Thumbnail for Müslüman Bilim Adamları || İlk Robotun Mucidi | Cezeri #10 by MEB Din Öğretimi GM

Müslüman Bilim Adamları || İlk Robotun Mucidi | Cezeri #10

MEB Din Öğretimi GM

8m 7s1,003 words~6 min read
Auto-Generated

[0:00]Merhaba. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki bazen takip etmekte güçlük çekiyoruz. Mesela günden güne hayatımızda çok daha fazla yer kaplamaya başlayan robotlar günlük hayatımızı o kadar kolaylaştırıyorlar ki artık birçoğumuzun vazgeçilmezi haline geldiler. Bu robotlar zannettiğiniz gibi sadece insan formunda karşımıza çıkmıyor elbette. Gelin biraz robotların kullanım alanlarına göz atalım. Bir yerden başka bir yere hızlı ve güvenli ulaşım sağlayabilmek için uçaklar, trenler, metrolar gibi birçok ulaşım aracında. Ülkemizin güvenliğini sağlamak için savunma sanayinde, tıp alanında kullanılan cihazlarda robotik cerrahide, duyu ve uzuv kaybında kullanılan giyilebilir robot teknolojilerinde. Ev ve yaşam alanlarında kullanılan ve hayatı daha konforlu hale getiren cihazlarda, üretim kalitesini ve hızını arttırmak için sanayi sektöründe. Eğitimin birçok alanında tarım sektöründe, yapılan uzay çalışmalarında çeşitli görevlerde ve belki sayamadığımız birçok alanda robot teknolojisinden faydalanılıyor. Bir zamanlar izlediğimiz bilim kurgu filmlerinde sadece hayal ürünü olduğunu düşündüğümüz birçok teknoloji artık gerçek hayatın bir parçası. Bu tür cihazların sadece yaşadığımız yüzyılda kullanıldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Aslında 1200'lü yıllarda da sarayda dolaşıp hizmet eden robotlar olduğunu size söylesem ya da o yüzyılda alarm kurabileceğiniz bir saat. Hatta bu icatların günümüzdeki teknolojik aletlerin öncüleri olduğunu söylesem hiç abartmış olmam. Aklınızda ilk beliren soru bu icatları kim çıkarıyor? Robotların insanların yerine almaya başladığı, makinelerin bilgisayar sistemlerinin hayatımızda büyük bir yere sahip olduğu günümüzden. Filmi biraz geriye sarıp objektifimizi geçmişe doğru çevirelim. Aaa bakın, kime rastladık? İşte o icatları çıkaran alim Cezeri'nin ta kendisi. Ülkemizde üretilmiş olan uçan arabaya Cezeri isminin verilmesi de bu yüzden olmalı. Cezeri 1200'lü yıllarda yaşamış, Şırnak Cizreli Müslüman alim, mucit ve mühendistir. Dünya bilim tarihinde bugünkü sibernetik ve robot bilimi konusunda önemli çalışmalar yapan ilk bilim insanı olan Cezeri'nin yaptığı otomatik makineler bu bilimlerin temel taşlarını oluşturmaktadır. Sibernetik ve otomatik sistemlerin başlangıcı konusunda Fransızlar Descartes ve Pascal'ı, Almanlar Leibniz'i, İngilizler Bacon'ı ileri sürerler. Oysa Cezeri rakiplerinden tam 600 yıl önce sibernetiğin ilkelerini bilim dünyasına sunan ilk kişiydi. Sibernetik yapay ya da biyolojik sistemlerin insanın müdahalesine gerek duyulmadan kendine verilen görevleri yerine getirerek amaca uygun hareket etmesini sağlayan bir bilim dalıdır. Bu bilim zamanla gelişerek bugün hayatımızın vazgeçilmezleri arasına giren bilgisayarların ortaya çıkmasına imkan tanımıştır. Sibernetiğin günlük hayatımızda kullanımının en önemli alanlarından biri robotlar. Cezeri'nin bir robot yaparak Artuklu hükümdarına takdim ettiği ve otomatik olarak çalışan bu aletin dünya tarihinin ilk robotu olduğu tahmin edilmektedir. Bu tür robotik sistemlerin çizimlerinin Leonardo Da Vinci'den çok önceleri Cezeri tarafından yapıldığı bilinen bir gerçektir. Cezeri kendisinden sonrakilere bıraktığı bilgilerle sanayi devrimine dahi teknik yönden katkılar sunmuştur. 1200'lü yıllarda yaptığı çizimler, teknikler 21. yüzyılda bizim bugün uçak, tren, gemi, otomobil, enerji santralleri gibi pek çok karışık mekanizmaları yapabilmemize ön ayak olmuştur. Özellikle dönemin başkenti olan Diyarbakır'da İçkale Saray'da bugün bile tahayyül edemeyeceğimiz bir teknoloji kullanılıyordu. Sarayda birçok iş Cezeri'nin yapmış olduğu robotlar aracılığıyla yapılıyordu. Hatta hükümdara abdest alması için su döken bir robot bile mevcuttu. Robotun abdest tamamlanınca havlu uzatma özelliği bile vardı. Bunların dışında hükümdara ve konuklara içecek sunan robotlar, enstrüman çalan robotlar, sarayın salonlarında gezen tavus kuşu makineleri, farklı 24 şifreyle açılabilen kilitler. Dönem için üstün sayılabilecek teknolojiye sahip su saatleri. Sarayın bahçesindeki havuzda su aldığında alarm veren ve suyunu kendi tahliye edebilen kayık modeli ve buna benzer birçok otomatik aygıt kullanılıyordu. Bütün bu icatlar Cezeri'nin mühendislik dehasının birer ürünüydü. Hadi şimdi biraz icatların detaylarına bakalım. Teorik çalışmalardan ziyade pratik ve deneysel çalışmalar yapan Cezeri'nin kullanmış olduğu yöntemlerden biri. Yapacağı cihazları önceden kağıttan maketlerini inşa edip geometri kurallarından yararlanmasıydı. İlk hesap makinesinden asırlar önce aynı sistemle çalışan benzer bir mekanizmayı geliştirdiği bir saat üzerinde kullanan Cezeri. Sadece otomatik sistemler kurmakla kalmamış, bu sistemler arasında denge kurmayı da başarmıştır. Cezeri otomatik kontrollü makinelerin ilki sayılan Fransız mekanikçi Jacquard'ın otomatik dokuma tezgahından yaklaşık 600 yıl önce otomatik bir hizmetçi geliştirmişti zaten. Bu robot değişik haznelerdeki suyun seviyesine göre ne zaman su dökeceğine, ne zaman meyve ve içecek sunacağına karar verebiliyordu. Bu sistemi oluşturması Cezeri'nin otomasyon konusundaki en önemli katkılarından biridir. Cezeri'nin diğer bir ünlü eseri de Diyarbakır'da Ulu Cami'nin ünlü güneş saatidir. Güneş saatinin tam orta kısmında yer alan metal mil güneşin düşme açısına ve çizgilere gölgenin düşüş şekline göre saatleri belirliyor. Cezeri'ye ait saat İslam medeniyetinin vakte verdiği önemi göstermesi açısından çok kıymetlidir. Cezeri günümüzden yaklaşık 800 yıl önce insanlığın çeşitliliğine ve o dönemde İspanya'dan Orta Asya'ya kadar yayılan İslam'ın evrenselliğine duyduğu hayranlığını göstermek için oldukça ayrıntılı filli su saatini tasarlamıştı. Cezeri bu düzeneğine Arşimet su prensibi, Hint saati ve Hint fili, Arap figürleri, Mısır Zümrüdüanka'sı, İran halısı ve Çin ejderlerini takviye etmiş ve görsel olarak da ayrıntılı ve muazzam bir mekanizma tasarlamıştı. Filli su saati üzerindeki figürün Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi'ye ait olduğu ve bunun Cezeri'nin büyük İslam liderine duymuş olduğu saygıyı ifade etmek için kullandığı düşünülmektedir. Filli su saatinin modern bir modeli dünyanın en büyük alışveriş merkezi olan Dubai'deki İbn Battuta alışveriş merkezinde bulunur. Orijinalinin neredeyse üç katına yakın olan 7 metre yüksekliğiyle bu model 4,5 metre uzunluğa, 1.7 metre ene ve 7,5 ton ağırlığına sahip. Yaşadığı toprakların sınırlarını aşan bu çalışma onun evrensel bir dünya görüşüne sahip olduğunun göstergesidir. Ki o bunu seyahat etmenin zor olduğu bir zamanda sınırlar ötesi bakışıyla başarmıştır. El-Cezeri'nin bir diğer eseri su hilesi saldırı robotunda belli aralıklarla terazi ucundaki kovalardan birinin dolmasıyla diğerinin boşalması ve böylelikle ardışık zamanlı sırayla her iki tarafın da eşit aralıklarla suyu alması sağlanıyordu. Bu icat sanayi devrimi sonrası ileri derece yağ püskürtmeli ağır iş ve seri üretim yapabileceği fabrika makinelerinin düzeneklerinin ana mantığını oluşturdu. El-Cezeri'nin el yazması olarak bugüne ulaşmış en eski eseri "Olağanüstü Mekanik Araçların Bilgisi Hakkında Kitap" adlı eseridir. Eserinde birçok icadının detaylı çizimlerine ve anlatımlarına yer vermiştir. Bu eser hala İstanbul Topkapı Sarayı'nda sergilenmekte ve meraklıları tarafından görülmeyi beklemektedir. Bu eserde anlatılan su saatlerinden biri 1976'da Dünya İslam Festivali için Londra Bilim Müzesi'nde, diğeri de 1/2 ölçeğinde İstanbul Teknik Üniversitesi'nde yeniden yapılmış ve çalıştırılmış. Bilim tarihimizin en önemli simalarından olan Cezeri'nin çalışmaları günlük hayatımızı kolaylaştıran birçok icada, teknolojik gelişmeye ön ayak olmuştur. O ve onun gibi insanlığa hizmet etmeyi görev edinmiş alimler sayesinde bugün gelinen seviye insanlık adına gurur vericidir. Bu gelişmeler birçok mecrada üstün bir medeniyet inşasına olanak sağlıyor. Bilim tarihimizde kilit bir role sahip olan Cezeri'ye insanlık adına minnettarız.

Need another transcript?

Paste any YouTube URL to get a clean transcript in seconds.

Get a Transcript