Thumbnail for Fazilet Hanım ve Kızları / Hazan "Deniz Baysal" (Nova TV Röportajı) by Avşar Film

Fazilet Hanım ve Kızları / Hazan "Deniz Baysal" (Nova TV Röportajı)

Avşar Film

7m 14s832 words~5 min read
Auto-Generated

[0:00]Hazal 10 yaşına kadar ailesiyle mutlu mesut yaşarken ki fazilet yine yapacaklarını yapıyor. Babasına daha düşkün bir kız ama 10 yaşındayken babasını kaybediyor. O buna yani ona büyük bir acı veriyor bu olay ve annesiyle arasına mesafe koyuyor. Her şey için annesini suçluyor. O yüzden annesi de onu sürekli böyle hani güzelliğini kullanması için bir yerlere yönlendirirken o bundan uzaklaşmak için annesine karşı durmak için hep erkek gibi giyinen, böyle erkeksi tavırlar sergileyen, vücudunu hiçbir şekilde göstermeyen, hep kaba saba duran bir kız haline geliyor. Devam edeyim mi? Daha sonrasında da bir de kardeşi var Ece. Ece'ye çok düşkün. Ece'yi faziletten uzak büyütmek istiyor. O yüzden sürekli Ece'nin peşinde hani onun okumasını istiyor. Annesinin peşinden gidip hani hep güzelliğiyle işte oyuncu olmasını istiyor Fazilet Ece'nin. Efendime söyleyeyim, reklamlarda oynamasını istiyor. Hazal da Ece'nin okuması için sürekli Ece'ye baskı yapıyor. Faziletle iletişiminin az olmasını istiyor ama tabii ki de Fazilet gibi bir kadının karşısına durmak çok zor olduğu için bunu başaramıyor. Hazal zaten direkt çekiciydi benim için. Hiç oynamadığım bir roldü. Hep böyle cici tatlı kızları oynamıştım ama Hazal'ın o hırçın yanı, o erkeksi tavrı ve annesiyle olan iletişimi beni çok etkiledi. Özellikle zaten Nazan Kesal'ın olduğunu duyduktan sonra Fazilet'le Nazan ablayı birleştirince evet dedim ben de bu işin içinde olmalıyım. Hazal Yaz'ı hiç fark etmediği için hani onun egosunu okşayan bir şey değil ya da daha önce hiç zaten aşık olmadığı için sadece gözü Sinan'ı gördüğü için bunlardan habersiz. O yüzden beğenilmiş ya da beğenilmemiş erkekler ona bakıyor. Hiç umrunda bile değil. Zaten tamamen kendini kapatmış bir kız. Kendi güzelliğinin de farkında olmayan bir kız. Sinan'a büyük bir aşk duyuyor ama sürekli o zaten bana bakmaz, beni beğenmez, beni görmez. Ben kimim ki yani çok farklı yerlere koyuyor kendile Sinan'ı. Ya ona uzaktan bile yetiyor Sinan'ı sevmek. Başka erkeklere de zaten hani umrunda bile değil. Kimseye bakmıyor. O uzaktan izlesin. Platonik olarak devam etsin onun için yeter. Var. Yani Hazal kadar olmasa da ben de içe kapanık bir insanım. Hazal çok sert görünüyor. Bir kabuğu var, bir duvarı var. Ama içinde aslında çok kırılgan bir kız. Ben de öyleyim hani hep duvarlarım vardır insanlara karşı. İnsanlara güvenmeden önce bir tartarım. Ama hani içimde aslında çok kırılgan, çok hani birinden bir şey gördüğümde çok üzülen bir insanımdır. Benziyoruz yani Hazal'la. Çok bir değişim olmadı. Sadece insanlar yolda görünce bana selam vermeye başladı. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. Ya da fotoğraf çekilmek için geliyorlar. Çok uzaklardan gelen oluyor. çok büyük gurur duyarak karşılıyorum bunu. Yani dünyanın bir ucunda insanlar size televizyonda izleyip sizin için geliyorlar ya da işte sosyal medyada sizi savunuyorlar, sizin resimlerinizi paylaşıyorlar. Başka hayatımda değişen bir şey olmadı. İnsanlar beni tanımaya başladı ve zaten insanlarla iletişimde olmak benim çok hoşuma giden bir şey. Sadece daha fazla selam vermeye başladım. Bu da beni mutlu ediyor zaten. Hediye alıp geliyorlar sete ve çok uzak setlere geldikleri de oldu. Çok soğukta bekliyorlar ama o yani çoğu öğrenci oluyor zaten ve kendi harçlıklarıyla bana hediye almaları beni inanılmaz mutlu ediyor. Ya Türk dizilerinin dünya çapındaki başarısı gerçekten çok önemli. Yani nasıl olduğunu inanın ben de bilmiyorum ama hani biz bu kadar emek veriyoruz ve o emeğin böyle karşılanması beni açıkçası çok mutlu ediyor. Çünkü biz her hafta yani haftada 7 gün var biz 7 günde 140 dakikalık iş çekiyoruz. Böyle olunca bunu insanların duyup beğenip üstüne işte başka ülkelere yayılması benim çok hoşuma gidiyor. Dizi izlerken de bizim daha çok Türklerde var sanırım o. Hani bir karakterin yerine kendini koymak. Bilmiyorum ben de öyleydim. Mesela ben de hani böyle çocukken izlerken dizileri hep böyle keşke ben de orada olsam deyip hep empati kurardım. O bizim hani Türk halkının empati yeteneğinden kaynaklanıyor sanırım bilmiyorum. İlkokuldayken annem sürekli hani bir aktivitenin içinde yer almamı isterdi. İlk folkloru denedim. Daha sonra hani folklorde de iyiydim ama hani tam benim hayal ettiğim bir şey değildi. Daha sonra beni tiyatroya, okul tiyatrosuyla birleştirdi annem ve çok hoşuma gitmeye başladı. Zaten 10 yıl boyunca tiyatro yaptım. Sonra tiyatro hocam beni ajansa kaydettirdi ve dizilere başladım. Yani ilkokuldan beri süregelen bir şey oyunculuk. Hangi sorudan başla Boş zamanlarımda genellikle uyumaya çalışıyorum. Çünkü çok çalışıyoruz ve setimiz çok yoğun geçiyor. Uyuyorum. Onun dışında ailemle görüşmeye çalışıyorum. Erkek arkadaşımla vakit geçiriyorum. Yani evet bir sonraki sorunuzun cevabı evet aşığım. O bir müzik grubu var Kolpa diye. Kendisi onun solisti.

[6:19]Evet, kesinlikle. İlk başta tabii ki de tereddütleri oldu. O da hani öyle bir sektör ki şimdi bir diziye giriyorsun sonra işsiz kalabiliyorsun. Aylarca bekleyebiliyorsun. Ondan dolayı kaygıları vardı ama çok şükür ben sabrettim, bekledim. Evet boş kaldığım zamanlar da oldu hani çalıştıktan sonra işte 6-7 ay iş çalışamadığım da oldu ama azmettim, sabrettim. Şimdi onlar da bana sonuna kadar destek her zaman oldukları gibi. Evet, kesinlikle. Çok daha iyi yerlere gelmem için o da yani sürekli fikir danışıyorum zaten. Hani zor bir şey olduğunda çünkü o üçüncü göz olduğu için daha farklı nasıl diyeyim ne denir daha farklı yorumladığı için onun fikirleri benim için çok önemli. O da her zaman bana destek, arkamda.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript