduğunu Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam bizlere haber verdi.

[9:09]Havzın başında kıymetli kardeşlerim, yaşanacak bir durum var ki bu durum biz bütün Müslümanların da aynı zamanda uykularını kaçırması gereken meselelerden bir tanesidir.

[9:29]Yani o gün mahşer gününün en zorlu, en meşakkatli gün anlarından bir tanesi, sahnelerinden bir tanesi de havzın etrafında yaşanacak, Havz-ı Kevser'in başında yaşanacak olan bir durum. Burada bir parantezle birkaç cümle şöyle söylemek istiyorum, hem nefsime hem sizlere. Bu bugün aslında bizimle de kavmimiz arasında, bizim ve sevdiklerimiz arasında, bizim ile kendi akrabalarımız arasında da onları uyarmaya çalıştığımızda hakkında en fazla kötülendiğimiz, hakkında en fazla töhmet altında bırakıldığımız meselelerden de bir tanesi.

[10:14]Havz-ı Kevser başında yaşanacak olan bir olay var ve bu olaya karşı insanlar uyarıldıklarında, bu olaya karşı insanlara nasihat edildiğinde, bu insanlara bu olaya bu yaşanacak olan olaya karşı insanlara hatırlatma yapıldığında siz her türlü kötülenirsiniz, size her türlü suçlama ve her türlü yaftayı ne yaparlar? Yaftaya yapıştırırlar. Peki siz bunu neyden dolayı yaparsınız? Onların kötülüğünden dolayı mı? Yok. Onların iyiliğine, onların güzelliğine, ahirette onların mahzun ve mahcup olmamasından dolayı bunu yaparsınız, uyarırsınız o güne karşı. Ama insanlar ne yazık ki üzerinde bulundukları batıl inanç, batıl yollardan kaynaklı size karşı koyarlar. Peki nedir? O gün yaşanacak olan dehşet verici olan, üzücü olan durum nedir kıymetli kardeşlerim? Nebi Aleyhissalatu vesselam'dan dinleyelim. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam dedi ki benim ümmetim havzın başında toplandığında bana doğru bir kavim gelecek. Yani bana doğru bir grup, grup gelecek ve ben onları tanıyacağım. Onların benden olduğunu ben onları tanıyacağım, onları bileceğim. Sonra benim ile onların arasına bir perde gerilecek dedi Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Benim ile onların arasına bir perde gerilecek.

[11:40]Sahabe Allah Resulü'ne sordu. Dedi ki ey Allah'ın Resulü sen onları nereden tanıyacaksın? Yani onların senin ümmetinden, senden olduğunu nereden tanıyacaksın? Aleyhissalatu vesselam dedi ki onların abdest uzuvlarından ben onları tanıyacağım. Almış oldukları abdest onların uzuvlarında bir parlaklığa, bir nişaneye sebebiyet olacağından dolayı ben onları abdest uzuvundan dolayı tanıyacağım dedi Nebi Aleyhissalatu vesselam. Buraya dikkat edin kıymetli kardeşlerim. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ın şu an bize haber verdiği kafirlerden, Yahudi ve Hristiyanlardan, müşriklerden olan kimseler değil. Havzın başına kadar Aleyhissalatu vesselam'ın ümmeti olarak gelmişler ve orada onlarla Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam arasında bir perde girecek. Aleyhissalatu vesselam'ın ümmetinden olduklarını nereden anlıyoruz? Birincisi Sahabe sordu. Allah Resulü dedi ki ben onları abdest uzuvlarından tanıyacağım. Çünkü Muhammed Aleyhissalatu vesselam'ın ümmeti abdest almakta. Abdest onların neyidir? Onların nişanesidir. İkincisini de Allah Resulü bizzat onların ümmeti, yani onların kendi ümmeti olduğunu Aleyhissalatu vesselam kendisi ikrar edecek. Sonrasında dedi ki Allah Resulü Allah Celle Celalühü benimle onlar arasına girecek ve onların kevser yani havzın başında onları Allah azze ve celle ne yapacak? Melekler tarafından onları uzaklaştıracak. Tam bu esnada melekler onları alıp götürürken ben ümmeti, ümmeti diye sesleneceğim. Yani onlar benim ümmetimdendir. Onlar benim ümmetimdendir. Bunları niye götürüyorsunuz? Niye benden uzaklaştırıyorsunuz diye Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam ne yapacak? Aleyhissalatu vesselam söyleyecek. Nebi Aleyhissalatu vesselam onlar benim ümmetimdendir dediğinde kıymetli kardeşlerim, şöyle bir ses işitecek: Ey Muhammed, sen onların senden sonra, senin dininde neler yaptıklarını bilmiyorsun. Dinini nasıl değiştirdiklerini, dinini nasıl tahrif ettiklerini, dinine nasıl bidat ve hurafe bulaştırdıklarını sen bilmiyorsun diye Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam bir ses işitecek. Nebi Aleyhissalatu vesselam bu sesi işittikten sonra kıymetli kardeşlerim, kendisi şu şekilde söyleyecek:

[14:14]Vay olsun onlara, yazıklar olsun onlara, azap onların üzerine olsun, bütün kötülükler onların, onların üzerine olsun. Ben de onlardan uzağım diyecek Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam. Kimdir bunlar kıymetli kardeşlerim? Bunlar ister itikadi olarak anlayalım bunu, ister ameli olarak anlayalım. Aleyhissalatu vesselam'ın pak olan dinine bidat ve hurafe bulaştıran kimselerdir. Ama itikatlarında ama amellerinde sünnetin dışına çıkmış olan kimseler. Sünnetten sapmış olan kimseler. Sünneti bir tarafa bırakıp heva ve heveslerini din edinen kimseler. Sünneti bir tarafta bırakıp kendi dünyada uydurdukları birtakım yolları sünnetin önüne geçiren kimseler. Ya da lider ve ölçü anlamında Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'ı bırakıp kendilerine birtakım lider ve ölçü kabul kabul eden kimseler o gün havzın başında ne olacaklar? O gün havzın başında bunlar, bunlar uzaklaştırılacaklar. Buradan şunu da anlayabiliriz ki sünnetin ne kadar önemli olduğu, sünnet üzere olmanın ne kadar önemli olduğu. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'a tabi olma, adım adım onun peşinden gitmenin ne kadar önemli olduğunu buradan bir kez daha ne yapıyoruz kıymetli kardeşlerim? Bir kez daha anlayabiliyoruz. Aynı zamanda bidatin de ne kadar kötü bir şey. Bidat ehlinin başına kıyamet günü ne kadar tehlikeli bir durumun geleceğini de yine bu hadisten, bu kıssadan ne yapmış oluyoruz? Bu hadis ve kıssadan anlamış, anlamış oluyoruz. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam bunları söylediğinde kıymetli kardeşlerim, yani kendi sahabesine kendi ashabına Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam bunları anlattığında sahabenin Allah Resulü'ne karşı sevgisinin ne olduğunu biliyoruz, doğru mu kıymetli kardeşlerim? Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'a olan bağlılıklarını, Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'a karşı olan teslimiyetlerini biliyoruz. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam bunlar benim ümmetimdendir diye anlattığında sahabe o gün bir endişeye, o gün bir korkuya kapıldı. Bizler de olabilir miyiz? Bunların içerisinde bizler de olabilir miyiz diye bir endişe ve korkuya ne yaptılar? Bir endişe ve korkuya kapıldılar. Sahabenin içerisinde böyle bir korku meydana gelince kıymetli kardeşlerim, Rabbimiz Celle Celalühü bir ayet indirdi. Durum ne olursa olsun, kitap ve sünnet üzere kalındığı müddetçe, imtihanın zorluğu ne olursa olsun, kitap ve sünnetin üzerine sabit kalındığı müddetçe kıyamet günü, mahşer günü Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'la beraber olunacak. Kim? Onun ümmetinden olan. Gerçek anlamda onun ümmetinden, ümmetinden olan. Ayet dün sahabe üzerine inmiş olabilir kıymetli kardeşlerim. Ancak kitap bizim için de bağlayıcıdır. Ayet bizim için de geçerlidir. Ancak o şartlara, ancak o özelliklere sahip, o özelliklere haiz olursak. Sahabenin içerisinde böyle bir korku meydana geldiğinde Rabbimiz Celle Celalühü nasıl bir ayet indirdi kıymetli kardeşlerim? Kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse bunlar, Allah'ın kendilerine nimet olarak bahşettiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olacaklar ve bunlar ne güzel arkadaştır, ne güzel refiktir, ne güzel dosttur dedi Allah Sübhanahu ve Teala.

[17:27]Allah ve Resulü'ne bağlı kalan kimseleri Allah azze ve celle kıyamet günü kıymetli kardeşlerim, nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle, salihlerle Allah azze ve celle beraber haşredecek. Onları beraber bir ortamda ne yapacak? Bir ortamda bir araya getirecek. Peki kimdir burada vasıfları anlatılan kıymetli kardeşlerim? Şehitler, salihler, sıddıklar sünnete tabi olan, sünnet üzere olan, dini Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam'dan olduğu gibi alıp o hal üzere dini yaşayan kimselerdir. Bunlar Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam ile beraber olacak olan kimselerdir. Özetle ne anladık buradan kıymetli kardeşlerim? Nebi Aleyhissalatu vesselam havza anlattı bizlere. Mahşer günü yaşanacak olan sahne ve olaylardan bir tanesi havzın başında bir araya gelmek. Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam ile beraber ancak ümmetten olan bir grubun uzaklaştırılacağı, ümmetten olan bir grubun ateşe doğru götürüleceğini de Allah Resulü bizlere haber verdi. Bunlar sünnetten sapan, sünnete muhalefet eden, bidat ve hurafe ile bir din yaşayan kimseler, kimselerdir. Böyle olmaktan Allah'a sığınalım. Allah azze ve celle bizi böyle kötü bir akıbetten muhafaza muhafaza eylesin. O gün havzın başından uzaklaştırılanlardan değil, havzın başında Aleyhissalatu vesselam ile beraber kalanlardan eylesin bizleri. Canımızı Allah azze ve celle kitap ve sünnet üzere kendisine ibadet ederken canlarımızı bizden alsın. Allahümme amin. Sübhanekallahu ve bihamdik eşhedü en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubu ileyk.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript